Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1398 E., 2025/4433 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1398 E., 2025/4433 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1398
Karar No
2025/4433
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/1398 E. , 2025/4433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3476 E., 2024/3564 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 42. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/434 E., 2024/469 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde jeoloji mühendisi olarak çalıştığını, 08.00-20.00 saatleri arasında 21 gün çalışıp 9 gün serbest zaman kullandığını, serbest zamanının çalıştığı ilden çıkışı ile başladığını, Ankara'ya dönüş süresi ve araziye geliş gidiş yol süresinin dikkate alınmadığını, fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi, hafta tatili kullandırılmaması, onayı olmadan şehir dışına gönderilmesi, yol sürelerinin çalışma süresine eklenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirket yönetiminin kayyumda olduğunu, davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, 45 saati aşan çalışması olmadığını, fazla çalışma yapması hâlinde ücretinin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, iş sözleşmesi gereği fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu, fazla çalışma yapılması hâlinde serbest zaman kullanıldığını, denkleştirme uygulandığını, hafta tatilini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 9. maddesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun düzenlendiği, davacı tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacağı bulunduğunun sabit olduğu, alacak hesaplamalarında ve hesaplamaya esas alınan ücrette hukuka aykırılık bulunmadığı, alacaklar tanık beyanına dayalı olduğundan %30 indirim yapılmasının yerinde olduğu, davacının ödenmemiş işçilik alacağı bulunduğundan haklı fesih nedeniyle davacının kıdem tazminatını hak ettiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kararın kesin olduğunu, b. Prim ve ikramiyenin fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacağı hesabında ücrete dâhil edilmesi gerektiğini, c. Fazla çalışma süresinin yanlış hesaplandığını, 1 saatlik raporlama süresinin ve iller arasında geçen sürelerin eklenmesi gerektiğini, tanıkların çalışma süresine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, d. Alacaklardan indirim yapılmaması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Fazla çalışma hesabının haftalık yapılması gerektiğini, sahaya gidip gelirken yolda geçen sürenin fazla çalışma süresine eklenmesinin hatalı olduğunu, b. Bilirkişi raporunda iş sözleşmesinde düzenlenen denkleştirmenin dikkate alınmadığını, c. Davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağı olmadığından kıdem tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, d. İndiriminin %70 olması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hesaba esas ücret, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı