8. Hukuk Dairesi 2025/2699 E. , 2025/4724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1411 E., 2025/84 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/507 E., 2019/326 K. Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tapu iptal tescil talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili ... ilçesi ... Köy Mahallesi 2076 ada 16 parsel sayılı, 483,26 m²'lik mesahalı, bahçe vasıflı taşınmaz tesis kadastrosu sonucu "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" ve "işbu taşınmaz ve üzerindeki 5 katlı bina 25 yıldan beri ... evlatları ..., ..., ..., ...'ların müştereken fiili kullanımındadır" şerhleri ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, 16.01.2014 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında satış ile ... Belediyesi adına kaydedildiği, akabinde yine 6292 sayılı Kanun kapsamında satış sonucu 1/4'er ... (15.01.2019 tarihli), ... (07.12.2020 tarihli), ... (29.09.2015 tarihli) ve ... (09.02.2018 tarihli) adına tescil edilmiştir. Davacı, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın zilyetlik hukuksal nedenine dayalı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan tapuya kayıt işleminin kısmen iptali ile adına tescili, olmadığı takdirde tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadastro tutanağı kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekir. Taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, davanın tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak istemine ilişkin olduğu, davacının eldeki davayı tapu maliki ve şerh lehtarları aleyhine açtığı, ancak 6292 sayılı Kanun uyarınca 29.09.2015 ve 09.02.2018 tarihlerinde yapılan satış işlemlerinden sonra 06.08.2018 tarihinde açtığına, diğer hisselerin dava açıldıktan sonra 15.01.2019 ve 07.12.2020 tarihlerinde 6292 sayılı Kanun kapsamında satışının gerçekleştiği, davalılar ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe kullanıcı şerhi veya tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağına, bu durum dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında İlk Derece Mahkemesince re'sen nazara alınması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıdan alınan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 57a305576e96f4d9 2227655b46fd52fe
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2699 E., 2025/4724 K. (19.06.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2699
- Karar No
- 2025/4724
- Karar Tarihi
- 19.06.2025
- Konu
- Tazminat, Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1057 E., 2025/4719 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5777 E., 2025/4720 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5344 E., 2025/4722 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1201 E., 2025/4726 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1197 E., 2025/4727 K. 19.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1211 E., 2025/4728 K. 19.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı