8. Hukuk Dairesi 2024/1128 E. , 2025/3658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1142 E., 2023/1171 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/556 E., 2022/109 K. Taraflar arasında görülen orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararına karşı davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuş, ...Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını ayrı ayrı temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli ...ili ... ilçesi ...köyü 1935 parsel sayılı 13500 metrekera yüz ölçümünde taşınmaz, 06.10.1986 tarihinde senetsizden şahıs adına tarla vasfında tespit ve tescil edilmiş, itiraz üzerine ... Kadastro Mahkemesinin 1995/36 Esas 1996/176 Karar sayılı ilamının Yargıtay kararı ile onanması sonrasında 27.10.1998 tarihinde kesinleşmiş olduğu, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 22/a uygulaması ile, ...ili ... ilçesi ...Mahallesi 195 ada 181 parsel sayılı 13522,13 metrekare yüz ölçümünde tarla vasfındaki taşınmaz 05.09.2013 tarihinde tapu kütüğündeki kişi adına tarla vasfında tespit ve tescil edilmekle 03.12.2013 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, ...ili ... ilçesi ...Mahallesi 195 ada 181 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman iken kadastro işlemi sırasında davalı adına tespit gördüğünü ve kesinleşerek kapu kaydının oluşturulduğunu, Devlet ormanlarının özel mülkiyetinin devronulamayacağını, Devletin hüküm ve koruması altında olduğunu, orman alanların özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptalini ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini, asli müdahil Orman İdaresi müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatının ve halen orman sayılan yerlerden olduğu halde kadastro tespiti sırasında davalılar adına tespit gördüğünü ve kesinleşerek tapu kaydının oluşturulduğunu, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını, zamanaşımı ile mülk edinilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, orman olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taşınmazların evveliyatının orman sınırları dışında kaldığı, orman sayılan yerlerden olmadığı, taşınmazın imar ve ihyasının en az 50 yıl önce tamamlandığı ve dava konusu taşınmazın orman vasfını haiz olmadığı, Kültür Tarımı (dikili-kuru tarım) yapılan arazilerden olduğu anlaşıldığından davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, orman araştırması yapılması için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın tapuda 13.522,13 metrekare yüz ölçümü ve tarla vasfı ile davalı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın tesis kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına tespit ve tescil edildiği, orman yüksek mühendisi, jeodezi mühendisi, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmın uzun yıllardır ekilip dikilen bir kültür arazisi olduğu, bu nedenle özel mülkiyete tabii yerlerden olabileceği, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların ise fiili durumu, toprak yapısı ve bitki örtüsünün durumu, memleket haritaları, uydu görüntülerine göre evveliyatının orman vasfını taşıdığı, taşınmazın tamamının özel mülkiyete konu olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ...ili ... ilçesi ...Mahallesi 195 ada 181 parsel sayılı taşınmazın 18.11.2021 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunun eki krokide (B) harfi ile gösterilen 1.167,89 metrekarelik kısım ile (C) harfi ile gösterilen 347,54 metrekarelik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinafa konu alan olan (A) bölümünün eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları ile amenajman planı da dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda eğiminin % 5-6 olup halen muz tarımı yapıldığı, doğu kısmında 2 adet yaşlı ceviz ağacı bulunduğu, kuzey-batı kısmında çok eski yapılmış toprak altında kalmış kuru taş duvarlar bulunduğu, zemin özellikleri ve hava-uydu fotoğraflarına göre önceleri kuru tarım yapılan yerlerden iken daha sonra zeytin tarımı yapıldığı, su imkanlarının bulunmasıyla birlikte 15-16 yıl önce muz tarımına yani sulu tarıma geçildiği, doğal eğimi % 25-30 iken krizma yapılıp tefsiye edilip teraslanıp meyilinin düşürüldüğü ve tarımsal üretim yapmak için uygun hale getirildiği, önceleri çalılık ve taşlık iken temizlendiği, emek ve para sarfedilerek imar ve ihya edildiği, tarımsal üretim yapılmaya başlandığı, zilyetliğin 1958 yılında başlayıp imar ve ihyasının 35-40 yıl önce tamamlandığı, kadim tarım arazisi olduğu, orman sayılmayan ve özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu belirlenerek bu kısım hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1128 E., 2025/3658 K. (05.12.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1128
- Karar No
- 2025/3658
- Karar Tarihi
- 05.12.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar ara