8. Hukuk Dairesi 2023/5353 E. , 2025/1830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1578 E., 2023/577 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/27 E., 2021/18 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Batman ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) ek 5 inci maddesi hükümlerine göre yapılıp 05.08.2016 - 05.09.2016 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili; Batman ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kalan ve dava dilekçesine ekli krokide koordinatları belirtilen dava konusu 65.851,18 m²'lik taşınmazın uzun yıllardan beri davacı ve öncesinde de murisi tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, taşınmazın orman olduğuna dair yapılan kadastro tespitinin iptali gerektiğini iddia ederek dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan Devlet ormanı vasfında olan taşınmazlardan olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın ormanlık alan içinde kaldığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, İdare tarafından tutulan tutanaklara göre de taşınmazın uzun süredir kullanıma konu olmadığının anlaşıldığını, taşınmazın ormanlık alan ile bütünlük oluşturduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içerisinde yer alan dava konusu yerlerin sınırlarının belirgin olduğu, imar ihyaya müsait bir alan olmadığı, üzerinde çürümüş bitki kalıntılarının bulunduğu, ancak bu kalıntılardan daha eski ağaç köklerinin bulunduğu, ziraat ve jeodezi bilirkişilerinin raporları birlikte değerlendirildiğinde taşınmaz üzerinde önceden tarımsal faaliyet yürütülmüşse de orman bilirkişisi raporuna göre alanın ormandan açma yap��larak elde edildiği, hava fotoğraflarına ilişkin jeodezi bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmeye göre taşınmazın bir kısmında kullanım amaçlı muhafazasında emek sarfiyatının olduğunun tespit edilmesine rağmen yine aynı raporda 1984 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarına göre dava konusu yerde herhangi bir kullanım olmadığının tespit edildiği, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine göre en az 20 yıl, çekişmesiz ve fasılasız zilyetlik şartının arandığı, taşınmazın evveliyatında orman arazisi olduğunun hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planı üzerinde yapılan değerlendirmeden de anlaşıldığı, daha önce yapılan kadastro tespitinin ... adına yapılması ve taşınmazın orman vasfıyla değerlendirilmesi hususları ile birlikte orman topraklarının bütünlük arz etmesi gereği de dikkate alınarak davacı tarafın iddialarında haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine; fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen Batman ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve dava konusu edilen yerlerin orman vasfı ile aynı parsel numarası ile ... adına tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu yapılan ve 26.04.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin; orman bilirkişi raporundan ormandan açma olduğu, orman aleyhine daralmaya sebebiyet verecek bir durum arzettiği, netice itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında, orman niteliğindeki taşınmaz özel mülkiyete konu olamayacağından, neticede davanın reddi hususunda Mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu anlaşıldığından; davacı vekilinin bu yöne (esasa) ilişkin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, ne var ki kadastro tespitine itiraz davasında dava konusu taşınmazın tutanak aslının dosya arasında yer alması ve davanın reddi halinde "davanın reddine ve dava konusu ... taşınmazın tespit gibi tesciline" hükmedilmesi gerekli ve yeterli iken tutanak aslı kapsamda bulunmayan dosyada infazda tereddüt oluşmasına neden olacak şekilde "fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen Batman ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve dava konusu edilen yerlerin orman vasfı ile aynı parsel numarası ile Hazine adına tespit gibi tapuya tesciline" dair kurulan hükümle yeniden fakat mükerrer sicil oluşumuna ve infazda tereddüte sebep olabilecek şekilde yeni tescil hükmü oluşturulması, davacının isminin hüküm bendine eksik yazılması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2 maddesinde bulunan "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme uyarınca; davanın reddi halinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, belirtilen hususun da gözden kaçırılması suretiyle hükümde davalılar lehine 2 ayrı avukatlık ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz olduğundan ve bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; istinaf eden ve istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme sonucunda sair hususlar aynı kalmak kaydıyla eldeki dosyanın, tutanak aslının içinde bulunduğu dosyaya eklenmesi gerektiği bildirilmek suretiyle ve yeniden tespit gibi tescil hükmü kurulmaksızın- İlk Derece Mahkemesinin kararının bu yönlerden kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı ...'in dava konusu Batman ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve 26.04.2021 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A), (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin davasının reddine karar verilmiş ve işbu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca Kadastro Hâkimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olup, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken kararın infazında tereddüte neden olacak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinin sonuna "taşınmazın tespit gibi tesciline" cümlesinin yazılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7cb3aae9c97bd5cf 615664aaba8f6f74
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5353 E., 2025/1830 K. (06.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5353
- Karar No
- 2025/1830
- Karar Tarihi
- 06.03.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5593 E., 2025/1855 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6183 E., 2025/1857 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1018 E., 2025/1860 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5354 E., 2025/1831 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5356 E., 2025/1832 K. 06.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5360 E., 2025/1833 K. 06.03.2025