9. Hukuk Dairesi 2025/2839 E. , 2025/5183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4443 E., 2024/3955 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/295 E., 2023/608 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, gayrimenkul geliştirme, değerleme ve yönetim uzmanı olduğunu, davalı Şirket ile 17.10.2016 tarihinde proje geliştirme danışmanlık sözleşmesi adı altında bir sözleşme imzalayarak Şirkette danışman olarak göreve başladığını, 30.06.2018 tarihinde işten ayrıldığını ileri sürerek, müvekkilinin hak ettiği sözleşmeden doğan alacakları ile maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, görevsizlik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının kendi iradesi ile istifa ettiğini, iddia ettiği hak ve alacaklarının doğmadığını, Şirketten ortaklık talebinde bulunduğunu, bu talebin karşılanamayacağının Şirket yetkilileri tarafından bildirilmesi üzerine belirsiz süreli iş sözleşmesini kendi iradesi ile ihbar öneline uymaksızın feshettiğini, Şirkete ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini, kötüniyetli olduğunu, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/298 Esas sayılı görevsizlik kararı sonrası 31.05.2023 tarihinde esasa kaydedildiği, 02.06.2023 tarihli tensip zaptının ...........No.lu ara kararı uyarınca arabuluculuk son tutanağının sunulması hususunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, arabulucuya 12.06.2023 tarihinde başvurulduğu, 14.06.2023 tarihinde anlaşmamaya ilişkin son tutanağın düzenlendiğinin tespit edildiği, davacı vekilinin makul süre içerisinde arabuluculuk yoluna başvurmadığı, arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili ile davalı Şirket arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında olmadığını, 2. Davanın usulden reddinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Mahkemenin görevli olup olmadığı ve görevli mahkemede dava şartı arabuluculuğun yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemiz uygulamasına göre görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra, ancak dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulmuş ve sürecin sonuçlanmış olması hâlinde, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiş kabul edilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.10.2023 tarihli ve 2023/11279 Esas, 2023/16278 Karar sayılı; 15.01.2024 tarihli ve 2023/13461 Esas, 2024/312 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, davacının, dosyanın görevli Mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce dava şartı arabuluculuğa başvurarak süreci sonuçlandırmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken arabuluculuk dava şartının makul süre içinde tamamlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de kararın sonucu itibarıyla yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıdaki paragrafta yer verilen açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8167d947d1090274 ae2f0991ccc20017