Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1919 E., 2025/5132 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1919 E., 2025/5132 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1919
Karar No
2025/5132
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/1919 E. , 2025/5132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/265 E., 2024/3028 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/396 E., 2022/552 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile .............ve davalı vekili Avukat ... duruşmaya geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.01.2019 tarihinde davalı Şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, davacı ile davalı arasında iki ayrı iş ilişkisi dolayısıyla iki ayrı iş sözleşmesi bulunduğunu, birinci iş ilişkisinin taraflar arasında imzalanan 18.01.2019 tarihli sözleşmenin 2 ay üst üste ücretin ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, ikinci iş ilişkisinin 23.09.2019 tarihinden iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiği 02.02.2020 tarihine kadar devam ettiğini, 18.01.2019 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde davalı Şirket tarafından garanti edilen asgari 3 yıl çalışma taahhüdünün ihlal edilmesi ya da iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından haksız veya davacı tarafından haklı nedenle feshedilmesi hâllerinden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda davalı Şirketin davacıya giydirilmiş son brüt ücretin 3 yıllık karşılığı tutarında cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiğini, yeni yönetim kurulu tarafından Nisan 2019'da davacıya ve eski yönetim zamanında işe başlayan diğer 3 üst düzey yöneticiye cezaî şart içermeyen sözleşmeler teklif edildiğini ancak talebin reddedildiğini, bu sebeple davacının 2019 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ait ücretlerinin ödenmediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğini, davacının işine dönmesi yönünde teklif yapıldığını, Şirketin ısrarlı tavrı karşısında davacının daha iyi şartlarda düzenlenen ikinci sözleşmeyi imzalayarak 23.09.2019 tarihinde tekrar işe başladığını, ikinci sözleşmede 18.01.2019 tarihli sözleşmenin karşılıklı rıza ile yürürlükten kalktığının düzenlendiğini, birinci sözleşmenin haklı nedenle fesih nedeniyle yürürlükte olmadığından söz konusu düzenlemenin hükümsüz olduğunu, davacının cezaî şart alacağından vazgeçtiğine dair açık feragatinin ve ibrasının bulunmadığını, ikinci sözleşme süresinin dolmasına 8 ay kala davacının tazminatları ve giydirilmiş son brüt ücretinin 1 yıllık karşılığı tutarında cezaî şart ödenerek 02.02.2020 tarihinde haklı neden olmaksızın feshedildiğini, fesih sonrası davacıya 29.01.2020 düzenleme tarihli ibraname imzalatıldığını, ibranamenin geçersiz olduğunu belirterek cezai şart alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 18.01.2019 tarihinde genel müdür yardımcısı olarak işe başladığını, 05.09.2019 tarihinde ücretlerin geç ödendiğinden bahisle iş sözleşmesini sona erdirdiğini, 23.09.2019 tarihli sözleşme ile daha önce imzalanan sözleşme şartlarının kaldırıldığı taraflarca kabul edilerek davacının yeniden çalışmaya başladığını, davacı akademisyen ve avukat olduğundan 23.09.2019 tarihli sözleşmenin 2.1. maddesi ile önceki sözleşme şartlarından feragat edildiğini bilebilecek durumda olduğunu, davacının 23.09.2019 tarihli sözleşmeyle cezaî şartı doğuran asıl borç ilişkisinden vazgeçtiğini, davacının fark ücretinin, ikramiyesinin, fesih ihtar tarihinden ikinci sözleşmenin imzalandığı tarihe kadarki ücretlerinin ödendiğini, dolayısıyla ikinci sözleşmenin eski iş sözleşmesinin güncellenmiş şartlarla devamı niteliğinde olduğunu, iş sözleşmesinin feshi sonrasında davacının ibraname imzaladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birinci sözleşmenin haklı nedenle fesih nedeniyle yürürlükte olmadığı, bu nedenle söz konusu düzenlemenin hükümsüz olduğu, davacının cezai şart alacağından vazgeçtiğine dair açık feragati ve ibrasının bulunmadığı ancak ikinci sözleşmedeki bahsi geçen maddenin yorumundan işbu sözleşmedeki yeni şartların geçerli hâle geldiği düzenlemesi yapıldığından ve ikinci sözleşmede asgari çalışma şartı, 1 yıl olarak yeniden düzenlenip cezaî şart miktarı da 12 aylık brüt ücret olarak belirlendiğinden ilk sözleşme nedeniyle cezaî şartın hesaplanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 23.09.2019 tarihli sözleşme ile Şirket ile personel arasında daha önce imzalanmış 18.01.2019 tarihli sözleşmenin tüm şartlarının karşılıklı rıza ile yürürlükten kaldırılarak, 23.09.2019 tarihli ikinci sözleşmedeki yeni şartların geçerli hâle geldiği, Mahkemece davanın reddine ilişkin hüküm kurulması gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ilk sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, bu nedenle ilk sözleşmenin yürürlükten kaldırıldığını, ikinci sözleşmede yer alan hükmün bu nedenle hükümsüz olduğunu, 2. Davacının birinci sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağından vazgeçtiğine dair bir feragatı ve/veya ibrasının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bf24911a4fe10bfa 9021b3045c58a045

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı