Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3338 E., 2025/601 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3338 E., 2025/601 K. (03.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3338
Karar No
2025/601
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/3338 E. , 2025/601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/518 Esas, 2023/311 Karar KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Şavşat Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/102 Esas, 2019/140 Karar Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Şavşat Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın usulden reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Artvin ili Şavşat ilçesi Dutlu köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 18.072.282,57 metrekare yüzölçümlü ve Devlet ormanı niteliğiyle ile Hazine adına tespit edildiği, tutanağın 31.05.2007-30.06.2007 tarihleri arasında askı ilanına çıkartıldığı, itiraz edilmediğinden kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Artvin ili Şavşat ilçesi Dutlu köyü Doğabize mevkii, 112 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kendileri adlarına kayıtlı olduğunu, devamında da dava dışı özel mülke konu 112 ada 8, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların mevcut olduğunu, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise orman olarak tespit edildiğini, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında şahıslarına ait olan 112 ada 7 parsel sayılı taşınmazın devamında bulunan, babadan dededen kalan, yıllarca ekip biçtikleri, içerisinde yetiştirdikleri 100-150 yıllık dut ve elma ağaçları, yaklaşık 50-60 yıllık elma, ceviz, kiraz, üzüm, armut gibi çeşitli meyve ağaçları bulunduğu ve sınırlarını keşif sırasında göstereceklerini belirttikleri 3 adet arazilerinin orman adına 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit ve tescil edildiğinden, bu 3 adet taşınmazın şahıslarına ait olduğundan bahisle dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı orman arazisinden ayrılarak orman olan tapu kaydının iptali ile davacıların adlarına tapuya tescilini istemiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamış, davalı ... İdaresi duruşmadaki beyanında, davanın reddini savunmuştur. Dava, orman olmadığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacıların ortak mirasbırakan ... ...'ın davacılar dışında başkaca mirasçılarının da bulunduğu, ortak mirasbırakanın terekesinin mirasçılar arasında taksim edilmediği, davaya konu taşınmazların terekeye dahil olduğu ve davacıların kendi adlarına tescil talepli olarak iş bu davayı açamayacakları, her ne kadar davacılar ile birlikte ortak mirasçı olan ... ve ..., Mahkemeye vermiş oldukları ortak dilekçe ile açılan davaya muvafakat ettiklerini bildirmişlerse de; bu şekilde açılan davalarda diğer mirasçıların davaya sonradan muvafakat etmeleri veya davaya katılmaları ya da terekeye 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 644 üncü maddesi gereğince temsilci atanmış olmasının dava şartı sağlanarak davanın görülmesini sağlamayacağı, davacıların iş bu davayı açmada aktif dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, terekeye dahil taşınmazlar için bir veya birkaç mirasçı adlarına tescil istemiyle dava açamayacağından, bu istekle açılan davada, tüm mirasçılar adına (tereke adına) tescil istenilmediğinden dava dışı diğer mirasçıların davaya katılımlarının sağlanması veya miras şirketine temsilci tayin edilmesi yoluyla dava şartının sağlanması ve davaya devam edilmesi mümkün olmayıp, aktif dava ehliyeti sonradan giderilemeyeceğinden davacıların aktif dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı