Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12401 E., 2025/692 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12401 E., 2025/692 K. (20.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12401
Karar No
2025/692
Karar Tarihi
20.01.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2024/12401 E. , 2025/692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2644 E., 2024/2033 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/308 E., 2023/50 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.08.2014-06.05.2018 tarihleri arasında davalı Şirketin Kuzey Irak ....Termal Elektrik Santrali inşaatında idari işler ve güvenlik müdürü olarak çalıştığını, 3.750,00 USD ile çalışmaya başladığını, 01.01.2015 tarihinde ücretine artış yapılarak aylık net 5.000,00 USD olarak belirlendiğini, yılda 2 net ücret tutarında sadakat primi ödendiğini, davacının yazın 05.30-06.30'da iş başı yaptığını, öğle aralarının 1,5 saat ile 3,5 saat arasında değiştiğini, akşam çalışmasının 18.00-19.00'a kadar sürdüğünü, günlük çalışma süresinin 10 saat olduğunu, 2 haftada 1 gün hafta tatili izni kullandığını, dinî bayramların ilk günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının son ücretin 3.300,00 USD olduğunu, çalışma süresi ve ücretlerinin ücret bordroları ve ibranamelerle sabit olduğunu, davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, eğer çalışırsa karşılığı ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinde uyuşmazlık hâlinde Irak hukukunun uygulanacağı, hüküm bulunmayan hallerde Türk hukuku uygulanacağının düzenlendiği, Mahkemece bu hususta uzman bilirkişiden rapor alındığı, Irak mevzuatında işçilerin hak ve tazminat taleplerini içeren davaların 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin 06.05.2018 tarihinde sonlandığı, davanın 29.07.2019 tarihinde zamanaşımı süresi içinde açıldığı, tanık beyanları ve davacının çalışma şekline göre, günlük 8 saat üzerinde çalıştığı, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde de çalıştığı ve bu çalışmalarına yönelik zamlı bir ödeme yapılmadığı, belirsiz alacak davası olarak açılan davada zamanaşımına uğrayan alacak olmadığından talep edilen alacakların tamamı yönünden kabul kararı verildiği, davada talep edilen alacakların ibraname konusu olmadığı anlaşıldığından bu belgeye itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar cevap dilekçesinde yabancı hukuk uygulanmasına yönelik itiraz bulunmamakta ise de, davalının istinaf dilekçesinde uyuşmazlığa Irak hukuku uygulanması gerektiğini savunduğu, ancak uyuşmazlığa zaten Irak hukuku uygulandığından, davalının bu itirazının yersiz olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Irak Çalışma Kanunu'nun 145. maddesinde yer alan 3 yıllık sürenin zamanaşımı değil dava açma süresini belirleyen hak düşürücü süre olduğu, bu kapsamda davanın 3 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından alacakların ıslah zamanaşımına uğramadığı, dosya arasında bulunan ibraname tarihsiz olduğundan geçerli olmadığı, dosya kapsamına göre davacının son aylık ücretinin 5.000,00 USD olduğu, ücretin bir kısmı bordrolarda fazla çalışma ve hafta tatili ücreti olarak tahakkuk ettirilmiş ise de bordro hilesi yapıldığından ücret bordrolarda yer alan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti tahakkuklarının aylık ücretin bir parçası kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, davacının hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen çalışma düzeni içinde fazla çalışma yaptığını, bir kısım hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanlarıyla ispatladığı, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamaların dosya kapsamına ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Uyuşmazlığa Irak mevzuatının uygulanması gerektiğini, 2.Türk hukukunun uygulanması gerektiği kabul edilirse bu ihtimalde alacakların zamanaşımına uğradığını, 3.Davanın kısmi dava olarak açıldığını, ıslah zamanaşımının değerlendirilmediğini, 4.Irak kanunlarına göre zamanaşımı süresi 3 yıl olup ıslah zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, 5.Ücret tespitinin hatalı olduğunu, ücretin 3.300,00 USD olduğunu, 6.Davacı tanıklarının işverene karşı açtıkları davaları nedeniyle beyanlarının esas alınamayacağını, 7.İbranameye değer verilmesi gerektiğini, 8.Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, bu çalışma karşılıklarının ücret bordrolarında tahakkuk ettirilerek ödendiğini, bu hesaplamaların ilgili dönem ücretine göre yapılması gerektiğini, davacı tanıklarının çalışma dönemleri ile davacının çalışma döneminin birebir örtüşmemesine rağmen beyanların tüm çalışma dönemine atfedilmesinin hatalı olduğunu, 9.Hesaplamaların çok fazla miktarda olduğunu ve hatalı tespitler bulunduğunu, davacının çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günlerinin çalıştığı ülkeye göre belirlenmediğini, Türkiye'de bulunulan sürelerin dışlanmadığını, ara dinlenme sürelerinin hatalı belirlendiğini, belirlenen alacaklardan uygun indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, 10.Dosyadaki iş sözleşmesine göre saat ücretinin 240’a bölünerek bulunması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, ibraname, ücret tespiti, dava konusu alacak kalemlerine davacının hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı ve hesap yöntemi ile takdiri indirim hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 24/1 hükmü şöyledir: "Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. 3. 5718 sayılı Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 4. Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası açtığını belirtmemiş, yargılama aşamasındaki beyanlarında belirsiz alacak davası açtığını ileri sürmüş ise de zamanaşımı savunmasını dikkate alarak yaptığı ıslah işlemi ile davanın kısmi dava olarak açıldığını örtülü şekilde teyit etmiştir. İlk Derece Mahkemesince de, davacı vekili tarafından Türk hukukuna göre hesaplama yapılan bilirkişi raporu esas alınarak ve ıslah zamanaşımı ile indirim hususu gözetilerek, sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Davada Türk hukuku uygulanarak sonuca gidilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde uyuşmazlığa Irak hukukunun uygulandığı yönünde değerlendirme yapılması hatalı ise de bu hususun sonuca etkisi olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 5. Davacının ıslah talebinin dayanağı olan bilirkişi raporunda brüt ücret üzerinden alacakların hesaplandığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ücretine ilişkin hüküm fıkrasında brüt tutarın, net olarak hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının fazla çalışma ücretine ilişkin (1) numaralı bendinde yer alan "net" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "brüt" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7cd16e06db45fd43 f79c626d421ce71f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı