Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1999 E., 2025/5141 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1999 E., 2025/5141 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1999
Karar No
2025/5141
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/1999 E. , 2025/5141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1937 E., 2024/1556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/537 E., 2022/343 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ............... ile davacı vekili Avukat .............. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.03.2014-06.03.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt içi ve yurt dışı projelerinde ve son olarak Türkmenistan'daki ................. Gübre Fabrikası projesinde makine yüksek mühendisi olarak 8.500,00 USD ücretle çalıştığını, iş bitimi nedeniyle sözleşmesinin sona erdirildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmesi koşulu olarak ibraname imzalattırıldığını, hesaplamaların eksik olduğunu ve ödemenin de eksik yapıldığını, normal çalışma saatleri 08.00-18.00 olmasına rağmen her gün 23.00'e kadar çalışma yapıldığını, dinî bayramların ilk günü ve yılbaşı hariç olmak üzere tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, hafta tatillerinde makinelerin bakım işinin yaptırıldığını ve karşılığının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, yol ve evlilik izni ve ödenen bir kısım işçilik alacaklarına ilişkin faiz alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı işçinin iddia ettiği çalışma koşullarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle geçerli şekilde feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, davacının 06.03.2020 tarihli el yazısı ile imzaladığı ibraname ile başkaca hak ve alacağı bulunmadığını kabul ettiğini, ayrıca aynı ibraname ile 1.700,00 USD ücret alacağının da ödendiğini, davacının çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ücretlerinin ödendiğini, davacının fazla çalışmalarının da bordroya yansıtılarak banka yoluyla ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bakiye ihbar tazminatıal acağının bulunduğu, bilirkişi tarafından tanık anlatımlarına göre kök raporda davacının haftalık 21,5 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği, haftalık 5,20 saatin ücrete dâhil olduğu gerekçesi ile 16,3 saat üzerinden fazla çalışma hesabı yapıldığı, fazla çalışma hesabı yönünden yapılan hesaplamanın doğru olduğu ancak haftalık 5,20 saatin ücrete dâhil olduğuna dair herhangi bir sözleşme hükmü sunulamadığından davacı vekilinin talep arttırım dilekçesinde 21,5 saat üzerinden yaptığı hesaplamaya itibar edileceği, tanık beyanlarına göre davacının dinî bayramların ilk günleri ve yılbaşı günleri hariç olmak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ayda iki defa hafta tatillerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacak şekilde sona erdiği, 06.04.2020 tarihli davacının imzası bulunan ibranamenin hak tutarını karşılamaması nedeniyle makbuz hükmünde kabul edilerek ibranamede yazılı olan ve davacıya ödendiği tespit edilen ihbar tazminatının bilirkişi tarafından tespit edilen ihbar tazminatından mahsubunda hata olmadığı, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının hafta tatillerinde, 1 Ocak ve dinî tatillerin birinci günü dışında çalıştığının kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davacının Türkmenistan'ın resmî tatillerinde çalışmadığının ve kendisine tatil yaptırıldığının mevcut delil durumu ile ispatlanamadığı, davalı işverence puantaj ve giriş çıkış kayıtlarının sunulmadığı, fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından davacının fazla çalışmalarını tanık beyanlarına göre ispatlayabileceği, dinlenen tanıklardan sadece E.Ü'nün davası olduğunu beyan ettiği, davacı imzasını içermeyen ve bazı aylarda aynı miktarda (65 saat) olmak üzere gösterilen fazla çalışma tahakkuku bulunan bordroların sunulduğu, imza bulunmayan bu bordrolardaki tahakkukların davacıyı bağlamayacağı, bu tahakkuklar banka aracılığı ile davacıya ödense dahi bu tahakkukların davacının fiilî çalışmasını ispatlamayacağı, fazla çalışma tahakkukunun davacının temel ücretini bordrolaştırmaya yönelik olduğu gözetildiğinde tanık beyanlarına itibarla davacının Türkiye'de bulunduğu süreler dışlanarak ve mahsup yapılmadan fazla çalışma hesabı tespitinde isabetsizlik olmadığı, davacının ücretinin dönemsel olarak değişmediği, hesaplamalarda tanıkların çalışma sürelerinin dikkate alındığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının üst düzey yönetici olduğunu, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, b. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının dönemsel ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, c. Davacı tanıklarının davalı Şirkete karşı davaları olduğundan beyanlarına itibar edilemeyeceğini, d. Davacının yaşı dikkate alındığında belirttiği saatlerde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, e. İbranameye göre davacının ödenen miktarlar dışında hak ve alacağının bulunmadığını beyan etmiştir. 2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına uygulanan indirim oranının yüksek olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının aylık ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının ispat ve hesaplanması ile anılan alacaklardan yapılan indirim oranı noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için de geçerlidir. Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu fazla çalışma alacağı; hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplanmış ve davacı tanık beyanlarının dikkate alınması durumunda davacının haftanın 6 günü 08.00-21.00 saatleri arasında, hafta tatillerinde 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı, buna göre de haftalık 21,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki dosya kapsamında dinlenen davacı ve davalı tanık beyanları, yapılan işin niteliği ve özellikle davacı tanığı H.H.K'nin “08,00-18,00 arası normal mesai yapılırdı, bildiğim kadarı ile davacı şef olduğu için fazla mesai yapmıyordu , öğlen 12,00-13,00 arası yemek aramız vardır, çay molası yoktu, hafta sonu bir pazar çalışılır , diğer pazar tatil yapılırdı yani bir hafta 6 gün çalışıp diğer hafta 7 gün çalışılırdı," şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ayda iki hafta haftanın 6 günü, diğer iki hafta haftanın 7 günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığının ispatlandığı kabul edilmelidir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre davacının; ispatlanan çalışma düzeni ile yasal ara dinlenme sürelerine göre bir hafta haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arası çalıştığı ve haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı, diğer hafta ise haftanın 7 günü 08.00-19.00 saatleri arası çalıştığı ve hafta tatili günü çalışması olan 7,5 saat sürenin mahsubu ile haftalık 17,5 saat fazla çalışma yaptığı, hafta tatili alacağı bakımından ise ayda iki hafta tatilinde çalıştığı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 63a0d3699f90c19d a96450f7d1f83959

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı