9. Hukuk Dairesi 2024/14097 E. , 2025/1370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin ... Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ... Köy Hizmetleri Müdürlüğünde işe başladığı tarihten itibaren ... Sendikasına üye olduğunu, müvekkilinin burada işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 2001 yılında aynı Müdürlükte kadrolu işçi statüsüne geçildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen çalışmalarının kıdem hesabında dikkate alınmadığını, yeni işe başlamış gibi işlem yapıldığını ve kadrolu işçi statüsünden önceki çalışmalarının kıdemlerinin dikkate alınmadığını, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünün kapatılması ile tüm hak ve alacakların ... Büyükşehir Belediyesine devredildiğini ileri sürerek müvekkilinin daimi kadrolu işçi statüsünde tüm hak ve alacaklarıyla beraber geçirilme sırasında yapılan intibakın yanlış olduğunun tespiti ile müvekkilinin derece ve kademesi doğru şekilde tespit edilerek fark ücret, yıpranma primi, yasal ilave tediye ve akdi ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, mevsimlik çalışmalarda iş sözleşmesinin 9 ay süreyle yapıldığını, bu süreden sonra iş sözleşmesinin sona erdiğini, kadroya geçtikten sonra da davacının iş makinaları şoför yardımcısı pozisyonunda çalıştığını, yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince davacının intibak işlemlerinin yapılarak davacıya 9.952,76 TL intibak ödemesi yapıldığını, davacının 14.12.2014 tarihinde Karayolları 7. Bölge Müdürlüğüne atandığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya geçirilmeden önceki çalışmalarının çalışma süresine dahil edilmesi suretiyle derece ve kademesinin belirlenerek eğer var ise fark alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği dosya arasında yer alan denetime açık, yerinde ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre; davacının kadroya geçirilmeden önceki çalışmalarının çalışma süresine dahil edilmesi halinde davacının 04.12.2018 tarihi itibarıyla 12. derecenin 28. kademesinde olduğunun tespit edildiği, buna göre davacının ücret farkı, akdi ilave tediye farkı ile yasal ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağı incelenmesinde başvuruya konu alacak kalemleri arasında yıpranma prim farkı alacak talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre bu alacak talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı İdare tarafından davacıya intibak ödemesinin 15.11.2013 tarihinde yapıldığının tespit edildiği, 15.11.2013 tarihinden dava tarihi 04.12.2018 tarihine kadar dönem için 5 yıllık sürenin geçtiği, zamanaşımı dolduğundan hesaplamaların 04.12.2013 - 04.12.2014 arası dönem için yapıldığı , bu hâli ile zamanaşımı hususu dikkate alınarak hesaplama yapılmış olduğundan davalı ... vekili tarafından bu hususlara ilişkin itirazların yerinde bulunmadığı, yine derece kademe tespiti ile fark ücret alacaklarına ilişkin hükme esas alınan ve denetime elverişli 07.12.2022 tarihli ek raporda yapılan hesaplamalar doğrultusunda İlk Derece Mahkemesinin kabul kararında bir isabetsizlik olmadığı, yıpranma prim alacağı yönünden arabuluculuk dava şartı yerine gelmediğinden reddine karar verilmesine yönelik kararda da bir hata olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kararda davacı aleyhine olan kısımların hukuka aykırı olduğunu, davacının derece ve kademesi ile alacaklarının eksik hesaplandığını, b. Zamanaşımına ilişkin tespitlerin yerinde olmadığını, müvekkilinin alacaklarının zamanaşımına uğramadığını, c. Aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Devir tarihinden itibaren iki yıl geçmiş olup müvekkili Belediyenin sorumluluğu bulunmadığını, b. Davacıya intibak ödemesinin yapıldığını, davacının alacağının kalmadığını, ücret bordroları dikkate alınmadan hesap yapıldığını, c. Hesaplamalarda gelir vergisi oranının hatalı tespit edildiğini, sosyal güvenlik primi ödemelerinin hesaba dâhil edilmediğini, d. Bilirkişinin yanlış tespiti neticesinde zamanaşımına uğramış alacakları da kapsayacak şekilde hesaplama yaptığını, e. Davacının Protokol kapsamında sürekli işçi kadrosuna atandığını, protokolde geçici işçilerin mevcut ücretleri üzerinden sürekli işçi kadrolarına geçirilecekleri ve bu işlemin işçinin isteğine bağlı olduğunun belirtildiğini, davacının bu şartlar altında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, buna rağmen on yıldan fazla bir süre geçtikten sonra protokol hükümlerini göz önünde bulundurmadan fark ücret isteğinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının derece ve kademesinin tespiti ile buna göre fark ücret alacaklarının hesaplanması ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-(c) hükmünde; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" kapsaması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme kararında hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Gerekçe ile hüküm çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararına aykırı olup salt bu aykırılık bozma sebebidir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince gerekçe içeriğinde davacının kadroya geçirilmeden evvelki çalışmalarının çalışma süresine dâhil edilmesi hâlinde davacının 04.12.2018 tarihi itibarıyla 12. derecenin 28. kademesinde olduğunun anlaşıldığı ve buna göre fark alacakların hüküm altına alındığı belirtilmiş ise de hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde davacının 04.12.2018 tarihi itibarıyla 10. derecenin 24. kademesinde olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu durum gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacının ... Büyükşehir Belediyesinde bünyesindeki çalışmasının 14.12.2014 tarihinde sona erdiği gözetilerek davacının derece ve kademesinin tespiti ile sonucuna göre davacının talep konusu alacakları ile ilgili çelişkiye yer vermeyecek şekilde karar verilmesi gerekirken açıklanan şekilde bir çelişki oluşturulması kararın bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.