8. Hukuk Dairesi 2024/2478 E. , 2025/4087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/409 E., 2023/759 K. Taraflar arasında görülen kesinleşen orman sınırı içerisinde kaldığı iddasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ...................ilçesi ................. köyü sınırları içerisinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan arazi kadastro çalışmalarının tamamlanıp 09.06.2010 tarihinde ilan edildiği, ... köyünde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapıldığı ve ilan edilerek kesinleştiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon yapılarak 19.05.1987 tarihinde sonuçlandırılarak ilan edildiği, son olarak ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında orman sınır noktalarında teknik hataların düzeltilmesine yönelik yapılan çalışmaların 08.09.2022 ila 07.10.2022 tarihleri arasında ilan edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili (Antalya Kadastro Mahkemesine sunduğu) dava dilekçesinde; .............. ilçesi ... köyü sınırları içerisinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan arazi kadastro çalışmalarını tamamlayıp 09.06.2010 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, ... köyünde ilk orman tahdidi 3116 sayılı Kanuna göre 1946 yılında yapıldığını ve ilan edilerek kesinleştiğini, 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemlerinin 7 nolu orman kadastro komisyonuna bağlı 3 nolu ekip tarafından yapıldığını, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisine alındığını, söz konusu tespitin iptali ile taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Antalya Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 04.11.2020 tarih ve 2010/442 Esas 2010/181 Karar sayılı kararıyla; yenileme kadastrosunun teknik çalışmalarla sınırlı olduğu, bu nedenle yüz ölçümünde çok az miktarda mevcut olan farklılıklarda davacı ... idaresinin iddia ettiği gibi bu bölümlerin orman olarak ifrazının mümkün olmadığı, 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun doğrultusunda Kadastro Müdürlüğünün yaptığı işlemlerin hukuken geçerli olduğu, Orman İdaresinin Hazinenin temliki ile yapılan satışlar sonucu, davalının tapu kaydıyla malik olduğu, bu yerin sonra kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesine ilişkin talebin yasal ve hukuki bir dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; Orman İdaresinin çekişmeli taşınmazın yenilemeden önceki haliyle kısmen yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman tahdit içinde kaldığı, bu bölümün tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istediğine ve dava dilekçesi aynı zamanda mülkiyete ilişkin bir istem içerdiğine göre, mülkiyete ve tasarrufa ilişkin bu davada genel mahkemenin görevli olduğu, ancak, dava aynı zamanda 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapılan teknik çalışmaya itiraz niteliği taşıdığından, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı yöntemince araştırılması ve bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi için kararın bozulmasına karar verilmiştir. Antalya Kadastro Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; 08.05.2012 tarihli ve 2012/85 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/5. maddesi gereğince aynı nitelikte Mahkemelerinin 2010/1525 Esas, 2011/752 Karar sayılı 31.05.2011 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 26.03.2012 tarihli ve 2012/4561 Karar sayılı ilamıyla onandığı, onama ilamının gerekçesinin 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraza ilişkin olduğu, dava konusu taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken Or-Köy başmühendisliği tarafından 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun'un 11. ve 12. maddeleri gereğince davalıya satılıp Hazinenin temliki ile tapuya kaydedildiği tekrar orman sınırları içinde kaldığı savıyla açılan davanın hukuki değer taşıyamayacağı çekişmeli parselin yenileme kadastrosunun yapıldığı bu çalışmanın teknik çalışmalar ile sınırlı olduğu, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı yenilemede ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı, tapudaki maliklerin intikal ve ifraz işlemine tabi tutulmaksızın olduğu gibi tapu siciline aktarılacağı gerekçesiyle mahkememizin verdiği karar ile bu kararın ve gerekçenin örtüştüğü bu durumlar dikkate alınarak Yargıtay ilamındaki gerekçe ve dosya ile bu dosyanın gerekçesinin yeniden değerlendirilmesine, bundan sonra bozma ilamı doğrultusunda Mahkemece kararlarında direnilmesine, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.12.2012 tarihli ve 2012/20-954 Esas, 2012/1071 Karar sayılı ilamıyla; "dava dilekçesi içeriğinden istemin hangi konuya ilişkin olduğu açıkça anlaşılamadığından, İlk Derece Mahkemesince öncelikle davacı ... İdaresi vekilinden, davasının sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca tespite itiraz mı; yoksa sadece mülkiyete ilişkin mi olduğu veya her iki istemi de birlikte içerip içermediği hususunun açıklattırılması, bunun sonucu olarak şu üç ihtimalin karşımıza çıkacağı; 1- Dava, sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemine itiraza ilişkin ise, Özel Daire bozma ilamında değinildiği gibi, yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Yerel Mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesiyle, 26.11.2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, yapılan çalışmaların kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıkları giderecek şekilde hüküm kurulmalı, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa, Orman İdaresinin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi gerektiği, 2- Orman İdaresinin davasının yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olması halinde; 3402 sayılı Kanun’un Kadastro Mahkemesinin genel olarak görevini düzenleyen 25. maddesi; zaman bakımından görev ve yetkisini düzenleyen 27. maddesi uyarınca, mülkiyete yönelik davaya bakmaya Kadastro Mahkemesinin görevli olmaması ve davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine; Yerel Mahkeme kararında olduğu gibi tutanakların da tapu kütüğüne aynen aktarılmasına karar verilmesi, 3- Davanın hem mülkiyet iddiasına, hem de 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olması halinde ise; yenileme işlemine itiraz istemi yönünden, bozma ilamında ve yukarıda 1 no.lu bentte değinilen araştırmalar yapılarak, anılan bentte belirtilen şekilde karar verilmesi; mülkiyet iddiası yönünden ise 2 no.lu bentte değinilen şekilde karar verilmesi gerektiği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına bozma ilamındaki ve ilave edilen gerekçelerle uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan" direnme kararının bozulmasına karar verilmesi sonrasında; Antalya Kadastro Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/62 Esas, 2013/230 Karar sayılı kararıyla; 3402 sayılı Kanun'un 22/a uygulaması, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda doğru olduğu kanuna ve teknik ölçülere uygun olduğundan bu konudaki orman idaresinin talep ve davasının reddine, Antalya ili ilçesi ... ............mevki eski 716 parsel yeni 27927 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 2.338,77 metrekare olarak tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, dava konusu taşınmazın sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine Orman İdaresinin davasının dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan Devlet ormanı olduğu iddia edildiğinden bu davada mahkemenin görevli olmadığı gözetilerek tasarrufa ilişkin bu dava yönünden 3402 sayılı Kanun'un 25. 26 ve 27. maddeleri uyarınca görevsiz olduğundan mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, karar 12.08.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği görevli ve yetkili, Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli ve 2013/409 Esas, 2023/759 Karar sayılı kararıyla; dava konusu edilen alanın orman sınırları içerisinde kalmadığı tespit edilmiş olmakla; dava konusu alanın orman sınırları dışında kaldığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! beec1ce64e713f9b a6656171247ef4b5
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2478 E., 2025/4087 K. (26.05.2025) – Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2478
- Karar No
- 2025/4087
- Karar Tarihi
- 26.05.2025
- Konu
- Tescil, Çek
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5342 E., 2025/4079 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2180 E., 2025/4080 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1082 E., 2025/4116 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3787 E., 2025/4088 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3554 E., 2025/4089 K. 26.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3736 E., 2025/4090 K. 26.05.2025