Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4216 E., 2025/4688 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4216 E., 2025/4688 K. (18.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4216
Karar No
2025/4688
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4216 E. , 2025/4688 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3100 E., 2024/1561 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/138 E., 2022/146 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 190 ada 1 parsel sayılı 9.279,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 190 ada 1 parsel ile diğer bir kısım parsel numaralı taşınmazların ekteki krokilerde ölçümleri belirtilen toplam 42.272,64 m²'lik kısmının davacının yol inşaat ve emniyet sahası içerisinde kaldığını, bu kısımları da kısmen kapsar şekilde kadastro çalışmaları yapıldığını ve tespit tutanaklarının 13.04.2018 gününde 30 gün süreyle askıya çıkarıldığını, 190 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini, ancak kadastro çalışmalarına konu taşınmazların ... Mahallesi ... - ... - ... Devlet Yolu Güzergahında kalmakta olup, bu güzergahta söz konusu mahalleye isabet eden 4 adet kamulaştırma planı olduğunu, bu planlar için sırasıyla 21.11.1995 tarih ve 122 sayılı, 14.04.2011 tarih ve 162 sayılı, 10.10.2013 tarih ve 270 sayılı ve 07.05.2014 tarih ve 114 sayılı kamu yararı kararları alındığını, söz konusu taşınmazların kadastro tespitine ilişkin çalışmalarda yol inşaat ve emniyet sahasına isabet eden kısımlarla çakışmalar olduğunu, bu durumun İstanbul Kadastro Müdürlüğüne bildirildiğini, Kadastro Müdürlüğünün 12.04.2018 gün ve 1027975 sayılı cevabi yazısında mevcut yolun tescil harici yol olarak bırakıldığının bildirildiğini, ancak bu söylemin aksine ekli uydu fotoğraflarında da görüldüğü üzere, oluşturulan parsellerin yol ve yolun şevlerini kısmen içerisine aldığını, söz konusu taşınmazların kamunun kullanımına tahsis edilmiş ve özel mülkiyete konu olması mümkün olmayan taşınmazlar olduğunu, taşınmazların kamu yararı kararları doğrultusunda kamunun kullanımına tahsis edilen kısımlarının (toplam 42.272,64 m2) kısmen özel şahıslar adına tespitine ilişkin kadastro işlemlerinin iptali ile gerektiğini beyan ederek, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 118 ada 4 parsel, 189 ada, 2-3 parsel, 190 ada 1 parsel, 172 ada 192-194-195(BI.B2)-196-220 parsel sayılı taşınmazların kamu yararı kararları doğrultusunda kamunun kullanımına tahsis edilen kısımlarının kadastro tespit işlemlerinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevabında; davaya konu taşınmazların 6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ve anılan kanuna göre Hazine adına tescil edileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece (İstanbul Kadastro) Mahkemesince, 2018/100 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 25.02.2021 tarihli celsede dava konusu 190 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın tefrik edilerek mahkemenin işbu temyiz incelemesine konu esas sırasına kaydedilmiş ve yargılama bu dosya üzerinden yürütülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 190 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki tespitin iptaline ve taşınmazın ifrazına; 28.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1101,47 m²'lik kısmın yol olarak tescil harici bırakılarak haritasında gösterilmesine, 28.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 8.177,98 m²'lik kısmın 190 ada 1 parsel olarak ham toprak vasfında Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile yol içerisinde kalan alan bakımından tefrik ile yol olarak terkin kararı verilmişse de, toplanan delil, alınan rapor ve keşifte dinlenen bilirkişi beyanlarına göre, dosyadaki hava fotoğraflarının incelenmesinde kadastro tespit tarihi ve öncesinde dava konusu yerin yol olarak kullanıldığına dair bir delil bulunmadığı, kamulaştırma hattı içerisinde kalan kısmın evvelinin yol olduğuna dair bir bulgu ve delilin olmadığı, kadastro tespitinin kesinleşmesi sonrasında kamulaştırma ve tahsis işlemleri bakımından idari ve adli yöntemlere başvurulabileceği, taşımazın mülkiyeti bakımından yapılan çalışmanın kesinleşmesi ve malik belirlenmesi sonrasında tahsis - devir gibi işlemlerinin yapılabileceği değerlendirilmekle, tespit öncesinde yol olmayan yer bakımından yola terkine dair verilen kararın hatalı olduğu, yargılamada eksiklik bulunmadığı, delillerin toplandığı ancak İlk Derece Mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 190 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağındaki gibi tespit gibi tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan ...'nden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 311440a2cf2d264c 1b82ad8614c07e6c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı