9. Hukuk Dairesi 2025/2502 E. , 2025/4786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/757 E., 2024/1407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/303 E., 2024/32 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı Şirket aleyhine, ... Bursa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olan, E-99601485-660-00011266498 sayılı ve 08.04.2022 tarihli idari para cezası tutanağı ile 158.954,00 TL idari para cezası tahakkuk ettirilip ilgili idari para cezası bildiriminin müvekkiline 21.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, idari para cezası dayanağının Bakanlık İş Müfettişi tarafından düzenlenen 20.12.2021 tarihli 9465-İNC-46 ve 9705-İNC-36 sayılı raporlar olduğunu ve işyerinde 6356 sayılı Toplu İş Sözleşmesi ve Sendikalar Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 19/1 hükmüne aykırı olarak 89 sendika üyesi işçiye sendikal baskı uygulandığının tespit edildiğinin belirtildiği, ilgili raporların müvekkil Şirkete tebliğ edilmediğini, teftiş sırasında beyanına başvurulan çalışanların tamamının kendilerine sendika konusunda işveren tarafından baskı yapılmadığını açık ve net şekilde beyan ettiklerini, buna karşılık hiçbir biçimde somut ve görgüye dayalı bir bilgileri olmaksızın diğer işçilere baskı yapıldığını düşündüklerini belirtmeleri sebebiyle müvekkili Şirket aleyhine idari para cezası düzenlendiğini, müvekkili Şirket bünyesinde 6-7 yıldır sendika üyesi olan çalışanlar bulunduğunu, müvekkili Şirketin bugüne kadar sendika konusunda çalışanlarına bir baskı yapmadığını ileri sürerek müvekkili Şirket aleyhine düzenlenen idari para cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı işyerinde şikayet dilekçesi, ibraz edilen belgeler ve yapılan görüşmeler neticesinde değerlendirme yapıldığında sendikal faaliyetlerin özellikle Eylül/2021 ayından itibaren yoğunlaştığı, söz konusu durum neticesinde işverenliğin bazı yıldırıcı faaliyetlerde bulunduğu, bu çerçevede işyerinde sendika üye toplamaya çalışan işçilerin uyarıldığı ve yönetime söz konusu kişilerin isimlerinin bildirilmesinin istenildiği, işçilerin görüşme yöntemi ile üye olmamaya veya üyelikten ayrılmaya ikna edilmeye çalışıldığı, yönetime yakın işçiler tarafından sendika üyesi işçilere baskı yapıldığı, sendika üyesi işçilerin isimlerinin bir şekilde tespit edilip yönetime bildirilmesinin istenildiği, işyerinde baskının yoğunlaştığı, bu atmosferde iki işçinin yan yana gelmesinin bile gözetlendiği, işçilerin ara dinlenmelerini kullandığı çay istasyonlarında sendika üyelerine yönelik gözdağı şeklinde ve üyelikten ayrılmaya zorlayıcı sözler söylendiği, yine işyerinde işçilerle yapılan toplantılarda sendika üyeliklerine yönelik üstü kapalı sözler söylendiği, işçilerin birbirinden uzaklaştırıldığının anlaşıldığı, davacı işyerinde müfettişliğe iletilen sendika üyelik bilgilerine göre toplam 96 sendika üyesi işçi bulunduğu ve 96 kişiden 47 sinin sendikal faaliyetlerin yoğunlaştığı Eylül 2021 ayından sonra sendikaya üye olduğunun anlaşıldığını, kendilerine sendikal baskı yapılmadığını ifade eden 13 işçi haricinde geri kalan 83 sendika üyesi işçi için sendikal baskı uygulandığı ve işçilerin sendika üyeliğinden ayrılmaya zorlandığı kanaatine varıldığını, bazı işçilerin görev değişikliğine gerekçe olarak işlerini iyi yapamamalarının gösterildiğini, ancak buna yönelik hiçbir veri sunulmadığı gibi bu kişilerin aynı görevi birkaç yıldır yürüttükleri, haklarında hiçbir tutanak vs. tutulmadığının görüldüğünü, bu işçilerin sendikal örgütlenme çalışmalarını yürüten işçilerden olduğunu, işçilerin iş sözleşmelerinin feshinin sendikal haklarını kullanmaları nedeniyle yapıldığı kanaatine varıldığını, raporun işverene bildirilecek hususlar kısmının tebliğ edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu idari para cezasının dayanağı olan teftiş raporunda sendikal baskının bulunup bulunmadığı yönünde beyanları alınan işçilerin bir kısmının işyerinde sendikal baskı olduğunu, sendikadan istifa etmeleri konusunda tavsiyelerde bulunulduğunu, hain ilan edildiklerini, sendikaya üye olun şeklinde telkinde bulunanların idare tarafından kendilerine bildirilmesinin istendiğini, bir anda işten çıkışların yapılmaya başlandığını, tüm bu süreçlerin sendikal örgütlenmeyi engellemek amacıyla yapıldığını düşündüklerini belirttikleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92/2 hükmü gereğince teftişe yetkili denetleme ve yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanakların aksi ispat olunana kadar geçerli olduğunu, davacı tarafça bildirilen ve Mahkemece dinlenilen tanıkların hâlen çalışmaya devam ettiklerinin anlaşıldığı, davacı Şirket ile iş sözleşmesi devam eden davacı tanıklarının tarafsız beyanda bulunamayacakları dikkate alındığında salt davacı tanık beyanları ile iddiaların ispatlandığını kabul etmenin mümkün olmadığı, davacı işyerinde yetki tespit prosedürünün 08.09.2021 tarihinde başlatıldığı, Bakanlık tarafından düzenlenen 16.09.2021 tarihli yazıyla ...Sendikasının davacı Şirkete ait 1114916.016 işyeri sicil numaralı işyerinde toplu iş sözleşmesi imzalama için gerekli şartları sağladığının tespit edildiği, davacı tarafından 27.09.2021 tarihinde Bursa 12. İş Mahkemesinin 2021/323 Esas sayılı dava doyası üzerinden yetki tespitine itiraz davası açıldığı, Mahkemece davanın kabulü ile yetki tespitinin iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2023/1821 Esas, 2023/1940 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarihli ve 2023/18563 Esas, 2024/287 Karar sayılı ilâmı ile bozularak ortadan kaldırıldığı, davaya konu teftişin ...Sendikasının 25.11.2021 tarihli dilekçesine istinaden 30.11.2021 tarihinde başlatıldığı, yetki tespit başvurusunun 08.09.2021 tarihinde yapılması ve Bakanlıkça 16.09.2021 tarihinde olumlu yetki tespit işleminin yapılması, iş müfettişi tarafından ifadeleri alınan yukarıda ismi sayılan işyeri çalışanlarının ilgili döneme ait beyanları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince 6356 sayılı Kanun'un 19/1 hükmüne davacı tarafça uygun davranılmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu idari para cezasının dayanağı olan müfettiş raporlarının herhangi bir somut delile dayanmadan, işçilerin kanaate ve varsayıma dayalı beyanları ile düzenlendiğini, ifadesi alınan çalışanlarca baskı olarak ifade edilen eylemlerin ne zaman gerçekleştiği, neler olduğu, işaret edilen eylemleri kimin/kimlerin gerçekleştirdiğinin somut olarak belirtilmediğini, Mahkemece dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile baskı olmadığının ispatlandığını, müfettiş raporlarının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğuna ilişkin karinenin bu dosyada uygulanamayacağını, idari para cezası miktarı tespit edilirken tüm sendikalı işçiler dinlenmeden sayının belirlenmesinin hatalı olduğunu, raporda sendikal baskının 2021 yılı Eylül ayında başladığı belirtilmesine rağmen 2015 yılında ve 2021 Mayıs ayında kurulan alt işverenlik ilişkileri ile sendikal faaliyetlerin engellenmesi tespiti arasında ciddi bir çelişkinin bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.