8. Hukuk Dairesi 2024/2655 E. , 2025/4841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/521 E., 2024/64 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasında dolayı yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 5304 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinin ikinci fıkrasının (A) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, tapuda davalı adına kayıtlı olan eski ... köyü 869 parsel sayılı 811 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 27882 ada 6 parsel numarasıyla 790,11 m² yüzölçümünde ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tespit edilmiş 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre 09.06.2010 ilâ 08.07.2010 tarihleri arasında ilân edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu 07.07.2010 tarihli dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 27882 ada 6 parselin yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde kısmen orman tahdit sınırları içinde bırakıldığını belirterek, bu bölümün tespitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Çekişmeli parselin 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlıyken, ... Baş Mühendisliği tarafından 2924 sayılı Yasanın 11 ve 12. maddeleri gereğince, davalıya satılıp, Hazinenin temliki ile tapuya kaydedildiği, tekrar orman sınırları içinde kaldığı savıyla açılan davanın hukuki değer taşımayacağı, çekişmeli parselin yenileme kadastrosunun yapıldığı, bu çalışmanın teknik çalışmalar ile sınırlı olduğu, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı, yenilemede ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı, tapudaki maliklerin intikal ve ifraz işlemine tabi tutulmaksızın olduğu gibi tapu siciline aktarılacağı" gerekçesiyle verilen, davanın reddine ve dava konusu ... Köyü eski 869 parselin yeni 27882 ada 6 parsel sayısı ve 790,11 m² yüzölçümüyle tapu kütüğüne aktarılmasına, sınırının ve yüzölçümünün düzeltilmesine dair önceki hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.02.2012 tarihli ve 2012/955 Esas, 2012/1641 sayılı ilamıyla; "... Mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilip, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesiyle, 29.11.2006 gün ve 26361 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usûl ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının saptanması, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınması, yapılan çalışmaların kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulması, uygun yapıldığı saptanırsa, Orman Yönetiminin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi; dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddia edildiğinden, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi ...” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesince, bozma sonrası yargılama neticesinde önceki kararda direnilmesine karar verilmiş olup direnme kararı, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.2013 tarihli ve 2013/20-212 Esas, 2013/1425 sayılı ilamıyla; “... Dava dilekçesi içeriğinden, davacı İdarenin davasının yenileme kadastrosuna itiraza mı, yoksa mülkiyet iddiasına mı yönelik olduğu ya da her iki istemi de içerip içermediğinin açıkça anlaşılamadığı, öncelikle davacı ... İdaresi vekilinden, davanın sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca tespite itiraz mı; yoksa sadece mülkiyete ilişkin mi olduğu veya her iki istemi de birlikte içerip içermediği hususunun açıklattırılması, dava, sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemine itiraza ilişkin ise, Özel Daire bozma kararında değinildiği gibi, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davanın yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olması halinde, davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği, davanın hem mülkiyet iddiasına, hem de 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olması halinde ise; yenileme işlemine itiraz istemi yönünden, bozma kararında değinilen araştırmaların yapılarak karar verilmesi; mülkiyet iddiası yönünden ise görevsizlik kararı verilmesi...” gereğine değinilerek bozulmuştur. Kadastro Mahkemesince, Hukuk Genel Kurulu kararına uyulduktan sonra, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmanın kanun ve teknik ölçülere uygun olduğundan buna yönelik davanın reddine, dava konusu eski 869 parsel sayılı taşınmazın yeni 27882 ada 6 parsel sayısı ve uygulama tutanağı gibi tapuya tesciline, mülkiyete yönelik açılan davada 3402 sayılı Kanunun 25, 26 ve 27. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup bu karar, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 23.03.2015 tarihli ve 2014/8834 Esas, 2015/1881 Karar sayılı ilamıyla onanmakla tapu iptal ve tescil istemine yönelik dava Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Görevsizlik kararı uyarınca tapu iptali ve tescil istemli dava yönünden dosyanın gönderildiği İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Bilirkişi heyetinin 06/06/2016 tarihli raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 145,54m2 alandaki kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde Antalya Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında Orman sınır noktalarında ve orman sınır hatları ile kadastro ve imar parsellerinde tespit edilen teknik hataların düzeltilmesine yönelik çalışmalar yapılıp 08/09/2022 tarihinde ilan edildiği, bu çalışma sonucunda dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları dışında kaldığının bilirkişi heyetinin ek raporu ile belirlendiği, yapılan bu çalışmaya yönelik olarak orman idaresinin bir itiraz ve davasının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında 8 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 numaralı ekip tarafından yapılıp 14.05.1980 tarihinde, komisyon çalışmaları da 11.03.1981 tarihinde ilan edilerek, itirazsız yerlerde 14.05.1981, itirazlı yerlerde ise 11.03.1981 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun'un 2. madde çalışması, 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulaması, 2010 yılında yapılan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi çalışması, 2022 yılında 3402 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışması vardır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 2022 yılında yapılan düzeltme çalışmalarında orman sınırları dışında kaldığı ve bu çalışmaya Orman İdaresinin itirazı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde kaldığı, çekişmeli yerin bulunduğu bu alanda 1980 yılında 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. madde çalışması yapıldığı, bu çalışmada dava konusu taşınmazın tamamının mı yoksa bir kısmının mı Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı hususunun uyuşmazlık konusu olduğu, dava konusu 869 parselin (yeni 27882 ada 6 parsel) mülga 2924 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro sonucu oluştuğu ve 1999 yılında ... Başmühendisliği tarafından davalıya satıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlık, 1980 yılında yapılan 2. madde çalışmasında taşınmazın tamamının mı yoksa bir kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, diğer bir deyişle, kesinleşen orman sınırları içinde kalan kısmının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığından, İlk Derece Mahkemesince, anılan çalışma tutanaklarının zemine uygulanması ve mahalli bilirkişilerin yer göstermesiyle 2050-2051 OS noktalarının zeminde bulunup 1980'de çizilen hattın doğru bir şekilde tespit edilmesi, OS noktalarının zeminde bulunamaması durumunda ise 1980 yılında yapılan çalışmaya ilişkin ya aynı yıl ya da 1980 yılına en yakın tarihli hava fotoğrafı ile tutanaklardaki anlatımlardan yararlanılarak doğru orman sınır hattının belirlenmesi gerekirken, hükme esas alınan raporlarda sadece tahdit haritalarının çakıştırılması suretiyle sonuca gidildiği, eldeki dava devam ederken 2022'de yapılan düzeltme çalışmasının 1980 yılında yapılan çalışmaya uygun olup olmadığının da tartışılmadığı, yine orman sınır hattını ilgilendiren komşu parsellere ilişkin Orman İdaresince dava açılıp açılmadığının araştırılmadığı ve açılan dava var ise davaların kesinleşip kesinleşmediğinin de dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dosya arasında bulunan 1980 yılındaki 2. madde çalışma tutanakları ile 1980 yılı ya da o yıla en yakın hava fotoğrafı ve memleket haritası ilgili yerlerden getirtildikten sonra; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları (1980 yılı ya da o yıla en yakın) ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, aynı hat üzerinde dava açılmış parseller varsa bu parsellere ilişkin davaların kesinleşip kesinleşmediği de dikkate alınarak orman sınır bütünlüğünü bozmayacak şekilde, davası devam edenlerle ilgili gerekirse birleştirme yapılmak suretiyle toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2655 E., 2025/4841 K. (24.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2655
- Karar No
- 2025/4841
- Karar Tarihi
- 24.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1054 E., 2025/4838 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1056 E., 2025/4839 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4754 E., 2025/4840 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/214 E., 2025/4842 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4053 E., 2025/4844 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6298 E., 2025/4845 K. 24.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı