Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/4122 E., 2025/4353 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4122 E., 2025/4353 K. (02.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4122
Karar No
2025/4353
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/4122 E. , 2025/4353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2012/662 E., 2021/174 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili, davalılardan ... ile temyiz talebi ek kararla reddedilen davalılardan ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ... vekili ile davalılardan ... ve müşterekleri vekilini temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında; ... köyü ... mevki 949 ve 950 parsel sayılı sırasıyla 27 hektar 3125 m² ve 14 hektar 3188 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğiyle edinme sebebinde 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içindeyken, orman niteliğini yitirmesi, toprak ve su rejimine zarar vermemesi nedeniyle 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. madde uygulamasıyla P.XVI olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yazılmak suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 949 PARSELE İLİŞKİN DAVALAR: Tapulama komisyonunca itirazları reddedilen; 1. ... mirasçıları ... ve arkadaşları 18.01.1983 tarihli dilekçeleriyle, ... köyü ... mevkinde bulunan D: ... tarlası, Kuzeyi Şose ve Köküklük, Güneyi ... ve ... tarlaları ile çevrili, Aralık 1960 tarih ve 8, 9 Ağustos 1949 tarih ve 10 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki bir birine bitişik dört parça taşınmazın murisleri ... adına kayıtlı olduğunu, bunun ölümü ile sağ kalan eşi ... ve davacı çocuklarına intikal ettiği, ... ‘ün payını 25.06.1978 tarihinde adi senetle sattığını, 40 yıllık aşılı zeytinler ve 70 yaşında armut ağaçları bulunan verimli tarım alanı niteliğindeki taşınmazın kadastroda 13000 m² olarak adlarına tesbit edildiğini, diğer bölümünün ise Hazine adına tesbit edildiğini, Hazine adına yapılan bu tesbitin iptalini ve adlarına tescilini, 2. ... 19.01.1983 tarihli dilekçe ile, 949 sayılı parselin krokisinde (B8 ) ile gösterilen 20 dönümlük bölümünü ...’dan 1960 yılında satın aldığını, onun da ... ... satın aldığını, ... ... de ... ... geldiğini, o tarihten beri zilyet ettiğini, dayandıkları tapu kaydının çok eski tarihli olduğunu, taşınmazın adına tescilini, 3. ... 07.01.1983 tarihli dilekçesiyle, ... 25.12.1996 tarihinde ölmekle mirasçıları ... ve paydaşları 949 sayılı parselin 15 dönüm yüzölçümündeki bölümünün muris Halilin babası ...’dan kaldığını, 1946 yılından beri zilyet edildiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini, 4. ... 18.01.1983 tarihli dilekçesiyle(... 02.11.1986 tarihinde Ölmekle mirasçıları ... ve aynı idiayı tekrar ederek davaya devam etmiştir), Hazine adına tespit edilen 949 sayılı parselin birisi 10000 m², birisi de 30000 m² olmak üzere iki bölümünün Kasım 1978 gün 1 ve Aralık 1960 tarih ve 40 sıra numaralı tapu kayıtları ile kendisine ait olduğunu, adına tapuya tescilini, 5. ... ve paydaşları 18.01.1983 tarihli dilekçeleriyle, ... köyü ... mevkide bulunan D: ..., B: ... varisleri Kuzeyi ... Güneyi Yol ve yine doğudan kısmen ... arazisi ile çevrili taşınmazların Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.1958 gün ve 1957/644-1958/318 sayılı kararı ile orman sınırları dışında bırakılıp, murislerine teslim edildiğini, içinde armut ve zeytin ağaçları bulunduğu adlarına tapuya tescilini, 6. ... 07.11.1983 tarihli dilekçesiyle, 949 parsel içindeki 125 metrekare bölümün zilyetlikle adına tescilini, 7. ... 06.01.1983 tarihli dilekçesiyle 949 parsel içindeki, Kasım 1957 tarih ve 73, Kasım 1968 tarih ve 24 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında bulunan bölümün 1/ 2 payının kendisine, diğer 1/2 payın ise ... ve ...’e ait olduğunu, en az 80-100 yıldır zilyet edildiğini, adına tapuya tescilini, 8. ... 06.01.1983 tarihli dilekçesiyle, 949 sayılı parselin bir bölümünün ...‘a aitken ondan ... ... kaldığını, ondan da kendisinin satın aldığını, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğin nedeniyle adına tapuya tescilini, 9. ... ve ... 19.01.1983 tarihli dilekçeleriyle ... ... ...’den ... ...' e kalan ve onunda ... ...’e sattığı 9 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı ondan da kendilerinin satın aldıklarını, bu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.1958 gün ve 1957/648-301 sayılı kararının bulunduğunu, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu, bu bölümün adlarına tapuya tescilini, 10. ... 05.01.1983 günlü dilekçesiyle, 949 sayılı parselin krokisinde (B2) ile gösterilen bölümünün Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 04.03.1958 Tarih ve 1957/737 sayılı kararıyla orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptandığını, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini, 11. ... ... ... 10.01.1983 tarihli dilekçesiyle, 949 sayılı parsel içinde kalan 3 dönüm yüzölçümündeki taşınmazının 825 sayılı parselden kesilerek Hazine adına tesbit edildiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini istemişlerdir. KATILMALAR: 1. ... ... 30.11.1987 tarihli dilekçeyle, 849 sayılı parselin (B2) ile gösterilen bölümünün zilyetinin ... olarak gösterildiğini, ...’ın tutunduğu satış senedinin sahte olduğunu, bu bölümün kendi zilyetliğinde olduğunu, hatta geçmişte ... ... ve ... tarafından zilyet edildiğini, hatta kendisinin taşınmazı 1982 yılında bizzat kullandığını, taşınmazın 827 yazım numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini, 2. ..., ... adına olan 949 sayılı parselin krokisindeki (B2) ile gösterilen 6000 m² bölümü ... ... 29.07.1988 tarih ve 48943 sayılı satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını, bu bölümün adına tescili için ... ... 30.11.1987 tarihinde davaya katıldığını, şimdi bu bölümün kendisine ait olduğunu, adına tescilini, 3. ... ... ... ve ... ... 11.01.1988 tarihli dilekçeleriyle 352 yazım numaralı vergi kaydı ile babaları ...’a ait olan taşınmazın, babalarının ölümü ve taksim ile kendilerine kaldığını, diğer mirasçıların miras haklarını başka yerlerden aldığını, bu yerin 10 dönümünün daha sonra ... ... ...’a satıldığını, 949 parseli içindeki kendi kullanımlarında bulunan 20 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın zilyetlik ve vergi kaydı ile adlarına tapuya tescilini, 4. ... 12.06.1997 tarihli dilekçesiyle ...’in Şubat 1979 tarih 25 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki D: ..., B: ..., K: Yol, G: ... ve ... ile çevrili krokide C-1 ile gösterilen 20 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı, ½ sine sahibi ve zilyeti olan ... 28.08.1991 tarihinde satın aldığını, yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu adına tescilini, 5. ... 13.09.1994 tarihide 949 parseli içinde kalan 2056 m² yüzölçümündeki C-7 ile gösterilen bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini, 6. ... 24.06.1999 tarihli dilekçesiyle, 11.06.1999 tarihli keşif soncu düzenlenen fen bilirkişi raporunda 949 sayılı parselin (C13) ve (C24) ile gösterilen bölümlerinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini(... 25.09.2002 tarihinde ölmekle mirasçıları ... ve diğer paydaşları davayı takip etmiştir), 7. ... 20.01.2000 tarihli dilekçesiyle, 949 sayılı parselin fen bilirkişi krokisinde (C-5) ile gösterilen bölümünü ...’dan satın aldığını, bu bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinini 1957/648-1958/301 sayılı kararının bulunduğunu kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini, 8. ... mirasçısı ... fen bilirkişi krokisinde (C4) ile gösterilen bölümün murisleri Hasan aykından kaldığını kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini, 9. ... bilirkişi krokisinde (C12) ile gösterilen bölümün babası tarafından kendisine verildiğini bu bölümün sadece kendi adına tescilini, 10. ... 30.04.2002 tarihli dilekçesiyle, 949 parsel içindeki fen bilirkişi krokisinde (C23) ile gösterilen bölümü ...’ndan satın aldığı, adına tapuya tescilini, 11. ... 08.04.2002 havale tarihli dilekçesiyle, 949 sayılı parselin (C23) ile gösterilen bölümünün sadece kendisine ait olduğunu, babası ile taşınmazı bölüştüklerinde (C12) ile gösterilen yerin babası ...’na düştüğünü, (C23) ile gösterilen bölümün kendi adına tescilini, 12. ... 08.09.2003 tarihli dilekçesiyle, 949 parselin kullanıcıları arasında ismine yer verilen murisi ... soyadına ... olarak geçtiğini bu yanlışlığın düzeltilmesini, 21.06.2003 tarihli dilekçesiyle de, 949 sayılı parselin murisi ... adına Şubat 1943 tarih ve 93 sıra numaralı tapu kayının bulunduğunu, tapudaki diğer 1/2 pay sahibi ...’in payını kendilerine devrettiğini, taşınmazın ... mirasçıları adına tescilini, 13. ... 02.11.2004 tarihli dilekçesiyle, ... satın aldığı 949 parsel içindeki taşınmazın adına tescilini isteyerek davaya katılmışlardır. 950 SAYILI PARSELE İLİŞKİN DAVALAR: İtirazları Tapulama komisyonunca red edilen 1. Davacı ... 17.01.1983 günlü dilekçeyle (23.11.2004 tarihinde ölmekle mirasçıları ... ve paydaşları davacı olarak davayı takip etmiştir), 950 sayılı parselin kuzeyinde bulunan yaklaşık 7500 m² yüzölçümündeki bölümünün atalarından kaldığını, bir bölümünü de kendisinin diğer mirasçılardan satın aldığını adına tapuya tescilini, 2. ... 20.01.1983 günlü dilekçesiyle, ... köyü 950 sayılı parselin 32175 m² bölümünün tapunun 178 cilt numarasında kayıtlı bulunduğu, adına tapuya tescilini, 3. ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... ... Nisan 1943 tarih ve 188 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan 950 sayılı parselin 17000 m² bölümünün tesbitinin iptalini ve adlarına tapuya tescilini, 4. ... 06.01.1983 tarihli dilekçesiyle, 950 sayılı parselin 18 ve 19 dönüm yüzölçümündeki bölümünün tapuda ortak murislei ... adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın 1/2 isinin murisi ...’a, 1/2 sinin ise ...’a kaldığı, ...’a isabet eden bölümün ise önce murisi ...’a kaldığını, ... ölümüyle de kendisine kaldığını; tesbitinin iptalini, tapu, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini, 5. ... 10.01.1983 günlü dilekçesiyle (15.07.1989 tarihinde ölümüyle mirasçıları eşi ... ve diğerleri davayı takip etmiştir), 950 sayılı parselin 17 dönüm yüzölçümündeki bölümünün atalarından kendisine kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini,. 6. ... ve ... 18.10.1983 tarihli dilekçesiyle, Nisan 1943 tarih ve 188 numaralı tapu kaydı ile kendilerine ait, ... köyü ... - ... mevkinde bulunan D: ... mirasçıları, B: Körpe Tepe ve Desti içinde giden yol, K: Kök yeri, G: ... ve önündeki bıçaklar ile çevrili taşınmazın 2063 metrekare bölümün 939 parsel sayısı ile adlarına tescil edildiğini, taşınmazın geri kalan 38000 metrekare bölümünün ise 950 parsel içinde bırakıldığını, bu bölümün tesbitinin iptalini ve adlarına tapuya tescilini, 7. ... ... 13.01.1983 tarihli dilekçesiyle, 950 parselin Kuzeyinde kalan 2,5-3 dönüm yüzölçümündeki bölümünü köylerinden ...’ın eşi ...’dan tapu ile satın aldığını, 20 dönümlük bölümünün ise kendisi ve babası ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu bölümlerin tesbitlerinin iptalini ve adlarına tapuya tescilini, 8. ... 17.01.1983 tarihli dilekçesiyle, 950 sayılı parselin kuzeyinde kalan 8000 metrekare yüzölçümündeki bölümünü ... mirasçılarından satın aldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini istemişlerdir. KATILMALAR : 1. ... mirasçıları ..., ..., ..., ...., ..., ... ve ... (01.10.1986 tarihinde ölmekle mirasçıları Alime Aksu ve diğerleri kalmıştır) 01.11.1990 tarihinde, 950 sayılı parselin bir bölümünün tapuda babaları ... adına kayıtlı olduğunu, adlarına tapuya tescilini, 2. ... 10.04.1991 tarihinde 950 sayılı parsel içinde yer alan, D: ... taşınmazı, B: ... ve ..., K. ..., G: ... mirasçıları ile sınırlı 23000 metrekare yüzölçümünde ve zeytinlik niteliğindeki bölümünü ... oğlu ...’ndan 1983 yılında satın aldığını, o tarihten beri zilyet ettiğini, taşınmazın adına tapuya tescilini, 3. .... 21.09.1999 tarihli dilekçesiyle, 950 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B8) ile gösterilen bölümün atalarından kaldığını kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini, 4. ... 06.09.1999 tarihli dilekçeyle, 950 sayılı parsel içindeki fen bilirkişi krokisine (B9) ile gösterilen 612 m² yüzölçümündeki bölümü, ...’dan satın aldığını, içinde portakal ağaçlarının bulunduğunu, tesbitinin iptali ve adına tapuya tescilini, 5. ... ... 25.06.1999 tarihli dilekçesiyle, 950 sayılı parsel içindeki bir bölümün muris ...’dan kendisine intikal ettiğini, bu bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini, 6. ..., ... ... ve ... 08.02.2000 tarihli dilekçeleriyle, ...(...) mirasçıları olduklarını, parselin tapu kaydı kapsamında murisleri ...’den geldiğini, adlarına tescilini, 7. ... 01.03.2002 tarihinde 950 sayılı parselin (B2) ile gösterilen bölümünü yarısı olan 14719 m² bölümünü ve (B7) ve (B10) ile gösterilen bölümlerini ... satın aldığını adına tescilini, 8. ... 08.04.2002 tarihinde 950 sayılı parselin (B2) ile gösterilen bölümünü yarısı olan 14719 metrekare bölümünü ... satın aldığını adına tescilini, 9. ... (aynı zamanda davacıdır) 02.05.2002 tarihli dilekçesiyle 950 sayılı parselin (B5) ve B6 ile gösterilen bölümlerinin 90 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde olduğunu, adına tapuya tescilini, 10. ... 30.04.2002 tarihli dilekçesiyle 950 parsel içindeki fen bilirkişi krokisinde (B10) ile gösterilen bölümünü ... satın aldığı, adına tapuya tescilini, 11. ... 06.01.2003 tarihli dilekçesiyle, 949 ve 950 sayılı parsellerin dedesi ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, aynı mevkideki 410, 411, 409, 408, 531 sayılı parseller ile aynı tapu kaydı kapsamında kaldığını, ... mirasçıları adına tapuya tescilini isteyerek davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 1. Dava ve birleştirilen davalarda davacı ... katılanların 949 ve 950 sayılı parsellere yönelik tapuya ve ilama dayalı davalarının 03.04.2004 ve 07.09.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporları esas alınarak, bilirkişi rapor haritalarında tapu kayıtları ve kesinleşmiş ilam kapsamında kalan taşınmaz bölümleri yönünden davanın kısmen kabulüne, 2. Dayanılan diğer tapu kayıtlarının dava konusu parsellere ait olmadığı anlaşıldığından katılan ... ve tespit öncesi tapuya dayanan diğer davacı ... katılanların davaların esastan reddine, 3. Davacı ... katılanların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve vergi kaydına dayalı davaların esastan reddine, 4. Tespit sonrası nedene dayalı (tespitten sonra düzenlenmiş harici satın alma, bağış satım, zilyetliğin devri sözleşmesine dayalı dava dilekçelerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 25. maddesi ve H.Y.U.Y. nın 27. maddesi uyarınca görev yönünden reddine, 5. Dava konusu Antalya Merkez ... köyü 949 sayılı praselin tutanakta 273125 m² olan miktarının 368991 m² olarak, 950 sayılı parselin tutanakta 143188 m² olan miktarının da 140125 m² olarak düzeltilmesine, bu parsellerin tespitlerinin kısmen iptali ile, 949 sayılı parselin 03.09.2004 tarihli fen bilirkişi kurulu rapor ve krokisinde (C1-A) ile gösterilen 4376 m² bölümün kayıt maliki ..., (C25-A) ile gösterilen 4376 m² bölümün kayıt maliki ..., (C6-A) ile gösterlien 13790 m² bölümün davacı ..., (C8-A) ile gösterilen 6894 m² bölümün ..., (C9-A) ile gösterilen 6894 m², (C9-B) ile gösterilen 4595 m², (C9-C) ile gösterilen 4595 m², (C9-D) ile gösterilen 4595 m² bölümlerin ... mirasçıları, (C23-A) ile gösterilen 11722 m² bölümün ..., (C5) ile gösterilen 10975 m² bölümün ..., (C4) ile gösterilen 16504 m² bölümün ..., (C3) ile gösterilen 5250 m² bölümün ... adlarına, taşınmazın geri kalan bölümünün ise 949 parsel sayısı ile tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline, 950 sayılı parselin 07.09.2004 tarihli bilirkişi kurulu rapor ve haritasına göre (B11), (B17) ve (B18) ile gösterilen 9186 m² bölümün kayıt maliki ... mirasçıları, (B10), (B1), (B2) ile gösterilen 30800 m² bölümün kayıt maliki ... ve ..., (B12), (B13), (B5), (B6) ile gösterilen 12000 m² bölümün kayıt maliki ... oğlu ... mirasıları ... ve arkadaşları adına veraset payları oranında, tapuya tesciline, 950 sayılı parselin geri kalan bölümünün tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline, 2924 sayılı Kanun'un 4127 sayılı Kanun ile değişik 11. maddesi gereğince taşınmazların kullanım durumunun 03.09.2004 tarih ve 07.09.2004 tarihli bilirkişi rapor ve eklerine göre tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hükmün, ... mirasçıları ... ve arkadaşları, Hazine, ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 28.07.2009 tarihli ve 2009/10084 Esas, 2009/12276 Karar sayılı ilamıyla; "1.Kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin her ikisinin de, yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditi içinde bırakıldığı, 1974 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının saptandığı, bu doğrultuda bu yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı sabit olduğundan ... mirasçılarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakla, ... mirasçıları ... ve paydaşları ile ...’ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği, 2. ... Mirasçıları ... ... ve paydaşları babaları ... adına kayıtlı olduğunu bildirdikleri Nisan 1943 Tarih ve 188 sıra numaralı tapu kaydına tunmuşlarsa da, gelen kayıtlardan dayandıkları tapu kaydının muris babaları ... adına kayıtlı olmadığı, ancak aynı tarih 186 sıra numaralı tapu kaydının babaları ... adına kayıtlı iken satış ile ...’e gerek 186 gerek 188 sıra numaralı tapu kaydının kapsadığı saptanan C9/c bölümü ile (C23/A) bölümlerinin ... ya da mirasçıların zilyetliğinde olmadığı yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri ile saptandığından ... mirasçıları ... ... ve paydaşlarının tüm temyiz itirazlarının reddinin gerektiği, 3. ... mirasçıları 950 sayılı parselin kuzeyindeki bir bölümünü ... mirasçılarından aldıklarını, bu bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tapuya tescilini istedikleri, ... oğlu ... adına kayıtlı olan Mart 1326 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli 950 sayılı parselin kuzeyindeki (B5), (B6), (B12) ve (B13) ile gösterilen bölümlere uyduğu belirlenerek ... ve ... adına tesciline karar verildiği, ... mirasçılarının çekişmeli parsellerin başka bölümlerini zilyet ettikleri saptanamadığından, temyiz itirazlarının reddinin gerektiği, 4. Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece çekişmeli 949 sayılı parselin ekli krokisinde (C1/A) ve (C25/A) ile gösterilen bölümünün Mayıs 1946 tarih ve 141 numaralı sicilden gelen Şubat 1979 tarih ve 25 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında, ... ve ..., 949 sayılı parselin (C6/A), (C8/A), (C9/A), (C9/B) ile gösterilen bölümlerin T.Evvel 1326 tarih ve 15 nolu sicilden gelen Aralık 1968 tarih ve 24 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ..., ..., ..., (C9/C) bölümünün Mayıs 1942 tarih ve 85 numaralı sicilden gelen Nisan 1943 tarih 186 numaralı sicilden gelen Mart 1972 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ..., (C9/D) ile gösterilen bölümünün Nisan 1943 tarih 187 numaralı sicilden gelen Mart 1972 tarih ve 16 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ..., (C23/A) bölümünün Nisan 1943 tarih ve 188 sıra numaralı sicilden gelen Ocak 1974 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ..., 950 sayılı parselin (B1), (B2) ve (B10) ile gösterilen bölümün T.evvel 1326 tarih ve 13 numaralı sicilden gelen Aralık 1960 tarih ve 40 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ..., ve ..., (B13), (B6), (B12) ve (B5) ile gösterilen bölümlerinin Mart 1326 tarih ve 3 numaralı tapu kaydı kapsamında ... oğlu ... mirasçıları, (B18), (B11), (B179 bölümlerinin Mart 1326 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ... mirasçıları kullanımında olduğunun belirlendiği gerekçesiyle bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, kabule konu bölümlere uyduğu söylenen tapu kayıtlarının yöntemince uygulanmadığı, yerel bilirkişilerin tapu kayıtlarının sınırları konusundaki soyut açıklamalarına değer verildiği, birbirine sınır olan taşınmazlara uyduğu söylenen tapu kayıtlarının birbirlerini niçin sınır olarak okumadıklarının üzerinde durulmadığı, kabule konu bölümlerin gruplar halinde oldukları, bu grupların ve geniş çevrelerinin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 1744 sayılı Kanun'un 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tespit edilip, tapuya kayıt edilen taşınmazlar bulunduğu halde, tapu kayıtlarının şahıs sınırlarının ne şekilde uyduğu da açıklanmadığından, tapu uygulamasının yetersiz olduğu, eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve amenajman planları uygulanmadığı için çekişmeli parsellerin öncesini belirleme yönünden yapılan araştırma ve bilirkişi raporları yetersiz ise de, kaldı ki dayanılan tapular buraya uysa da 1744 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi şartlarının oluşmadığı, yerlerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, anılan Kanun maddesi şartları oluşmadığından tapu sahiplerine intikal etmeyeceği gözönüne alındığında, çekişmeli 950 sayılı parselin tümüne, 949 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (C), (C4) ve (C5) ile gösterilen bölümleri dışındaki diğer bölümlerine ilişkin tüm davaların reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu biçimde kabul karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Hazinenin çekişmeli parselin hükmün dayandığı bilirkişi krokisinde (C3), (C4) ve (C5) ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; ... oğlu ... ...’ın açtığı orman kadastrosuna itiraz davalarını kabulüne ilişkin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.1953 tarih ve 1957/648-301 sayılı kararının çekişmeli 949 sayılı parselin (C5) ile gösterilen bölümünü kapsadığı bu bölümün ... Zilyetliğinde olduğu, ... oğlu ... tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasının kabulüne ilişkin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.1958 tarih ve 1957/644-318 sayılı kararı kapsamındaki (C4) ile gösterilen bölümün ... ve (C3) ile gösterilen bölümün ise ... zilyetliğinde olduğu bu bölümler için kullanıcıları yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının belirlendiği gerekçesiyle bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, Mahkemece yapılan keşiflerde, (C3), (C4) ve (C5) ile gösterilen bu bölümleri kapsadığı söylenen mahkeme kararlarına ilişkin dava dosyası asılları veya kararların kesinleştirme şerhli onaylı suretlerinin getirtilmediği, bu kararların kapsamı sınırlar okunmak suretiyle soyut yerel bilirkişi sözlerine değer verilerek uygulandığı, bu bölümlerin etrafı çepe çevre kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde iken kesinleşmiş 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ile çevrili olduğu, yerel bilirkişiler tarafından mahkeme kararlarının sınırlarında okunan şahıslar nokta olarak gösterilmediği, bu nedenle yapılan araştırma ve keşif yetersiz olduğu gibi, bir an için 949 sayılı parselin (C3), (C4) ve (C5) bölümlerinin bu kararların kapsamında kaldığı kabul edilse dahi, karada adı geçen kişiler ve ardılları yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince saptanmadığı, bu doğrultuda, mahkeme kararlarının getirtilip uygulanması ile zilyetlik yönünden araştırma yapılması gerektiği" belirtilerek, ... mirasçıları ... ve paydaşları ile ...’ın tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı ... ... Mirasçıları ... ... ve paydaşlarının tüm temyiz itirazlarının reddine, ... mirasçıları ... ve paydaşlarının tüm temyiz itirazlarının reddine, Hazinenin temyiz itirazların kabulü ile 03.04.2004 gün ve 07.09.2004 günlü bilirkişi krokilerinde çekişmeli 949 sayılı parselin C1-A, (C25-A), (C6-A), (C8-A), (C9-A), (C9-B), (C9-C), (C9-D), (C23-A) bölümleri ile 950 sayılı parselin 07.09.2004 tarihli bilirkişi kurulu rapor ve haritasına göre (B11), (B17), (B18), (B10), (B1), (B2), (B12), (B13), (B5), (B6) ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün, çekişmeli 949 sayılı parselin 03.04.2004 tarih ve 07.09.2004 tarihli bilirkişi krokilerinde (C3), (C4) ve (C5) ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacılardan ... mirasçılarının karar düzeltme istemi ise aynı Dairece incelenerek 2012/4771 Esas ve 20112/8053 Karar sayılı ilam ile; " Mahkemece; (B12), (B13), (B5) ve (B6) ile gösterilen 12000 m2'lik kısmın Mart 1326 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek kayıt maliki ... oğlu ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş olduğu halde, dairece bu kararın yanlış değerlendirilerek ... oğlu ... adına kayıtlı olan Mart 1326 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli 950 parselin kuzeyindeki (B12), (B13), (B5) ve (B6) ile gösterilen bölümlere uyduğu belirlenerek, ... ve ... adına tesciline karar verildiği kabul edilmek suretiyle ... mirasçılarının temyiz taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, çekişmeli 950 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının dosyada mevcut 21.2.1972 tarihli iki adet harici satış senedi ile 07.03.1072, 25.02.1072, 22.02.1972, 07.01.1974, 30.12.1073 ve 21.02.1974 tarihli harici satış senetleri ile ... ve ... tarafından ... oğlu ... mirasçılarından satın alındığı anlaşılmakta olup; mahkemece, ... ve ... tarafından haricen satın alındığı anlaşılan ve çekişmeli 950 parselin kuzeyindeki (B12), (B13), (B5) ve (B6) ile gösterilen yerlerin halen kimlerin zilyetliğinde olduğu, ... oğlu ... mirasçılarının bu yerlerde halen zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı ve bu taşınmazların harici satış senetlerinde satıcı olarak gözüken ... oğlu ... mirasçıları tarafından satın alan ... ve ...'a teslim edilip edilmediği, bu kişiler arasında fiili bir taksim yapılıp yapılmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken (B12), (B13), (B5) ve (B6) ile gösterilen 12000 m²lik kısmın Mart 1326 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek kayıt maliki ... oğlu ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek, davacı ... mirasçılarının karar düzeltme isteminin kabulüyle, bozma ilamının 7. sayfasındaki 3. bendin kaldırılmasına, 02.11.2004 tarih ve 1990/364 - 2004/30 sayılı mahkeme kararının ayrıca yukarıdaki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Davanın 1980 yılında ... Köyü 949 ve 950 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yapılan kadastro tespitine itiraz davası olup, davacılar ve katılanların bir kısmının eski tapu kayıtlarına, bir kısmının eski tapu maliklerinden devirlere bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, bir kısmının mahkeme kararlarına, bir kısmının harici satın alma ve zilyetlik devir sözleşmelerine dayandığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 1945 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kalmış olduğu, taşınmazların öncesi orman iken orman niteliğini yitirdiği gerekçesi ile 1974 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığının yapılan yargılama, uzman bilirkişi raporları ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sabit olduğu, Antalya Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde tesis edilen hükümde özetle, eski tapu kaydı ve mahkeme kararları kapsamında kalan davaların kabul olunduğu, tespit sonrası nedene dayalı olarak açılan davalar hakkında görevsizlik kararı verildiği, taşınmazı kapsamadığı saptanan eski tapu kayıtlarına dayanan ve zilyetlikle kazanım için kazandırıcı zamanaşımı ile vergi kayıtlarına dayanan davaların reddine karar verildiği, bu doğrultuda 949 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (C1A), (C25A), (C6A), (C8A), (C9A), (C9B), (C9C), (C9D), (C23A), (C3), (C4), (C5) harfli kısımlar yönünden gerçek kişiler adına, kalan kısımlar yönünden hazine adına tesciline karar verildiği, dava konusu 950 parsel sayılı taşınmaz yönünden bilirkişi rapor ve krokisinde (B1), (B2), (B10), (B11), (B17), (B18), (B5), (B6), (B12), (B13) harfli kısımlar yönünden gerçek kişiler adına, kalan kısımlar yönünden hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2009/10084 Esas 2009/12276 Karar sayılı ilamı ile Hazinenin itirazları yönünden ve bilirkişi rapor ve krokisinde (C3), (C4), (C5) ile belirtilen kısım yönünden davacıların itirazları doğrultusunda bozulduğu, sonrasında Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2012/4771 Esas, 2012/8053 Karar sayılı Karar düzeltme ilamı ile (B5), (B6), (B12) ve (B13) harfli kısımlar yönünden ayrıca bozulduğu, bu doğrultuda Mahkemenin 1990/364 Esas 2004/30 Karar sayılı hükmünde 2, 3 ve 4. maddelerinde hakkında hüküm kurulan davacı ... katılanlardan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve vergi kaydına dayanan, dayandığı tapu kayıtları dava konusu taşınmazları kapsamadığı anlaşılan ve tespit sonrası nedene dayalı olarak dava açan davacılar ve katılanların davaları hakkında verilmiş olan hüküm Yargıtay bozma ilamı ve karar düzeltme ilamı dışında tutularak kesinleşmiş olmakla bu kişiler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, Yargıtay bozma ilamı ve karar düzeltme ilamı neticesinde yalnızca eski tapu kaydına, tedavüllerine ve kayıt maliklerinden devirlere ve mahkeme ilamlarına dayalı davaların kaldığı, bozma kararında öncelikle dava konusu taşınmazların 1946 yılında kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı dolayısıyla tahditten önceki tarihte oluşan tapu kayıtlarının geçerliliklerini yitirdiği gerekçesi ile eski tapu kayıtlarına ve bu tapu kayıtlarının tedavül gördüğü tapulara dayanan ve kayıtlara dayanarak taşınmazı satın aldığı iddiasına dayanan kimselerin davasının reddi gerektiği hususuna dayanarak kararı bu yönde bozduğu, ayrıca Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2012/4771 Esas 2012/8053 Karar sayılı Karar düzeltme ilamında 950 parsel sayılı taşınmazda ... mirasçılarının itirazları doğrultusunda (B5), (B6), (B12), (B13) ile belirtilen kısımlara ilişkin mahkeme hükmünde bu kısımlar ... oğlu ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tescil hükmü kurulmuşken bozma ilamının 3. bendinde bu kısımların ... ve ... adına tesciline karar verildiği kabul edilerek temyiz taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğuna değinilerek parseller yönünden inceleme yapılmak üzere kararın bozulmasına karar verildiği, Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesini 2009/10084 Esas 2009/12276 Karar sayılı bozma ilamı ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2012/4771 Esas 2012/8053 Karar sayılı karar düzeltme ilamını doğrultusunda yapılan yargılamada dava konusu 950 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi rapor ve krokisinde (B1), (B2), (B10), (B11), (B17), (B18), (B5), (B6), (B12), (B13) harfli kısımlar yönünden açılan davalarda eski tapu kayıtlarının, tedavül kayıtların ve kayıt maliklerinden alınan devirlerin dayanak olarak gösterilmiş olduğu, her ne kadar karar düzeltme ilamında ... mirasçıları yönünden haricen satın alma iddiası doğrultusunda dava konusu (B5), (B6), (B12), (B13) ile belirtilen kısımların zilyetlik durumu, ...'a teslim edilip edilmediği, taşınmazlarda taksim yapılıp yapılmadığının araştırmasının yapılması gerektiğine değinilmiş ise de yapılan incelemede ... ve ... tarafından dava konusu yerler Mart 1326 tarih 3 sıra numaralı eski tapu kaydının kayıt maliki ... oğlu ... mirasçılarından satın aldığı iddiasına dayandığı, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2009/10084 Esas 2009/12276 Karar sayılı bozma ilamında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere öncesi orman olup orman niteliğini kaybettiği gerekçesi ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde eski tapu kayıtlarının geçerliliği olmadığı, bozma ilamında (B5), (B6), (B12), (B13) ile belirtilen bu kısımlar Hazinenin temyiz itirazları nedeniyle yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş olduğu dikkate alınarak 950 parsel sayılı taşınmaz yönünden ve 949 parselde (C3), (C4) ve (C5) ile belirtilen kısımlar dışında açılan eski tapu kaydına, tedavüllerine, kayıt maliklerinden devirlere dayanan tüm davaların reddine karar verilmesi gerektiği, Mahkemenin 1990/364 Esas 2004/30 Karar sayılı hükmünde parseller hakkında bilirkişi rapor ve krokisinde belirtilen ölçü değerleri üzerinden hükmün tesis edilmiş olduğu, bu hususun da Yargıtay bozma ve ortadan kaldırma kararında bozma konusu yapılmadığı, 3402 sayılı Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olduğu dikkate alınarak 950 parselin 07.09.2004 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ekli krokisinde belirtildiği gibi ölçü değerlerine göre 140125 m² olarak ve aynı raporda belirlenen kullanıcı listesindeki kullanım durumlarına göre tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere Hazine adına tescil hükmü kurmak gerektiği, 949 parsel sayılı taşınmazda (C3), (C4) ve (C5) ile belirtilen bölümler yönünden Mahkemenin 1990/364 Esas 2004/30 Karar sayılı hükmünde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.1953 tarihli ve 1957/648 Esas, 1957/301 K sayılı ilamı gereğince orman kadastro davasının kabulüne ilişkin kararı gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığına değinilerek gerçek kişiler adına tescil kurulduğu, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2009/10084 Esas 2009/12276 Karar sayılı ilamında bu kısımlar yönünden de bozulduğu, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada ilgili mahkeme dosyası ile kesinleşme hükmü istenilmiş ise de ulaşılamadığının bildirildiği, karar örneğinin gönderildiği, bozma ilamına konu C5 ile belirtilen kısım yönünden ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ayrı ayrı tarihlerde davadan feragat dilekçesi sunduğu, (C3) ve (C4) ile belirtilen kısımlar yönünden Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2009/10084 Esas 2009/12276 Karar sayılı ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak 27.06.2018 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, keşifte dava konusu taşınmazlara ilişkin delil olarak sunulan Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi 1957/648 Esas 1958/301 Karar sayılı ve 1957/644 Esas 1957/318 Karar sayılı ilamında belirtilen hudutlar ayrıntılı olarak sorularak dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tespit edilmeye çalışıldığı, Yargıtay bozma kararı, mahallinde yapılan keşif, yerel ve tespit bilirkişi ile tanık beyanları, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları, mahkeme gözlemi ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak dava konu (C3) ve (C5) ile belirtilen kısımların Asliye Hukuk Mahkemesinde orman yönetimine karşı açılarak davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulan dosyalarda dava konusu olan yerleri kapsadığının anlaşıldığı, dosya kapsamında dava konusu (C3) ve (C5) ile belirtilen kısımlar yönünden kadastro tespit tarihi itibariyle imar ihyasının tamamlanarak kadastro tespit tarihi olan 1980 yılı itibariyle son 20 yıllık sürede tarımsal faaliyette kullanıldığı ve zilyetlikle kazanım şartlarını sağladığı anlaşıldığından bu kısımlar yönünden davanın kabulüne kanaat getirildiği, bu doğrultuda 03.09.2004 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ve ekli krokisinde (C3), (C4) ile belirtilen kısımlar parsel yüzölçümünden düşülerek ayrı ayrı (C4) ile belirtilen kısım ... mirasçıları adına hisseleri oranında, (C3) ile belirtilen kısım ise ... mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği, 949 parsel sayılı taşınmaz hakkında (C3), (C4) ile belirtilen kısımlar parsel yüzölçümünden düşülerek toplamda 347237 m² yüzölçümünde ve 08.10.2001 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ve ekinde bulunan kullanıcı listesindeki tespit durumlarından (C3), (C4) ile ilgili kısımlar dışında yapılan kullanıcı tespitleri tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere "6831 sayılı Kanun'un 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şerhinin beyanlar hanesinde gösterilerek taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği, asli müdahillerden tespit sonrası nedene dayalı (tespit sonrası düzenlenmiş olan harici satın alma, bağış, satış ve zilyetliğin devri sözleşmelerine dayalı) olarak açılmış olan ..., ...'ın davaları yönünden; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25/son maddesi gereğince ve yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere kural olarak kadastro hakimi tesbit günündeki hukuksal duruma göre uyuşmazlığı çözümlemekle yükümlü olup, tesbitten sonra doğan haklar yenilik doğurucu hakka ilişkin olup bu nitelikteki uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde çözümlenmesi olanaksız ve genel mahkemede görülmesi zorunlu olduğundan müdahillerin istemi yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, Mahkemenin 02.11.2004 tarihli ve 1990/364 Esas 2004/30 Karar sayılı kararı, hükmün 2, 3, ve 4 no.lu bentleri yönünden Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.07.2009 tarihli ve 2009/10084 Esas 2009/12276sayılı ilamı ve 28.05.2012 tarihli 2012/4771 Esas 2012/8053 Karar sayılı karar düzeltme ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden 2, 3, ve 4 no.lu bentler hakkındaki davacılar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava ve birleştirilen davada davacı ... müdahillerin 949 ve 950 parsel numaralı taşınmazlara yönelik eski tapu kayıtlarına ve ilama dayalı olarak açılmış olan davalardan 03.09.2004 tarihli tarihli bilirkişi kurulu raporunda (C3), (C4) ile gösterilen kısımlar yönünden kabulüne, bu kısımlar dışındaki yerlere ilişkin tüm davaların sübut bulmadığından reddine, davacılar ..., ..., ... ve diğer feragat beyanında bulunanların davalarının feragat nedeniyle reddine, tespit sonrası nedene dayalı (tespit sonrası düzenlenmiş olan harici satın alma, bağış, satış ve zilyetliğin devri sözleşmelerine dayalı) olarak açılmış olan ..., ... ve diğerlerinin davalarının mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, dava konusu Antalya Merkez ... mevkinde bulunan 950 parsel sayılı taşınmazın 07.09.2004 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ekli krokisinde belirtildiği gibi ölçü değerlerine göre 140125 m² olarak ve aynı raporda belirlenen kullanıcı listesindeki kullanım durumlarına göre tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere "6831 Sayılı Kanun'un 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şerhinin beyanlar hanesinde gösterilerek taşınmazın tapulama tutanağında ve 12.04.1982 tarihli komisyon tutanağındaki gibi tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Antalya Merkez ... mevkinde bulunan 949 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen tapulama tutanağının ve 12.04.1982 tarihli komisyon tutanağının iptaline, taşınmazın 03.09.2004 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ve ekli krokisinde (C3), (C4) ile belirtilen kısımlar parsel yüzölçümünden düşülerek toplamda 347237 m² yüzölçümünde ve 08.10.2001 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ve ekinde bulunan kullanıcı listesindeki tespit durumlarından (C3), (C4) ile ilgili kısımlar dışında yapılan kullanıcı tespitleri tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere "6831 Sayılı Kanun'un 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şerhinin beyanlar hanesinde gösterilerek taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Antalya Merkez ... mevkinde bulunan 03.09.2004 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ve ekli krokisinde (C3) ile belirtilen kısmın son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile 5250 m² yüzölçümünde olmak üzere; toplamda toplam 48 hisse itibarıyla; 16 hissesi ..., 16 hissesi ..., 4 hissesi ..., 3 hissesi ..., 3 hissesi ..., 3 hissesi ..., 3 hissesi ...'un adına olmak üzere tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Antalya Merkez ... mevkinde bulunan 03.09.2004 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ve ekli krokisinde (C4) ile belirtilen kısmın son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile 16504 m² yüzölçümünde olmak üzere; toplamda toplam 88 hisse itibarıyla; 8 hissesi ..., ..., 8 hissesi ..., 8 hissesi ..., 8 hissesi ..., 8 hissesi ..., 8 hissesi ..., 8 hissesi ..., 8 hissesi ..., 8 hissesi ..., 2 hissesi ..., 3 hissesi ..., 3 hissesi ...'ın adına olmak üzere tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, davacılardan ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiş, davalılardan ... ve müşterekleri vekilinin temyiz talebi İlk Derece Mahkemesince ek kararla reddedilmiş, bu defa ek karar, davalılardan ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 1 Numaralı Orman Kadastro Ekibince yapılan daha önce kadastrosu yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. madde uygulaması köyde 22.11.1974 tarihinde ilan edilmiştir. 1. Davalı ...'ın temyiz talebi bakımından yapılan incelemede; Davalı ...'ın temyiz dilekçesi incelendiğinde temyiz taleplerinin dava konusu parsellere ilişkin olmadığı, 1054 parsel (yeni 14806 ada 1 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin olduğu anlaşılmakla, anılan kişinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılardan ... ve müşterekleri vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 434. maddesinde, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması halinde, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından, yedi günlük kesin süre içinde eksikliğin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince harç ve masraf tamamlatılması hakkında düzenlenen muhtıra içeriğinde temyiz gider avansının eksik yatırıldığı belirtilmesine karşın, bu giderler ayrı ayrı ve hangi kalem için ne kadar ücret talep edildiği açıkça belirtilmediğinden, kesin süre ihtaratının ve buna bağlı olarak davacı tarafın temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek kararın, usul ve Kanuna uygun olduğundan söz edilemez. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince verilen, hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin 28.03.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve davacılardan ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 3. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacılardan ... ve müşterekleri vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Somut olayda çekişmeli taşınmazlar hakkında, kullanım kadastrosu söz konusu olmayıp, yapılan işlem, tesis kadastrosu çalışmasıdır. Tesis kadastrosu çalışmalarında tutanağın beyanlar hanesinde kullanıma yönelik şerh verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Bu doğrultuda anlatılanlar çerçevesinde, İlk Derece Mahkemesince 949 ve 950 parsellere yönelik olarak kişilerin kullanımında olduğuna ilişkin beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine, dava konusu yerlerin 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırlarına çıkarıldığı anlaşılmakla, ilgili hükmün beyanlar hanesine 2/B maddesi şeklinde şerh verilmesi de isabetli değildir. Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacılardan ... ve müşterekleri vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılardan ... ve müşterekleri vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan ".. aynı raporda belirlenen kullanıcı listesindeki kullanım durumlarına göre tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere.." cümlesinin hükümden çıkarılmasına, yine aynı bentte yer alan "6831 sayılı Kanun'un 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır." cümlesinin "6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şeklinde değiştirilmesine, hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan, "...08.10.2001 tarihli fen bilirkişilerince müşterek olarak hazırlanan rapor ve ekinde bulunan kullanıcı listesindeki tespit durumlarından (C3), (C4) ile ilgili kısımlar dışında yapılan kullanıcı tespitleri tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek üzere..." cümlesinin hükümden çıkartılmasına, yine aynı bentte yer alan "6831 sayılı Kanun'un 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır." cümlesinin "6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şeklinde değiştirilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 74cdbcaf215ecd8b fe857eb714351c9a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı