8. Hukuk Dairesi 2024/1187 E. , 2025/2556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1739 E., 2023/1851 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E., 2022/422 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacı ...'in ..'da kurulu .. .. Valisi ve .... Vakfının tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacı ...'in (..) Mahkememizin 1993/877 Esas, 1994/412 Karar sayılı, 22.06.1994 tarihli kararıyla; mülhak ... Vakfından gelir fazlasına hak kazanan evlatlardan olduğunun tespitine karar verildiği, vakfın galle fazlası almaya hak kazanan evlat listesinde davacının da yer aldığı, eldeki davada davacı vekilinin davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitini talep ettiği, dava konusu alanda uzman bilirkişinin sunduğu raporda davacı ...’in dava konusu ... Vakfının tevliyetine ehil vakıf evladı olarak tespit edilmesinde vakfiye koşulları dikkate alındığında herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığının belirtildiği, vakfın tevliyetine ehil oldukları savıyla dava açan vakfın erkek evlatları ararsında batın tertibi yapılmasının şart olduğu belirtilmiş ise de Mahkememizdeki davanın ve talebin sadece tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin olduğu, vakfiyedeki batın şartı hususunun davalı ... Genel Müdürlüğünce, İdari işlemlerde dikkate alınması gereken bir husus olduğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının "... Vakfı'nın (.. .. .. . Vakfı - .. Valisi ve .. .... Ağa Vakfı) tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine" karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının vakfın ilamlı kız evladı olduğu ve vakfiyede kız evlat için batın şartının aranmadığı dikkate alındığında, davanın kabulü sonuç itibariyle doğru olduğu, davacı yönünden vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesine göre, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek tevliyetin öncelikle batın şartı ile erkek evladın en büyük ve en olgununa, erkek evlad yok ise en olgun kız evlada şart kılındığını, erkek evlatlar tarafından tevliyet için dört ayrı dava açıldığı ve ikisinin kabul ile sonuçlandığını ve dosyaların henüz derdest olduğunu, dolayısı ile vakfın yaşayan erkek evladının bulunması nedeni ile kız evlada tevliyet görevinin verilemeyeceğinin açık olduğunu, arz edilen ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesine göre mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından yönetilen vakıflardır. Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti mahkemeye, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 6. maddesi gereğince atama (tevcih) ise davalı İdareye ait bir görevdir. Tevliyeti evlada şart kılınan vakıflarda tevliyete ehil olunduğunun tespiti için açılan davada, öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde tevliyet için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu .... Vakfı'nın ilki 1132 H/1720 M.tarihli, sonuncusu ise 1186 H./1773 M.tarihli olmak üzere toplam on bir adet vakfiye ile zeyl vakfiyesi bulunduğu, tevliyete dair sadece Gurre-i Cemâziye'l-evvel 1132 H./ 10 Mart 1720 M.tarihli vakfiye ile 17 Şevval 1136 H./ 07 Eylül 1724 M.tarihli vakfiyelerde hüküm olduğu, Gurre-i Cemâziye'l-evvel 1132 H./ 10 Mart 1720 M.tarihli vakfiyede; "...vakf-ı mezkûrumun tevliyeti evvelâ kendime ve ba'de zâlik evlâdımın ve evlâd-ı evlâdımın ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdının batnen ba'de batnin ve fer'angıbbe asl erşedine meşruta olup..." şeklinde iken 17 Şevval 1136 H./ 07 Eylül 1724 M.tarihli dosya kapsamındaki vakfiye örneğinin 5 ve 6. sayfalarında; "...tevliyet-i mezbûre mûmâ-ileyh İsmail Efendi'ye meşrûta olup ândan sonra tevliyet-i mezbûre aslah-ı zükûr-ı evlâdıma ve aslah-ı zükûr-ı evlâd-ı evlâd-ı evlâdıma meşrûta olup zükûrdan aslah bulunmadığı sûrette evlâd-ı inâsımın aslahı mütevelliye ola..." vakfiyenin devamı 7. sayfada ise; "...tevliyet-i mezbûreyi mûmâ-ileyh İsmail Efendi'ye şartımdan rücû' idüp şöyle şart eyledim ki; Vakf-ı mezbûre mâdem ki lâbis-i libâs-ı hayat oldım kendim mütevelli olup benden sonra evlâdımın ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdımın batnen ba'de batnin zükûrunun aslah ve erşedi mütevelli olup aslah-ı zükûr bulunmaz ise aslah-ı evlâd-ı inâs mütevelli ola..." denilerek tevliyet ilk önce ..'ye şart kılınmış sonra erkek evladın aslahına, bulunmazsa kız evladın aslahına şart kılınmış iken vakfiyenin devamında bu şarttan dönülmüş ve tevliyet ilk önce batın şartı (ön kuşakta sağ vakıf evladı varsa sonraki kuşakta bulunan evladın hak sahibi olmaması kuralı) ile erkek evladın aslahına, erkek evladın aslahı bulunmaz ise kız evladın aslahına şart kılındığı anlaşılmıştır. Buna göre, tevliyet ilk önce batın şartı ile erkek evladın aslahına şart kılınmış olup, eğer erkek evladın aslahı bulunmaz ise ikincil olarak kız evladın aslahına şart kılındığı yani erkek evladın aslahı bulunduğu müddetçe kız evladın mütevelliye olamayacağı açık olup Mahkemece, öncelikle davalı vekilinin temyiz dilekçesinde bildirdiği erkek evlatlar tarafından açılan (... tarafından açılan Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/164 Esas sayılı dava dosyası, .. .. tarafından açılan Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/556 Esas sayılı dava dosyası, .. .. .. tarafından açılan Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/398 Esas sayılı dava dosyası ile .. .. tarafından açılan Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/221 Esas sayılı dava dosyası) davaların akıbeti araştırılıp, başkaca erkek evlat tarafından tevliyet için dava açılıp açılmadığı da araştırılarak işbu davaların sonucunun beklenmesi, daha sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f1053dcb8a27c975 3e4931399ebd344b
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1187 E., 2025/2556 K. (25.03.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1187
- Karar No
- 2025/2556
- Karar Tarihi
- 25.03.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/642 E., 2025/2567 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1089 E., 2025/2565 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/928 E., 2025/2555 K. 25.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1588 E., 2025/2396 K. 24.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1521 E., 2025/2397 K. 24.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4997 E., 2025/2404 K. 24.03.2025