8. Hukuk Dairesi 2023/6224 E. , 2025/2646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2981 E., 2023/2467 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/59 E., 2022/388 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1977 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu edilen yer 541 parsel sınırları içinde tespit edilmiş ise de, Hazine tarafından miktar fazlasına dayalı olarak açılan tespite itiraz davası sonucu Çatalca 1. Tapulama Hakimliğinin 1983/929 Esas, 1986/272 Karar sayılı kararıyla; davaya konu 5324 mekrekarelik kısmın tapulama dışı bırakılmasına (işbu davada talep edilen kısım), 3676 mekrekarelik kısmının 1/3 pay oranında ... oğlu ...ve ... kızı ... ... ve ... oğlu ... ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, verilen kararın münderecattan geçerek 03.06.1991 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin 1868 parsel numarasıyla 5324 metrekare yüzölçümüyle mera vasfıyla tapuda kayıtlı olup tesis sebebi-tarih ve yevmiye bölümünde "Kadastro tespiti, davalı veya komisyonda itirazlı yerlerin tescili 03.02.1992-584" ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, Bağlar mevkiine kain 540 parselin batısı-kuzeybatısı ve 541 parselin kuzeyinde yer alan ve kadastro sırasında tespit-tescil harici bırakılmış olan yaklaşık 5.000 metrekare miktarındaki yeri en az otuz yıldan bu yana zilyed olarak kullandığını, dava konusu yeri imar ve ihya edilmek suretiyle otuz yılı aşkın bir süredir çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla müvekkil tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, dava konusu yerin ormanla ilgisi bulunmayıp imar dışında olduğunu, müvekkil adına tapuya tesciline karar verilmesine talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 2015/38 Esas, 2016/381 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2017 tarihli ve 2017/205 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğundan ve ... davaya dahil edilmediğinden taraf teşkili sağlanarak yeniden yapılacak inceleme ve araştırmaya göre karar verilmesi için hükmün kaldırılarak dosyanın iadesine karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...bilirkişi krokisinde (A) ve (C) harfi ile gösterilen kısımlarda imar ve ihyanın tamamlanmadığı, (B) harfi ile gösterilen kısımda imar ihyanın tamamlanmış olduğu, tapulama dışında bırakılan yerlerin tescili için imar ihya tarihinden itibaren 20 yıllık zamanaşımı süresinin başlayacağı, bu sebeple davacının (A) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlere ilişkin tescil şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile harita mühendisi 26.05.2021 havale tarihli rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 1.260,23 metrekarelik kısmın davacı ... tapuya kayıt ve tesciline, harita mühendisi 26.05.2021 havale tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 905,44 metrekarelik kısmın tarla vasfı ile (C) harfi ile gösterilen 723,71 metrekarelik kısmın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "taşınmazın 29.07.1980 tasdikli tarihli İstanbul metropoliten nazım imar planı kapsamında bulunduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17 nci maddesine göre il ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda imar ve ihya suretiyle zilyetlikten iktisabın mümkün olmadığı, bu sebeple taşınmazın imar planına alındığı tarihe kadar zilyetliğe değer verilebileceği, dava konusu taşınmazın ise Mahkeme kararı ile tescil harici bırakılmasına dair hükmün kesinleştiği 03.06.1991 tarihinde 29.07.1980 tasdikli tarihli nazım imar planı kapsamında bulunduğu, davacının taşınmazın nazım imar planına alındığı tarihe kadar herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığı gibi, tescil harici bırakma işleminden sonraki zilyetliğine taşınmazın imar planında bulunması nedeniyle itibar edilemeyeceği, taşınmazın zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından Mahkemece (B) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın da reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/59 Esas ve 2022/388 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davanın reddine, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 26.05.2021 havale tarihli rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 1.260,23 metrekarelik kısım ile (C) harfi ile gösterilen 723,71 metrekarelik kısmın son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 26.05.2021 havale tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 905,44 metrekarelik kısmın son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel numarası altında tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 26.05.2021 havale tarihli rapor ve krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; işbu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 84389f6b8ca3d99b 0a274d6feadff8e0
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6224 E., 2025/2646 K. (07.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6224
- Karar No
- 2025/2646
- Karar Tarihi
- 07.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6175 E., 2025/2642 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5874 E., 2025/2643 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6176 E., 2025/2645 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5450 E., 2025/2647 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5915 E., 2025/2648 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6012 E., 2025/2649 K. 07.04.2025