Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/14913 E., 2025/2837 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/14913 E., 2025/2837 K. (18.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14913
Karar No
2025/2837
Karar Tarihi
18.03.2025

9. Hukuk Dairesi 2024/14913 E. , 2025/2837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/667 E., 2024/1926 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/109 E., 2024/137 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daimi kadroya alınmadan önce mevsimlik işçi olarak çalıştığı sürelerin derece ve kademesinde dikkate alınması gerekirken intibakının yanlış yapıldığını, uzun yıllardır Valilik Olur'u ile farklı pozisyonda çalıştırılmasına rağmen davacıya alt pozisyon üzerinden ücret ödendiğini, derece ve kademe hesaplamasındaki yanlışlığa bağlı olarak yevmiye ücretlerinin, ikramiyelerin, yıpranma primlerinin davacının aleyhine olacak şekilde yanlış hesaplandığını, bu durumun davacının emsal işçilere göre eksik ücret alınmasına yol açtığını ve ücrette adalet ve eşit davranma ilkesini ihlal ettiğini belirterek dava tarihi itibarıyla davacının derece ve kademesi ile skalaya uygun yevmiyesinin tespitine, doğru tespit edilecek derece ve kademesi ile skalaya uygun yevmiye rakamları üzerinden hesaplanacak ücret farkı, yıpranma prim farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mevsimlik işçi olarak çalışırken kadrolu işçi olarak göreve devam ettiğini, toplu iş sözleşmesinin 26. maddesinin (a) bendi gereğince benzer veya üst pozisyonda çalıştırıldığını, davacının herhangi bir hak kaybına uğramadığını, davacının gerekli intibak işlemlerinin 01.03.2013 tarihinden geçerli olmak üzere İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin 25.09.2013 tarihli ve 6072 sayılı Olur'u ile mevsimlik hizmetleri dikkate alınarak yapıldığını, ücretlerinin de ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2022 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı İdarenin 2013 yılında yapmış olduğu intibak işleminin toplu iş sözleşmesi hükümlerine ve Yargıtay kararlarına uygun olduğu, davacının fiilen yaptığı işe göre intibak işleminin yapıldığı, zamanaşımına uğramayan dönemde İdare tarafından kabul edilen derece kademe ile olması gereken derece kademe arasında farklılık bulunmadığı, işçiye eksik yevmiye ödemesi yapılmadığı, davalı İdare tarafından yapılan işlemde hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin isabetli olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taraflarınca yapılan itirazları karşılamayan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davalı İdare tarafından davacının derece ve kademesinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mevsimlik işçilikte geçen sürelerin derece ve kademe hesabında dikkate alınıp alınmayacağı, davalı İdare tarafından davacının derece ve kademesinin doğru belirlenip belirlenmediği ve buna göre davacının ücretinin tespiti ile dava konusu fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 25b7af149c1496f1 91018a6537e9aa23

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı