9. Hukuk Dairesi 2024/12941 E. , 2025/427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/666 E., 2024/358 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/327 E., 2021/538 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın işlettiği .... Parkında müvekkili ile birlikte toplam 16 işçinin çalışması devam ederken davalı işverence tüm işçilere işten çıkarılma tehdidi altında 08.12.2020 tarihinde arabuluculuk anlaşma belgeleri imzalatılıp 23 gün geçtikten sonrada davalı işveren tarafından tır parkındaki tüm çalışanların tek taraflı olarak işlerine son verildiğini, ileri sürerek müvekkili ile birlikte çalışan işçilerin işten çıkarılma tehdidi ve işveren kontrolü altında arabuluculuk sürecindeki iradilik ilkesi bertaraf edilerek imzalatılan 08.12.2020 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların kabul edilemez olduğunu, işçilik alacakları ile ilgili anlaşmaya varılarak arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalandığını davacının iddia ettiği gibi 16 kişiye aynı anda anlaşma belgesi düzenlenmediğini, hatta 16 kişiyle anlaşma da sağlanamadığını, müvekkili Şirketin davacının çalışmakta olduğu işyerini...Tekstil İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne devretme kararı aldığını, bu karar sonrasında işçiler yönünden herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından işçilerle görüşme yaptıklarını, işçilerin birçoğu müvekkili Şirkette çalıştıkları döneme ait haklarını talep ettiklerinden arabuluculuk vasıtası ile anlaşma sağlandığını, davacının iddia ettiği gibi herhangi bir işten çıkarma tehdidi bulunmadığını, çalışmaya devam eden işçiler olduğu gibi bir kısım işçi ile de yeni işverenin şartları uyuşmadığından iş sözleşmelerinin sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında, işçilik alacakları konusundaki uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarih dikkate alındığında, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir zamanda uyuşmazlık konusu olmadan ve işçinin başvurusu bulunmadan arabuluculuk tutanağı düzenlendiği, tanık beyanları ile de imzalamış oldukları belgenin arabuluculuk anlaşma tutanağı olduğunu bilmedikleri, işlerine devam etmek için işten çıkartılma korkusu ile imzaladıklarının anlaşıldığı, ayrıca davacının arabulucuya usulüne uygun bir şekilde başvurusunun bulunmadığı, usulüne uygun bir şekilde arabuluculuk sürecinin yürütülmediği anlaşılmakla davacının iradesinin sakatlandığı, tutanağın geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 08.12.2020 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Tebligatın usulüne uygun olmadığını, 2. İşyerinin devredilmesine dair karar üzerine işçiler ile anlaşılarak arabuluculuk tutanakları imzalandığını, işçilere baskı yapılmadığını, 25.11.2020 tarihinde devir yapıldığını, 08.12.2020 tarihinde arabuluculuk belgelerinin imzalandığını, işten çıkış tarihinin 31.12.2020 olarak gösterilmesinin fiilen bu tarihe kadar çalışıldığı anlamına gelmeyeceğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 08.12.2020 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali gerekip gerekmediğine ilişkindir. ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olup karar, Dairemizin 10.10.2024 tarihli ve 2024/10147 Esas, 2024/13332 Karar, 31.10.2022 tarihli ve 2022/11077 Esas, 2022/13780 Karar; 08.05.2023 tarihli ve 2023/7438 Esas, 2023/6717 Karar; 07.02.2022 tarihli ve 2021/12911 Esas, 2022/1387 Karar sayılı ilâmlarında ortaya koyulan ilke ve esaslara uygundur. Ayrıca Dairemizin, davalının taraf olduğu emsal niteliğindeki 22.05.2024 tarihli ve 2024/6907 Esas, 2024/8854 Karar sayılı ilâmı da aynı doğrultudadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f0a1ee05** *** ** ** 8e49e595e1598ab6