8. Hukuk Dairesi 2025/230 E. , 2025/2554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3728 E., 2024/4090 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/131 E., 2024/278 K. Taraflar arasında Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dernek üyeliğinden çıkarma kararının iptali davası sonucunda verilen hükme karşı davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacı ... dernek üyeliğinden haksız ve hukuka aykırı olarak çıkartıldığı ileri sürülerek dernek üyeliğinden çıkarma kararının iptali istenmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, haksız davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, Türk Medeni Kanunu'nun 83. maddesinde Genel Kurul kararlarına karşı bir ay herhalde karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde dava açılması gerektiği iş bu sürelerin hak düşürücü mahiyette olduğu ve 3 aylık sürenin her halde şeklinde düzenlendiği, davacı ......'nun, davalı ..., Dernek Yönetim Kurulu kararı ile üyelikten ihraç edilmesi kararına itiraz edilmesine itirazı üzerine 28.11.2022 tarihli kararla davacı ...'nun üyelikten çıkarılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği dikkate alınarak davanın 01.04.2024 tarihinde açılması dolayısıyla hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı ... vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, davacı ...'nun dernek üyeliğinden çıkartılmasına dair kararının iptali istemine ilişkindir. Dernekle ilgili açılan davalarda yetkili Mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. maddede, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer Mahkemesinin kesin yetkili olduğu, bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı, maddede düzenlenen yetkinin, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan İlk Derece Mahkemesince yargılamanın her safhasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili Mahkeme ise, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 9. maddesini karşılayan 6100 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; yetkili Mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun'un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı ... süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı İlk Derece Mahkemesince yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun (5253 saylı Kanun) 2. maddesinde ise, bu Kanun'un uygulanmasında, derneğin yerleşim yerinin, yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü yeri, dernek merkezinin ise derneğin yerleşim yerinin bulunduğu il veya ilçeyi ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davalı ..., dernek tüzüğünde (Dernek Tüzüğü 1.md) dernek merkezinin İstanbul (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Derneklerle ilgili mevzuatta düzenlenen dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki Mahkemede bakılacağına dair yetki kuralı kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan İlk Derece Mahkemesince re'sen gözönüne alınması gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hâllerde, İlk Derece Mahkemesince yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115. madde gereği yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun'un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, İlk Derece Mahkemesince yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, derneğin merkezi olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin üyenin açtığı dernek üyeliğinden çıkarma kararının iptali davasında kesin yetkili olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 81486eb3ce0b1ffb fef1507024add4d4
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/230 E., 2025/2554 K. (25.03.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/230
- Karar No
- 2025/2554
- Karar Tarihi
- 25.03.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6608 E., 2025/2526 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5202 E., 2025/2451 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1008 E., 2025/2531 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6533 E., 2025/2557 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/313 E., 2025/2560 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1243 E., 2025/2562 K. 25.03.2025