Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6864 E., 2025/4926 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6864 E., 2025/4926 K. (25.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6864
Karar No
2025/4926
Karar Tarihi
25.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/6864 E. , 2025/4926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/368 E., 2018/535 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan arazi kadastrosu sonucunda, 380 parsel sayılı 18.350 m² yüzölçümündeki taşınmaz, koru niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ve bu tespit itirazsız kesinleşmekle tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... vekili 05.06.1980 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkilleri olun davacıların müşterek murisi anneleri ... Kerimesi ... adına tapuda kayıtlı Mayıs 1928 tarihli ... köyü, cilt: 29, sıra: 32'de kayıtlı tarlanın, tapulama tespitinde her nasılsa Hazine adına 380 parsel olarak tespit ve tescil edildiğini, gerçekte Hazine ile alakası olmayan yerin Hazine adına tapulandığını ileri sürerek, 380 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına verasete göre tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil Orman İdaresi vekili 28.03.1994 tarihli müdahale dilekçesi ile; dava konusu olan taşınmazın devlet ormanı olduğunu belirterek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 26/d maddesi gereğince davaya katılmalarına ve karşı tarafın yere vaki müdahalesinin men'ine, devlet ormanı olan taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2011 tarihli ve 1980/243 Esas, 2011/286 Karar sayılı kararıyla verilen davanın kabulüne dair karar, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2013 tarihli ve 2013/6428 Esas, 2013/8409 Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede davanın devamı sırasında 03.03.1998 tarihinde askı ilanı yapılan orman kadastrosu bulunduğundan davanın sınırlandırmaya itiraz niteliğine dönüştüğü, 6831 sayılı Orman Kanun'un değişik 11. madde hükmü gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olacağı, davacılar tapu iptali ve tescil talep ettiklerinden, tapu iptali ve tescil davasının elde tutulup, orman tahdidine itiraz davası yönünden görevsizlik kararı vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu ..." gerekçesiyle, davalı Hazine ve katılan ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince, asıl dosya yönünden görevsizlik kararı verilerek bu dava yönünden dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, tapu iptali ve tescil istemi yönünden tefrik kararı verilerek bu dava eldeki esas sırasına kaydedilmiştir. İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ".. davaya konu olan taşınmazın tespit tarihine göre çok eski tarihlerden beri davacıların ve atalarının tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğu, zilyetlik ve kullanımlarının 20 yılın çok üzerinde olduğu, davacıların dayandığı tapu kaydı olan 1928 tarihli ve 32 sıra nolu tapu kaydı ile 1937 tarihli ve 100 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında bulundukları, tapu kaydının ve vergi kaydının sabit hudutlu olduğu, bu neden ile hudut itibarıyla dava konusu yeri kapsaması gerektiği, 3402 sayılı Kanun'un 13. maddesinin koşullarının oluştuğu vicdani kanaatine varıldığı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun son keşifte alınan üçlü bilirkişi raporunda ve önceki keşiflerde alınan orman mühendisi raporundan ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı, davaya konu taşınmazın dayanağı olarak belirtilen 1947 tarihli ve 177 sıra no.lu tapu kaydı ile bunun geldisi olan 1329 tarihli ve 1 no.lu tapu kaydı ile taşınmazın bir ilgisinin olmadığı, ... Kadastro Mahkemesinde görülen 2014/6 Esas ve 2015/9 Karar sayılı kararıyla dava konusu yerin orman olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, müdahil Orman İdaresinin davasının reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 10.10.2018 tarihinde kesinleştiği, dava konusu yerin orman ile bir ilgisinin olmadığının mahkeme kararı ile kesinleşmiş olduğundan asli müdahil Orman İdaresinin davasının reddine karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 380 parselin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile muris ...'ya ait veraset ilamındaki paylar oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahil Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik araştırma ile verildiğini, orman bilirkişi raporu ile ziraat bilirkişi raporunun birbirleri ile çeliştiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik araştırma ile verildiğini, dava konusu yerin hukuken ve fiilen orman olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil (eski tapu kaydına dayalı) istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; davacıların dayandıkları Mayıs 1928, ... köyü, cilt :29, sahife:5, sıra:32 no.lu tapu kaydının sınırlarının "Doğu: Yol, Batı: ..., Kuzey: ..., Güney: ... yolu” olduğu, 03.12.2009 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerce dayanılan tapu kaydının malikinin bilinmediği, miktarı itibarıyla dava konusu yere uymadığı, doğu ve güney istikametleri itibarıyla dava konusu yere uyduğu ancak batısında ve kuzeyinde görünen ...’i tanımadıklarını beyan ettikleri, bu itibarla; dinlenen mahalli bilirkişilerin batı ve kuzey sınırında okunan ...’i tanınmadıklarından tapu kaydının hudutlarını net olarak gösterememiş oldukları, doğu ve güney sınırında okunan “yol” hududunun ise her yere uyabilecek nitelikte olduğu, söz konusu kaydın dava konusu taşınmaza ait olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında; davacı tarafça vergi kaydına dayanılmıştır. Mahalli bilirkişilerce taşınmazın sürülmeyen yerlerinden ağaç kesip saya yapmak suretiyle istifade edildiği beyan edilmiştir. Yine, mahallinde yapılan 03.12.2009 tarihli keşif sonucu düzenlenen ziraat mühendisi bilirkişi raporunda da, dava konusu taşınmazın toprağının işlenmemiş olduğu ve tarım arazisi olarak kullanılmadığı, tarım arazi vasfında olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Buna göre; mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı tarafın taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı ve zilyetlik iddiasının ispatlanmadığı anlaşılmakta olup, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacıların dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı ve taşınmaz üzerinde davacıların ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin bulunmaması nedeniyle lehlerine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının da oluşmadığı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle kabul kararı verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4ae4247564f55fe2 a39536aad688b04e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı