9. Hukuk Dairesi 2024/12367 E. , 2025/810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2158 E., 2024/2051 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 56. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/400 E., 2024/195 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının fark ücret ve buna dayalı olarak fark ilave tediye ve fark ikramiye alacaklarının tahsili isteğine ilişkin olduğu, davacının alacak kalemlerini 01.01.2019 tarihinden geçerli olmak üzere talep ettiği, arabuluculuk sürecinin 18.02.2021 tarihinde başladığı, dava tarihinin ise 03.08.2021 olduğu, buna göre hesaplamaya esas dönemin başlangıç tarihinin 01.01.2019 bitiş tarihinin ise arabuluculuk sürecinin başladığı 18.02.2021 tarihi olduğu, davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin %55 oranında fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın davacının ücretinin sözleşmeye uygun şekilde hesaplanıp ödenmediği, fark ücret alacağının ve buna bağlı olarak fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle bilirkişi ikinci ek raporunda yapılan hesaplamalara göre davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararı ile kaldırılarak Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 08.03.2022 tarihli ilk karara karşı daha önce bu yönde açık istinaf talebi olmamasına, kaldırma kararında da belirtilmemesine rağmen fark ücret ile fark ikramiye alacağı talepleri yönünden faiz başlangıçlarının ilk kararda olduğu gibi dava ve ıslah tarihi yerine arabuluculuk son tutanak tarihi olarak belirlenmesinin usuli kazanılmış haklara aykırı olmakla hatalı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvusurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden kurulan hükümle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre belirlendiğini, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, 2. İddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bunun üzerine %4 oranında zam yapıldığını, ücretin düşürülmediğini, 3. Hesaplamaların tüm aylar için 30 gün üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplama yöntemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Bakanlık vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ab6212c7c2e4f13d 33a07c653dbc2d14