8. Hukuk Dairesi 2025/1347 E. , 2025/3437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1897 E., 2024/2281 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E., 2021/628 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .......................... Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 7 parsel sayılı 2.306,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın 20 yıldan beri ...'in fiili kullanımında bulunduğu ve üzerinde bulunan 2 katlı kargir bina ve bu binanın 1. katının ...'e, 2. katının ise ...'a ait olduğu şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 21.02.2014 tarihinde Beykoz Belediye Başkanlığı adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiş, 07.10.2016 tarihinde ise yine aynı Kanun kapsamında satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 114 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 114 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ve müvekkili adına kayıtlı olan dava dışı 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müvekkili ve davalı ...'in müşterek murisi ...ten intikal ettiğini, 114 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu yerde üç eşit parça şeklinde üç kız kardeş olan müvekkili, davalı ... ve dava dışı ...nin fiili kullanımında bulunan arazisinin mevcut olduğunu, müvekkilinin murisi ...in vefat etmeden önce, fiilen üç parça kullanımdan oluşan arazi üzerine zemin + 2 katlı ve yaklaşık 400 m² oturumlu binanın mevcut olduğunu, binanın yapılmasında murisin ve davanın taraflarının müşterek katkılarının olduğunu, binanın 114 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların orta kesişim noktasına yapıldığını ancak kullanım kadastrosu sırasında bu binanın bulunduğu bölümün çekişmeli 114 ada 7 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini, murisin ölümünden sonra davalı tarafın binanın büyük bölümünü sahiplendiğini, müvekkilinin sadece 1 daire ve 1 küçük dükkanı kullandığını, davalı adına tapuda kayden intikal ettirilen 114 ada 7 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü başta olmak üzere hukuki ve filii duruma aykırı tesis edildiğini, tapu kaydının gerçek hak sahipliğini göstermediğini, binanın inşa edilmesinden sonra tüm beyanname ve vergilerin müvekkili adına düzenlendiğini, davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu belirterek, çekişmeli 114 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 114 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarda eşit olarak kalacak şekilde hatalı kaydın iptali ile ilgili bölümün müvekkili adına tescilini istemiştir. 3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; (2) numaralı bentte yazılı iddiaları tekrarlayarak, çekişmeli 114 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 114 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarda eşit olarak kalacak şekilde kötü niyetle ve hatalı oluşturulan kayıt sebebiyle oluşan zararın tespiti ile belirsiz alacak kapsamında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlardan olduğunu, 6292 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından proje alanı olarak ilan edilen alanda kaldığından, anılan kanun kapsamında Beykoz Belediye Başkanlığı'na satıldığını, Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından da davalı ...'e satıldığını, davanın öncelikle Beykoz Belediyesi Başkanlığına ihbar edilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü hususlarda müvekkili idarenin hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya konu taşınmaz üzerindeki binanın müvekkilinin eşi tarafından yapıldığını, kız kardeşinin mağdur olmaması için taşınmaz üzerindeki binada bir bölümünü müvekkilinin davacı tarafa kullandırdığını, bu durumdan faydalanan davacının binanın vergilerini ödediğini iddia ederek taşınmazı sahiplenmeye çalıştığını, satışı yapılarak mülkiyeti geçen 2/B kapsamındaki taşınmaz davalarında davanın usulden reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Dava dosyaları birleştirilerek, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "2/B vasfında iken 6292 sayılı Kanun kapsamında satışı yapılan taşınmazlara yönelik açılan tapu iptali ve tescil ile tazminat davalarının dinlenme olanağının bulunmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığına, davalıya ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil, tazmin istemli dava açılamayacağından mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlar tekrarlanarak devamla, her ne kadar 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın Beykoz Belediye Başkanlığına satışı nedeniyle Belediye adına tapu kaydı oluşmuş ise de, bu devrin 6292 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca yapıldığının anlaşıldığını, Hazine tarafından Belediye Başkanlığına yapılan bu mülkiyet devrinin, gerçek kişilere yapılan satış işlemi gibi düşünülemeyeceğinin açık olduğunu, birleşen davada çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali, olmadığı taktirde belirsiz alacak şeklinde tazminat talep edildiğini, talebin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tapu kaydına esas çalışmalarda müvekkili ile ilgili bir tespitin bulunmadığı gibi binanın tüm delile rağmen davalıya ait olduğu şeklinde fiili ve hukuki durumun gerçeğe aykırı olduğunu, devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tazminat istenilip istenilemeyeceği hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f644bdce00a98f88 ed60243dfe6e89c5