8. Hukuk Dairesi 2023/3378 E. , 2025/837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/211 E., 2023/309 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E., 2022/492 K. Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik sebeplerine dayalı olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 ve 14 üncü maddesi gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir. Somut olayda kadastro tespitinde dava konusu parsellerin sit alanında kalması nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; önceki malikleriyle birlikte eklemeli olarak 70-80 yılı aşkın süredir davacının zilyetliğinde bulunan, kadastro çalışmaları sırasında sit alanında kaldığı gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen, 295 ada 108, 117, 119 ve 126 parsel ile 293 ada 33 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/1250 Esas, 2017/1213 Karar sayılı ilamında özetle; "öncelikle Beyşehir Gölü Milli Parkına ilişkin idari kararın Resmi Gazetede hangi tarihte ilan edildiğinin, ilan metinlerinin ve milli park haritasının anılan kurumdan getirtilmesi, teknik bilirkişiye mahallinde uygulattırılarak çekişmeli taşınmazın Beyşehir Gölü Milli Parkı sınırları içinde kalıp kalmadığının saptanması, taşınmazın milli park haritasındaki konumunu gösteren krokili rapor düzenlettirilmesi, mahallinde yeniden keşif yapılarak, eksikliklerin tamamlanması, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının, Milli Park olarak ilan edildiği tarihten geriye doğru davacı taraf lehine kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, dava konusu taşınmazlar yönünden ayrıca kıyı kenar çizgisi kapsamında kalıp kalmadığının belirtilen açıklamalar göz önünde bulundurularak araştırılıp açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre hüküm kurulması, sit alanında kaldığına ilişkin hususa değer verilerek sit alanı yönünden yapılan inceleme neticesinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle mahkeme kararı kaldırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, kaldırma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2022/514 Esas, 2022/499 Karar sayılı ilamında özetle; "Dava konusu 293 ada 33, 295 ada 108, 119 ve 126 sayılı parseller yönünden; davacı lehine 3402 sayılı Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşulları gerçekleştiğinden, sonradan milli park olarak ilan edilen ve statüsü değişen taşınmazda kazanılmış hakların korunması ilkesi gereğince davacının da haklarının korunması ve kendisine mülkiyet hakkı tanınarak taşınmazın adına tescili gerektiğinden dava konusu 293 ada 33, 295 ada 108, 119 ve 126 sayılı parsellere ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer dava konusu 295 ada 117 parsel sayılı parsel sayılı taşınmaz yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu taşınmazlar 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun (2863 sayılı Kanun) 11/1. maddesi kapsamında yer almadıklarından (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilmedikleri, ayrıca birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanında bulunmadıkları) orman veya mera olmadıklarından zilyetlik ile kazanımları mümkündür. Dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları, dosyada yer alan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının hak düşürücü süre içerisinde dava açtığı, taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, eklemeli zilyetlik ile kazandırıcı zaman aşımını sağladığı, davacının keşif tarihinden 57 yıl önce vefat eden babasının ölümünden sonra taşınmazların davacıya düştüğü (keşif tarihinden yaklaşık önce 27/07/2018 tarihinde davacının vefat ettiği, geriye kalan mirasçılarının tamamının vekaletname sundukları), davacı tarafından icara vererek kullanıldığı gözetildiğinde" ... Mevkii 295 ada 117 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "Somut olayda kadastro tespitinde dava konusu parsellerin sit alanında kalması nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazların Konya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 03.10.1991 gün ve 1136 sayılı kararı ile doğal sit alanı ve Bakanlar Kurulunun 11.09.1993 gün ve 93/4010 sayılı kararı ile Milli Park sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, ancak dava konusu taşınmazların 1956 yılından Beyşehir Gölü Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, 1993 tarihli Beyşehir Gölü Milli Park sınırları içinde iken, 27.11.2018 tarihli ve 30608 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 26.11.2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan Beyşehir Gölü Milli Park sınırlarına göre taşınmazların Beyşehir Gölü Milli Park sınırları dışına çıkarıldığı, uzman orman bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla kesinleşen orman tahdidine, memleket haritaları ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının 4785 sayılı Kanun hükümleri gözetilerek 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kaldıkları, orman sayılmayan yerlerden oldukları da tespit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazların üzerinde birinci grup olarak tarif edilen korunması gerekli kültür varlığı bulunmadığı, birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlardan olmadığı, taşınmazların 1.Derece Doğal Sit alanında kaldığından, 5663 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değişik 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 11/1. maddesi kapsamında yer almadıklarından zilyetlikle iktisaplarının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan çekişmeli taşınmazların, Bakanlar Kurulunun 11.09.1993 gün ve 93/4010 sayılı kararı ile "Beyşehir Milli Parkı" olarak ilan edilen alan sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakta ise de; taşınmazların 1993 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davacının tarım arazisi olarak zilyetliğinde bulunduğu ve söz konusu taşınmazların içinde yer aldığı bölgenin milli park olarak ilan edildiği tarihten çok önce davacı lehine 3402 sayılı Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşulları gerçekleştiğinden, sonradan milli park olarak ilan edilen ve statüsü değişen taşınmazda kazanılmış hakların korunması ilkesi gereğince davacının da haklarının korunması ve kendisine mülkiyet hakkı tanınarak taşınmazın adına tescili gerekir. Ayrıca, Hazine'nin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden kabul-ret oranına göre sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığından" davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından, eksik incelemeye dayalı verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3378 E., 2025/837 K. (06.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3378
- Karar No
- 2025/837
- Karar Tarihi
- 06.02.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4615 E., 2025/806 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3478 E., 2025/835 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3486 E., 2025/836 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6740 E., 2025/798 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4499 E., 2025/803 K. 06.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1562 E., 2025/840 K. 06.02.2025