9. Hukuk Dairesi 2025/2188 E. , 2025/3616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2575 E., 2024/3410 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/594 E., 2024/503 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri (Tes-İş) Sendikasının üyesi olduğunu, davalıya ait işyerlerinde davalıdan ihale ile iş alan alt işverenler nezdinde çalıştığını, davacının ilgili işçi sendikasına üye olduğunu, davacının üyesi bulunduğu işçi sendikası ile ilgili alt işveren arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine Yüksek Hakem Kurulunca toplu iş sözleşmesinin karara bağlandığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davacı hakkında uygulanmadığını ve bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ve davacıya ödenmeyen ücret farkı, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi ve Yüksek Hakem Kurulu kararının davalıya ve ihbar edilenlere bildirilmediğini, alt işverene bırakılan hizmet alım işinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmüne göre değil aynı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında ihale edildiğini, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, hizmet alım sözleşmesinin ilgili maddelerine göre işçilerin malî ve sosyal hakları ile özlük haklarından ihbar edilen Şirketlerin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava dışı yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, hizmet alımına konu işin iletim trafo merkezlerinin işletilmesi işi olduğu, toplu iş sözleşmesi kapsamının Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin (TEİAŞ) hizmet alımı ihaleleri kapsamında yer alan işyerleri olduğu, ihale sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü kapsamında personel teminine dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında olmadığı, davalı TEİAŞ'ın asıl işveren konumunda bulunduğu ve davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacının toplu iş sözleşmesinin imza tarihlerinden öncesinde Tes-İş Sendikasına üye olduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediği, dosyada bulunan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Teşekkülün dava konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığını, Bölge Müdürlüğünce 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) hükmü uyarınca yapılan ihaleler sonucunda hizmet alımı yapıldığını, 2. Davacının sendika üyeliğinin, toplu iş sözleşmesi ve Yüksek Hakem Kurulu kararının davalıya ve ihbar edilenlere bildirilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasında, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarına hak kazanıp kazanamadığı ve bu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. İhale şartname veya sözleşmesinde belirlenen ücretin etkisi ile ilgili olarak Dairemizce, işçinin ihale ile belirlenen ücreti talep edebileceği, ancak bu ücretin asgari ücretle irtibatlandırılması durumunda, sonraki ihalede asgari ücretle bağlantı kurulmadığı takdirde ihalenin bitimi ile bu bağlantının kesileceği kabul edilmiştir. Diğer yandan, yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayının belirlenmesi durumunda ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. (4857 sayılı Kanun) maddesi uyarınca bu ücretin altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmelidir. 3. İhalelerde işçilere ödenecek ücret belirlenmiş ise ihale kapsamında çalışan işçinin ihalede yazılı ücretin kendisine ödenmesini talep etmesi mümkündür. Bazı ihalelerde ise işçilere ödenecek ücret asgari ücretle irtibatlandırılarak asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak kararlaştırılmaktadır. Bu tür ihalelerde ihalenin bitimi ile ücretin asgari ücretle bağlantısının kesileceği açıktır. Ancak yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir oran belirlendiği takdirde ise 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bu ücretin altına düşmemek kaydıyla asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin altına inilemeyecek sabit bir ücret olarak uygulanmasına devam edilmesi gerekmektedir. 4. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2020 yılı ücreti taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre asgari ücretin % 60 fazlası olarak belirlenmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise ücretinin oransal olarak düşürüldüğünün ve davacının da bu şekilde yapılan oransal düşüşe yazılı bir onayının bulunmadığının kabulü asgari ücretin % 70 fazlası üzerinden hesaplanmıştır. 5. Ancak ihale ile ücret belirlenmesi dışında davacının ücretinin arttırılacağına ilişkin iş sözleşmesi bulunmadığından davacıya ödenmesi gereken ücret miktarı yukarıda ilâmın (3) numaralı paragrafında belirtilen hususlar dikkate alınarak saptanmalıdır. Bu kapsamda olmak üzere davacıya önceki ihalenin bitim tarihi itibarıyla ödenmekte olan son ücret miktarı sonraki dönem için alt sınır kabul edilmeli ve yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayı belirlendiğinden yeni ihale ile belirlenen ücretin de alt sınırın altına düşmemek kaydıyla varsa fark ücret alacağı hesaplanmalıdır. Bunun yerine ödenmesi gereken ücret miktarının her dönem için o döneme ait asgari ücret esas alınarak “brüt asgari ücret+asgari ücretin fazlası” şeklinde kabul edilerek hesaplama yapılması hatalı olmuş ise de davalı tarafından bu husus temyiz konusu yapılmadığından karar bozulmamıştır. 6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.