Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6720 E., 2025/3306 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6720 E., 2025/3306 K. (24.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6720
Karar No
2025/3306
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/6720 E. , 2025/3306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/33 E., 2024/28 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Mardin ili ... ilçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 239 parsel sayılı ve 2.586,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 3 adet kargir ev, ahır bahçe ve arsa vasfıyla .., .. ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim şartları oluşmadığı halde kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespitinin yapılmış olduğunu iddia ederek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP Davalılardan ... ve ... vekilleri, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2018 tarihli ve 2016/33 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli ve 2018/855 Esas, 2018/891 Karar sayılı kararıyla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 13.01.2022 tarihli ve 2021/6414 Esas, 2022/242 Karar sayılı ilamıyla; "öncelikle çekişmeli taşınmazın 1979 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında hangi nedenle tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı; taşınmazlara komşu parsellerin tutanak ve varsa dayanağı belgeler ile dava konusu olmaları halinde ise dava dosyaları ilgili yerlerden getirtilmeli; ayrıca taşınmazın yerleşim alanı içerisinde kaldığının anlaşılmış olması nedeniyle, imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorsa imar planı kapsamına alınma ve planın onaylanma tarihi ilgili yerlerden sorularak belirlenmeli ve imar planının çekişmeli taşınmaza ilişkin kısmının onaylı bir örneği temin edilmeli; öte yandan çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli (özellikle 1992-2002 yılları aralığında) ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden yada taşınmazın tespit tarihinden önce kesinleşmiş imar palanı kapsamında kalmaları halinde imar planının onay/kesinleşme tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere ve taşınmaz imar ihyaya muhtaç yerlerden ise gerekli tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç ziraat mühendisi bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve varsa dayanak kayıtları ile denetlenmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, gerek dosya kapsamında bulunan gerekse de getirtilecek olan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aleti ile inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde hangi tarihte imar ihyaya başlandığı ve tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak hangi tarihten beri hangi tasarruflarla zilyet edildiğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, ağaçların hangi tarih itibariyle yaşının tespit edildiği açıkça belirtir rapor düzenlettirilmeli, bilirkişiden dava konusu taşınmazların konumunun hava ve uydu fotoğrafları üzerinde gösterilmesi ve yukarıda değinilen çelişkilerin üzerinde önemle durulması istenilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve rapor içeriğinde taşınmazların üzerinde bulunan ağaçların (bağların) cins, yaş ve dağılımlarının belirtilmesi istenilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı harita ve rapor düzenlemesi istenilmeli; taşınmazın evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde sadece ev (garaj, depo vb. yapı) yapma şeklinde gerçekleşen bir kullanımın imar- ihya ve ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Dava konusu taşınmazın öncesinde taşlık olarak tescil harici bırakılmış olması ve bu yerlerin imar ihya gerektiren yerlerden olması, imar ve ihyanın yapılmamış olması, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığının mahalli bilirkişilerin beyanları ve dosyadaki jeodezi ve ziraat bilirkişi raporlarıyla anlaşılması, daha önceden tarımsal amaçla kullanılmayan taşlık olarak tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde sadece ev-ahır yapmak ve çevresine ağaç dikmenin imar ihya sebebine dayanarak taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasını sağlamayacağı anlaşıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14-17 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim koşulları oluşmadığından davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan 3 adet kargir ev, ahır ve 16 adet nar, 3 adet incir, 8 adet asma, 2 adet badem ve 4 adet ceviz ağacının davalılara ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazları 20 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile kullanılarak; taşınmazlarda yapı inşa edilmiş olduğunu, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları uyarınca davalılar lehine 14 ve 17. maddeleri uyarınca imar ihya yolu ile kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 552784847aaa662b 7a9861a70cf64342

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı