Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4772 E., 2025/2532 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4772 E., 2025/2532 K. (25.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4772
Karar No
2025/2532
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/4772 E. , 2025/2532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1017 E., 2021/1447 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/24 E., 2018/18 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili özetle; davacının maliki olduğu Sivas ili Merkez ... köyünde kain 568 parsel sayılı taşınmazın 1.063,44 m²'lik kısmının tel örgü ile çevrilerek işgal edildiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 2011/638 Esas numarasına kaydı yapılmış olan dosyada yargılama devam ederken kadastro yenileme çalışmaları sonucu dava konusu taşınmazlar 118 ada 54 ve 57 parsel olarak tespit gördükleri ve Sivas Kadastro Müdürlüğünce 12.08.2014 havale tarihli yazısıyla taşınmazlardaki husumetin çözülmesi, malik ve yüzölçümlerinin belirlenmesi için ihbarda Mahkemeye bulunulduğundan, Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 2014/81 sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası 2014/35 Esas numarasına sırasına kaydı yapıldıktan sonra arasında hukuki ve fiili irtibat sebebiyle eldeki 2014/24 Esas sayılı dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "... Fen bilirkişisi ile Jeodezi ve Fotoğrametri mühendisi bilirkişi ... ...'nun 01/03/2018 tarihli ek raporları ile keşifte dinlenen tanık, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları dikkate alındığında; davacıya ait 118 ada 57 parsel ile davalıya ait 118 ada 54 parselin eskiden bir bütün iken tesis kadastrosu ve kamulaştırma çalışmaları neticesin de ifrazen oluştukları, tarafların hali hazırda kullandıkları yerlerin eskiden bu yana değişmeden aynı şekilde kullanıldığı, ancak kadastro tesis çalışmalarında bu yerlerde kayma olduğu, 561,25 m2 lik bir alanın 118 ada 57 parsel ile bir bütün ve davacı tarafça halen kullanımı devam eder iken, 118 ada 54 parsele dahil edildiği, bu kısmın 54 parselden ifraz edilerek 57 parsele eklenmesi gerektiği, diğer iddia edilen yerlere ilişkin kullanım durumunda farklılık bulunmadığı, ..’’ gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 01.03.2018 tarihli müşterek bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen 561,25 m²'lik yerin dava konusu 118 ada 54 parselden ifrazı ile dava konusu olan ve davacı adına yazılan 118 ada 57 parsele katılmasına, ifrazdan kalan 18.670,49 m²'lik yerin 118 ada 54 parsel sayılı taşınmaza, aynı vasıfla tespit gibi tesciline, dava konusu 118 ada 57 parselde gösterilen tespitin iptali ile (A) harfi ile gösterilen 561,25 m²'lik yer eklendikten sonra oluşan 8.581,40 m² taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8dec9e3eaf7f884f 127c84d8c8202ab0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı