8. Hukuk Dairesi 2025/1613 E. , 2025/3703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/9 E., 2022/9 K. Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamın uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili ve davalı ...mirasçısı ... ve ... vekili ile davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli kararlarla, temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmesi sebebiyle davalı ... vekili ile davalı ...mirasçısı ... ve ... vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, iş bu ek kararlar davalı ... vekili ile davalı ...mirasçısı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78 ve 79 parsel sayılı sırasıyla 40.750,00 m2, 15.500,00 m2, 170.750,00 m2, 2.119,00 m2, 7.300,00 m2, 29.250,00 m2, 353.750,00 m2, 117.250,00 m2, 28.000,00 m2, 84.500,00 m2, 183.875,00 m2, 21.125,00 m2, 575.750,00 m2 ve 360.600,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu olduğundan söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacı Hazine vekili Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde; ... köyünden ................... adına 05.11.1944 tarih ve 5 no.lu tapu kaydında taşınmazların ½ sinin senetsizden adına tescil edildiğini, ancak davalıların bir kısmının satışla malik olan taşınmazların sınırları ve tapu kütüğü sicilindeki hudutların ............. olan adını................olarak değiştirmek üzere Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinden tespit talebinde bulunduklarını ve tespit talebi kabul görerek Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.1953 tarih ve 1952/51 değişik iş sayılı kararıyla bu köyün ................... olan isminin ................ olarak değiştirilmesine karar verildiğini, değiştirilen bu kayıt ile ............... adına olan kayıt arasında hukuki ve fiili ilişki olmadığını, .......... köyünün bağımsız iki tapu halinde Kanuni Evvel 937 tarihinde vergi kayıtlarında Hazine adına kayıtlı göründüğünü ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı ½ hissesinin iptali ile müdahalenin men’ini ve bu miktarın Hazine adına tescilini istemiştir. 3. Müdahiller , ..., ..., ..., .................vekili müdahale dilekçesinde; Hazine ile müşterek tapularının bulunması nedeniyle davaya müdahil olarak kabul edilmelerini istemiştir. 4. Müdahil ... müdahale dilekçesinde; Taşınmazlarda babası ................'dan hissesinin bulunması nedeniyle davaya müdahil olarak kabul edilmesini istemiştir. 5. Müdahil ... müdahale dilekçesinde; tapuda ...................adına olan hissenin kendisine hibe edilmiş olması nedeniyle davaya müdahil olarak kabul edilmesini istemiştir. 6. Müdahiller ..., ...................., ..., ... vekili müdahale dilekçesinde; Dava konusu taşınmazlardan .................... köyünde ki;............ mirasçılarından eşi ... kızları ..................(.............) tüm hisse nisbetlerini ...'a vermiş oldukları vekaletname ile ½ sini satın aldığı taşınmazlar ile dava konusu olmayan diğer taşınmazlardaki ...'ye ait hisselerinin tamamının ½ oranında müdahale talebinde bulunan müvekkileri ... ve ............ ... adlarına ve yine .......... mirasçılarından eşi ... kızları ................... (........) Tüm hisse nisbetlerini ...'a vermiş oldukları vekaletname ile ½ sini satın alan ve İde Yavuş adına kayıtlı bulunan taşınmazlarda ...'un vefat etmiş olması nedeniyle kanuni mirasçıları olan müvekkileri ............. adlarına hisseleri nisbetinde ve ..........köyündeki .......... mirasçılarından ...'ın söz konusu davalı taşınmazlardaki tüm hissesini Tapuda resmi satış senedi düzenleyerek satın alan ................'dan bu hissenin tamamını 1/3, 1/3, 1/3 olarak satın aldığını müvekkileri..............., ... ve ... adına satın aldıkları hisse nisbetlerince adlarına tescilini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesince, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı uyarınca dosyanını gönderildiği İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin 13.01.2012 tarihli ve 2005/3 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne ve ısmen reddine, dava konusu 74 ve 79 parsellerin tamamı ile 72 parselin bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen 296.750,00 m2, 73 parselin (E) harfi ile gösterilen 68.500,00 m2 ve 78 parselin (D) harfi ile gösterilen 278.000,19 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı Hazine adına, 72 parselin (T) harfi ile gösterilen 56.000,00 m2, 73 parselin (L) harfi ile gösterilen 100.000,00 m2, 78 parselin (C) harfi ile gösterilen 297.731,00 m2, 68 parselin (A), (G) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 66, 67, 69, 70, 71, 75, 76 ve 77 parsellerin tespit malikleri adına payları oranında tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda belirtilen 13.01.2012 tarihli ve 2005/3 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararı, davacı Hazine ile davalılar ............. ve arkadaşlarının temyizi üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 08.07.2013 tarihli ve 2012/4648 Esas, 2013/12821 Karar sayılı ilamıyla; "... davalıların tutunduğu tapu kaydında tarif edilen kıraç sınırı dikkate alındığında tapu kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu, bu nedenle kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu, davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının nısıf (yarı) paylı olup davalı tarafça Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.1953 gün ve 1952/51 Esas, 1953/38 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile iki ayrı nısıf tapunun sınırları birleştirilerek tek tapu haline getirildiği, bu olgular eşliğinde davalı tarafın tutunduğu, yüzölçümü daha fazla olan ve daha eski tarihli Haziran 312 D. 11 sayılı tapu kaydına doğu, batı ve güney sınırı esas alınarak 1.010.900 m2 yüzölçümü ile kapsam tayin edilerek, tapunun miktar fazlası üzerinde ise tercih hakkı davalı tarafa hatırlatılarak aktarılan dava tarihi dikkate alınıp 100 dönümlük bir bölümünde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davalılardan ... mirasçılarından .............'nin ...'ın diğer mirasçısı ...'a verdiği satış yetkisine haiz vekaletin kötüye kullanılmasından kaynaklanan Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.3.2012 gün 2009/301 Esas 2012/118 Karar sayılı dosyasındaki............'nin pay satışının iptaline dair ilamı gözönünde bulundurularak, uzun süren yargılama safahatı nedeniyle tespitten sonraki tapudaki satışlar nedeniyle uzman bir tapu bilirkişisinden rapor alınmak suretiyle tapu kapsamında kalan yerler ile zilyetlikten edinilebilecek 100 dönümlük bölümün diğer taraflar adına, fazla kısmın ise ifrazı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultunda yapılan yargılama sonunda, 25.03.2016 tarihli ve 2013/133 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne ve kadastro teknisyeni ..........'nün 03.03.2016 tarihli inceleme raporu ve tapu bilirkişisi .................'un 21.03.2016 tarihli raporu birlikte değerlendirilerek, ............. köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 66 parsel sayılı 40.750,00 m2, 67 parsel sayılı 15.500,00 m2, 68 parsel sayılı 170.750,00 m2, 69 parsel sayılı 2.119,00 m2, 70 parsel sayılı 7.300,00 m2, 71 parsel sayılı 29.750,00 m2, ve 72 parsel sayılı 352.750,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tamamının ve 73 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 17.712,99 m2 ve 79 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen 160.600,00 m2 yüzölçümündeki kısımlarının ifrazı ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli 74 parsel sayılı 28.000,00 m2, 75 parsel sayılı 84.500,00 m2, 76 parsel sayılı 183.875,00 m2, 77 parsel sayılı 21.125,00 m2 ve 78 parsel sayılı 575.750,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tamamının ve 73 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 898.950,00 m2 kısmının toplamı 10.560.000 pay kabul edilerek, kayıt malikleri adlarına payları hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle tapuya tesciline, çekişmeli 79 parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 100.000/260.600 hissesine tekabul eden 100.000,00 m2 yüzölçümündeki kısmının zilyetlik nedeniyle davalılardan........... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; bu kararın davacı Hazine temsilcisi ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2016/16182 Esas, 2019/997 Karar sayılı ilamıyla; "... hükmüne uyulan bozma ilamında, davalı tarafın dayandığı tapu kaydına 1.010.900 metrekare miktarıyla kapsam tayin edilmesi ve tapu kayıt miktar fazlası olarak 100 dönüm miktarındaki bir bölümün de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı tarafa tercih hakkının hatırlatılması ve tapu kapsamında kalan yerler ile zilyetlikten edinilebilecek 100 dönümlük bölümün diğer taraflar adına, fazla kısmın ise ifrazı ile davacı Hazine adına tescile karar verilmesi gereğine değinildiği halde, bu miktardan fazla olacak şekilde 1.792.200 metrekare miktarına denk gelecek taşınmazların davalı taraf adına tesciline karar verilerek, hükmüne uyulan bozma ilamına aykırı karar verilmesinin ve belgesiz zilyetlikten 100 dönüm miktarındaki taşınmaz bölümünün neden sadece davalı ... adına tescile karar verildiğinin gerekçesinin açıklanmamış olmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamın uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 78 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 72 parsel sayılı taşınmazda (C) harfi ile gösterilen, 73 parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen ve 79 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısımlar ifraz edildikten sonra kalan yerlerin davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli köyü 66 parsel sayılı (40.750,00 m2), 67 parsel sayılı (15.500,00 m2), 68 parsel sayılı (170.750,00 m2), 69 parsel sayılı (2.119,00 m2), 70 parsel sayılı (7.300,00 m2), 71 parsel sayılı (29.750,00 m2), 74 parsel sayılı (28.000,00 m2), 75 parsel sayılı (84.500,00 m2), 76 parsel sayılı (183.875,00 m2), 77 parsel sayılı (21.125,00 m2) taşınmazlar ile 72 parselin (C) harfi ile gösterilen ve 73 nolu parselde (B) harfi ile gösterilen kısımlarının toplamı 10.560.000 pay kabul edilerek kayıt malikleri adlarına payları hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle tapuya tesciline, 79 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 100.000/260.600 hissesine tekabul eden 100.000,00 m2 yüzölçümündeki kısmının zilyetlik nedeniyle davalılardan ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine temsilcisi, davalı ...mirasçıları ... ve ................, ... vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine 05.04.2022 ve 03.05.2024 tarihli ek kararla, eksik ödenen gider avansının süresinde yatırılmamış olması nedeniyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve iş bu ek kararların ... ve ... ve ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle Dairemizce, adli yardım taleplerinin reddine ve harç eksikliğinin tamamlanması için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiş olup, geri çevirme kararı sonrası temyiz eden davalı ...mirasçısı ...'un temyiz harcını yatırdığı, davalı ... vekilinin ve davalı ...'un temyizden feragat ettiği anlaşılmıştır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; Bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davanın mahiyeti gereği Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ...mirasçıları ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin ortak murisi ...'un (........) ............'a vermiş olduklarını iddia ettikleri vekaletname ile yapılan satışın vekaletin kötüye kullanılmış olması nedeniyle iptal edildiğini, bu durumda murisleri adına olan payların miras payları oranında mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, tarafların iddia ve savunma haklarının ihlal edildiğini, hükmün gerekçesiz olduğunu, tarafların yokluğunda yapılan keşfin dikkate alınamayacağını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, müvekkillerinin temyiz kanun yolu harç ve giderlerini karşılayabilecek durumlarının olmadığını açıklayarak kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ...mirasçısı ... vekili, 05.04.2022 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme kararına karşı temyiz dilekçesinde; gider avansı tamamlanması için gönderilen muhtıranın usule uygun olmadığını, resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için gerekli giderlerin suç üstü ödeneğinden karşılanması gerektiğini, müvekkillerinin ortak murisi ... 'un (........) ................'a vermiş olduklarını iddia ettikleri vekaletname ile yapılan satışın vekaletin kötüye kullanılmış olması nediyle iptal edildiğini, bu durumda murisleri adına olan payların miras payları oranında mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, tarafların iddia ve savunma haklarının ihlal edildiğini, hükmün gerekçesiz olduğunu, tarafların yokluğunda yapılan keşfin dikkate alınamayacağını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını açıklayarak ek kararın kaldırılmasını ve esasa ilişkin hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428. maddesi, 438. maddesinin yedinci fıkrası ile 439. maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı Kanun ) 13. maddesi, 3. Değerlendirme 1. Davalı ... vekili ve davalı ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı ... vekili 05.04.2022 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme kararını, davalı ... ise 05.04.2022 ve 03.05.2024 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme kararlarını temyiz etmiş ise de, temyiz etmiş ise de, davalı ... vekilinin daha sonra verdiği 19.02.2025 e-imza tarihli dilekçesi ile davalı ...'un ise 18.02.2025 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiği banlaşılmakla, vaki feragatler nedeniyle davalı ... vekili ve davalı ...'un temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ... vekilinin 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli ek kararlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekmekte olup, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır. Dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesince eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede yatırılması için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıraların davalı ... vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen, temyiz harç ve giderlerinin davalı ... vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesinin, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli ek kararların anılan Kanun hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından, ek kararlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile söz konusu kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Hükmü temyiz eden dava dışı................'un temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un 65. maddesinde; "bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği", aynı Kanun'un 67. maddesinde ise, "müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı, müdahale dilekçesinin, davanın taraflarına tebliğ edileceği, mahkemenin gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet edeceği gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar vereceği" hükme bağlanmış olup, somut olayda yargılama sonucu verilen hükmü temyiz eden...........'un davaya müdahale talebi bulunmadığı gibi, adı geçenin kök murisi ..........'ün de davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu itibarla; hükmü temyiz eden dava dışı .........'un, davada taraf sıfatının bulunmadığı, temyize istemine konu kararla aleyhine hukuki bir durum yaratılmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararının mevcut olmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 4. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Kadastro Hâkimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli karar vermek zorundadır. Aksi hal, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. Ne var ki; dava konusu 71 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 29.250,00 m2 olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasının (1.B) bendinde "71 parsel sayılı (29.750,00 metrekare)" şeklinde hüküm kurulmuş olması hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlere neden olacak olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda (V.C.3.1) bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı ...'un; (V.C.3.3) bendinde açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden dava dışı ..............'un temyiz dilekçelerinin AYRI AYRI REDDİNE, Davalı ... vekilinin, İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli ek kararlarına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) bendinde açıklanan nedenlerle reddi ile söz konusu ek kararların ONANMASINA; Yukarıda (V.C.3.4.a) bendinde açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.4.b) bendinde açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1.B) bendinde yer alan "29.750,00" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "29.250,00" ifadesinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 870de0b6e156d47f deeaa24da32adc88 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2025/1613 E. , 2025/3703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/9 E., 2022/9 K. Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamın uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili ve davalı ...mirasçısı ... ve ... vekili ile davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli kararlarla, temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmesi sebebiyle davalı ... vekili ile davalı ...mirasçısı ... ve ... vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, iş bu ek kararlar davalı ... vekili ile davalı ...mirasçısı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78 ve 79 parsel sayılı sırasıyla 40.750,00 m2, 15.500,00 m2, 170.750,00 m2, 2.119,00 m2, 7.300,00 m2, 29.250,00 m2, 353.750,00 m2, 117.250,00 m2, 28.000,00 m2, 84.500,00 m2, 183.875,00 m2, 21.125,00 m2, 575.750,00 m2 ve 360.600,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu olduğundan söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacı Hazine vekili Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde; ... köyünden ................... adına 05.11.1944 tarih ve 5 no.lu tapu kaydında taşınmazların ½ sinin senetsizden adına tescil edildiğini, ancak davalıların bir kısmının satışla malik olan taşınmazların sınırları ve tapu kütüğü sicilindeki hudutların ............. olan adını................olarak değiştirmek üzere Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinden tespit talebinde bulunduklarını ve tespit talebi kabul görerek Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.1953 tarih ve 1952/51 değişik iş sayılı kararıyla bu köyün ................... olan isminin ................ olarak değiştirilmesine karar verildiğini, değiştirilen bu kayıt ile ............... adına olan kayıt arasında hukuki ve fiili ilişki olmadığını, .......... köyünün bağımsız iki tapu halinde Kanuni Evvel 937 tarihinde vergi kayıtlarında Hazine adına kayıtlı göründüğünü ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı ½ hissesinin iptali ile müdahalenin men’ini ve bu miktarın Hazine adına tescilini istemiştir. 3. Müdahiller , ..., ..., ..., .................vekili müdahale dilekçesinde; Hazine ile müşterek tapularının bulunması nedeniyle davaya müdahil olarak kabul edilmelerini istemiştir. 4. Müdahil ... müdahale dilekçesinde; Taşınmazlarda babası ................'dan hissesinin bulunması nedeniyle davaya müdahil olarak kabul edilmesini istemiştir. 5. Müdahil ... müdahale dilekçesinde; tapuda ...................adına olan hissenin kendisine hibe edilmiş olması nedeniyle davaya müdahil olarak kabul edilmesini istemiştir. 6. Müdahiller ..., ...................., ..., ... vekili müdahale dilekçesinde; Dava konusu taşınmazlardan .................... köyünde ki;............ mirasçılarından eşi ... kızları ..................(.............) tüm hisse nisbetlerini ...'a vermiş oldukları vekaletname ile ½ sini satın aldığı taşınmazlar ile dava konusu olmayan diğer taşınmazlardaki ...'ye ait hisselerinin tamamının ½ oranında müdahale talebinde bulunan müvekkileri ... ve ............ ... adlarına ve yine .......... mirasçılarından eşi ... kızları ................... (........) Tüm hisse nisbetlerini ...'a vermiş oldukları vekaletname ile ½ sini satın alan ve İde Yavuş adına kayıtlı bulunan taşınmazlarda ...'un vefat etmiş olması nedeniyle kanuni mirasçıları olan müvekkileri ............. adlarına hisseleri nisbetinde ve ..........köyündeki .......... mirasçılarından ...'ın söz konusu davalı taşınmazlardaki tüm hissesini Tapuda resmi satış senedi düzenleyerek satın alan ................'dan bu hissenin tamamını 1/3, 1/3, 1/3 olarak satın aldığını müvekkileri..............., ... ve ... adına satın aldıkları hisse nisbetlerince adlarına tescilini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesince, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı uyarınca dosyanını gönderildiği İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin 13.01.2012 tarihli ve 2005/3 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne ve ısmen reddine, dava konusu 74 ve 79 parsellerin tamamı ile 72 parselin bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen 296.750,00 m2, 73 parselin (E) harfi ile gösterilen 68.500,00 m2 ve 78 parselin (D) harfi ile gösterilen 278.000,19 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı Hazine adına, 72 parselin (T) harfi ile gösterilen 56.000,00 m2, 73 parselin (L) harfi ile gösterilen 100.000,00 m2, 78 parselin (C) harfi ile gösterilen 297.731,00 m2, 68 parselin (A), (G) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 66, 67, 69, 70, 71, 75, 76 ve 77 parsellerin tespit malikleri adına payları oranında tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda belirtilen 13.01.2012 tarihli ve 2005/3 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararı, davacı Hazine ile davalılar ............. ve arkadaşlarının temyizi üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 08.07.2013 tarihli ve 2012/4648 Esas, 2013/12821 Karar sayılı ilamıyla; "... davalıların tutunduğu tapu kaydında tarif edilen kıraç sınırı dikkate alındığında tapu kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu, bu nedenle kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu, davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının nısıf (yarı) paylı olup davalı tarafça Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.1953 gün ve 1952/51 Esas, 1953/38 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile iki ayrı nısıf tapunun sınırları birleştirilerek tek tapu haline getirildiği, bu olgular eşliğinde davalı tarafın tutunduğu, yüzölçümü daha fazla olan ve daha eski tarihli Haziran 312 D. 11 sayılı tapu kaydına doğu, batı ve güney sınırı esas alınarak 1.010.900 m2 yüzölçümü ile kapsam tayin edilerek, tapunun miktar fazlası üzerinde ise tercih hakkı davalı tarafa hatırlatılarak aktarılan dava tarihi dikkate alınıp 100 dönümlük bir bölümünde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davalılardan ... mirasçılarından .............'nin ...'ın diğer mirasçısı ...'a verdiği satış yetkisine haiz vekaletin kötüye kullanılmasından kaynaklanan Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.3.2012 gün 2009/301 Esas 2012/118 Karar sayılı dosyasındaki............'nin pay satışının iptaline dair ilamı gözönünde bulundurularak, uzun süren yargılama safahatı nedeniyle tespitten sonraki tapudaki satışlar nedeniyle uzman bir tapu bilirkişisinden rapor alınmak suretiyle tapu kapsamında kalan yerler ile zilyetlikten edinilebilecek 100 dönümlük bölümün diğer taraflar adına, fazla kısmın ise ifrazı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultunda yapılan yargılama sonunda, 25.03.2016 tarihli ve 2013/133 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne ve kadastro teknisyeni ..........'nün 03.03.2016 tarihli inceleme raporu ve tapu bilirkişisi .................'un 21.03.2016 tarihli raporu birlikte değerlendirilerek, ............. köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 66 parsel sayılı 40.750,00 m2, 67 parsel sayılı 15.500,00 m2, 68 parsel sayılı 170.750,00 m2, 69 parsel sayılı 2.119,00 m2, 70 parsel sayılı 7.300,00 m2, 71 parsel sayılı 29.750,00 m2, ve 72 parsel sayılı 352.750,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tamamının ve 73 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 17.712,99 m2 ve 79 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen 160.600,00 m2 yüzölçümündeki kısımlarının ifrazı ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli 74 parsel sayılı 28.000,00 m2, 75 parsel sayılı 84.500,00 m2, 76 parsel sayılı 183.875,00 m2, 77 parsel sayılı 21.125,00 m2 ve 78 parsel sayılı 575.750,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tamamının ve 73 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 898.950,00 m2 kısmının toplamı 10.560.000 pay kabul edilerek, kayıt malikleri adlarına payları hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle tapuya tesciline, çekişmeli 79 parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 100.000/260.600 hissesine tekabul eden 100.000,00 m2 yüzölçümündeki kısmının zilyetlik nedeniyle davalılardan........... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; bu kararın davacı Hazine temsilcisi ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2016/16182 Esas, 2019/997 Karar sayılı ilamıyla; "... hükmüne uyulan bozma ilamında, davalı tarafın dayandığı tapu kaydına 1.010.900 metrekare miktarıyla kapsam tayin edilmesi ve tapu kayıt miktar fazlası olarak 100 dönüm miktarındaki bir bölümün de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı tarafa tercih hakkının hatırlatılması ve tapu kapsamında kalan yerler ile zilyetlikten edinilebilecek 100 dönümlük bölümün diğer taraflar adına, fazla kısmın ise ifrazı ile davacı Hazine adına tescile karar verilmesi gereğine değinildiği halde, bu miktardan fazla olacak şekilde 1.792.200 metrekare miktarına denk gelecek taşınmazların davalı taraf adına tesciline karar verilerek, hükmüne uyulan bozma ilamına aykırı karar verilmesinin ve belgesiz zilyetlikten 100 dönüm miktarındaki taşınmaz bölümünün neden sadece davalı ... adına tescile karar verildiğinin gerekçesinin açıklanmamış olmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamın uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 78 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 72 parsel sayılı taşınmazda (C) harfi ile gösterilen, 73 parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen ve 79 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısımlar ifraz edildikten sonra kalan yerlerin davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli köyü 66 parsel sayılı (40.750,00 m2), 67 parsel sayılı (15.500,00 m2), 68 parsel sayılı (170.750,00 m2), 69 parsel sayılı (2.119,00 m2), 70 parsel sayılı (7.300,00 m2), 71 parsel sayılı (29.750,00 m2), 74 parsel sayılı (28.000,00 m2), 75 parsel sayılı (84.500,00 m2), 76 parsel sayılı (183.875,00 m2), 77 parsel sayılı (21.125,00 m2) taşınmazlar ile 72 parselin (C) harfi ile gösterilen ve 73 nolu parselde (B) harfi ile gösterilen kısımlarının toplamı 10.560.000 pay kabul edilerek kayıt malikleri adlarına payları hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle tapuya tesciline, 79 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 100.000/260.600 hissesine tekabul eden 100.000,00 m2 yüzölçümündeki kısmının zilyetlik nedeniyle davalılardan ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine temsilcisi, davalı ...mirasçıları ... ve ................, ... vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine 05.04.2022 ve 03.05.2024 tarihli ek kararla, eksik ödenen gider avansının süresinde yatırılmamış olması nedeniyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve iş bu ek kararların ... ve ... ve ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle Dairemizce, adli yardım taleplerinin reddine ve harç eksikliğinin tamamlanması için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiş olup, geri çevirme kararı sonrası temyiz eden davalı ...mirasçısı ...'un temyiz harcını yatırdığı, davalı ... vekilinin ve davalı ...'un temyizden feragat ettiği anlaşılmıştır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; Bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davanın mahiyeti gereği Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ...mirasçıları ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin ortak murisi ...'un (........) ............'a vermiş olduklarını iddia ettikleri vekaletname ile yapılan satışın vekaletin kötüye kullanılmış olması nedeniyle iptal edildiğini, bu durumda murisleri adına olan payların miras payları oranında mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, tarafların iddia ve savunma haklarının ihlal edildiğini, hükmün gerekçesiz olduğunu, tarafların yokluğunda yapılan keşfin dikkate alınamayacağını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, müvekkillerinin temyiz kanun yolu harç ve giderlerini karşılayabilecek durumlarının olmadığını açıklayarak kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ...mirasçısı ... vekili, 05.04.2022 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme kararına karşı temyiz dilekçesinde; gider avansı tamamlanması için gönderilen muhtıranın usule uygun olmadığını, resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için gerekli giderlerin suç üstü ödeneğinden karşılanması gerektiğini, müvekkillerinin ortak murisi ... 'un (........) ................'a vermiş olduklarını iddia ettikleri vekaletname ile yapılan satışın vekaletin kötüye kullanılmış olması nediyle iptal edildiğini, bu durumda murisleri adına olan payların miras payları oranında mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, tarafların iddia ve savunma haklarının ihlal edildiğini, hükmün gerekçesiz olduğunu, tarafların yokluğunda yapılan keşfin dikkate alınamayacağını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını açıklayarak ek kararın kaldırılmasını ve esasa ilişkin hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428. maddesi, 438. maddesinin yedinci fıkrası ile 439. maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı Kanun ) 13. maddesi, 3. Değerlendirme 1. Davalı ... vekili ve davalı ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı ... vekili 05.04.2022 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme kararını, davalı ... ise 05.04.2022 ve 03.05.2024 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme kararlarını temyiz etmiş ise de, temyiz etmiş ise de, davalı ... vekilinin daha sonra verdiği 19.02.2025 e-imza tarihli dilekçesi ile davalı ...'un ise 18.02.2025 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiği banlaşılmakla, vaki feragatler nedeniyle davalı ... vekili ve davalı ...'un temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ... vekilinin 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli ek kararlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekmekte olup, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır. Dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesince eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede yatırılması için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıraların davalı ... vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen, temyiz harç ve giderlerinin davalı ... vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesinin, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli ek kararların anılan Kanun hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından, ek kararlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile söz konusu kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Hükmü temyiz eden dava dışı................'un temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un 65. maddesinde; "bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği", aynı Kanun'un 67. maddesinde ise, "müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı, müdahale dilekçesinin, davanın taraflarına tebliğ edileceği, mahkemenin gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet edeceği gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar vereceği" hükme bağlanmış olup, somut olayda yargılama sonucu verilen hükmü temyiz eden...........'un davaya müdahale talebi bulunmadığı gibi, adı geçenin kök murisi ..........'ün de davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu itibarla; hükmü temyiz eden dava dışı .........'un, davada taraf sıfatının bulunmadığı, temyize istemine konu kararla aleyhine hukuki bir durum yaratılmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararının mevcut olmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 4. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Kadastro Hâkimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli karar vermek zorundadır. Aksi hal, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. Ne var ki; dava konusu 71 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 29.250,00 m2 olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasının (1.B) bendinde "71 parsel sayılı (29.750,00 metrekare)" şeklinde hüküm kurulmuş olması hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlere neden olacak olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda (V.C.3.1) bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı ...'un; (V.C.3.3) bendinde açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden dava dışı ..............'un temyiz dilekçelerinin AYRI AYRI REDDİNE, Davalı ... vekilinin, İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2022 ve 03.05.2022 tarihli ek kararlarına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) bendinde açıklanan nedenlerle reddi ile söz konusu ek kararların ONANMASINA; Yukarıda (V.C.3.4.a) bendinde açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.4.b) bendinde açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1.B) bendinde yer alan "29.750,00" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "29.250,00" ifadesinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 870de0b6e156d47f deeaa24da32adc88 ... ...