8. Hukuk Dairesi 2023/3027 E. , 2025/1296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/122 E., 2023/176 K. KARAR : Asıl davanın ve Hazine tarafından açılan birleşen davanın reddine, davacı ... tarafından açılan birleşen davanın kabulüne, Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, şerh terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın ve Hazine tarafından açılan birleşen davanın reddine, davacı ... tarafından açılan birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyasında davalı ... İdaresi vekili, birleşen Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/188 Esas sayılı dosyasında davacı-birleşen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyasında davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Birleşen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas (2002/93 eski esas) sayılı dosyasında; davacı ... 25.02.2002 tarihli dava dilekçesi ile Antalya ili Kepez ilçesi ... köyü 169 (yeni 27843 ada 51) parsel sayılı taşınmazın 1/6 payının tapuda adına kayıtlı olup, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu halde, 1993 yılında tapunun beyanlar hanesine "orman olarak belirlenen sahada kalmaktadır" şeklinde kanuna aykırı olarak şerh konulduğunu öne sürerek şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.10.2004 tarihli ve 2004/5015 Esas, 2004/1176 Karar sayılı kararı ile davanın Orman İdaresine yaygınlaştırılması ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı kararında kabul edildiği anlamda özel kanunlar uyarınca oluşturulmuş bir tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti açısından araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Birleşen Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/188 Esas (2002/1093 eski esas) sayılı dosyasında; davacı Hazine vekili 04.10.2002 tarihli dava dilekçesi ile, Antalya ili Kepez ilçesi ... köyü 169 (yeni 27843 ada 51) parsel sayılı taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.09.2005 tarihli ve 2005/9230 Esas, 2005/10953 Karar sayılı kararı ile çekişmeli ... köyü 169 parselin tapu kaydındaki şerhin silinmesi istemi ile açılan (Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esasına kayıtlı) dava ile eldeki dava arasında tarafları ve dava konusunun aynı oluşu nedeni ile hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan davaların birleştirilerek görülmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı uyarınca Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/188 Esas sayılı dosyasının, Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilirken tapuda paylı olarak davalılar adına kayıtlı olan eski ... köyü 169 parsel sayılı 6167 m² yüzölçümlü taşınmaz, 5304 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması sırasında, 27843 ada 51 parsel sayısı, 6160,99 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre 09.06.2010 ilâ 08.07.2010 tarihleri arasında ilân edilmiştir. Asıl davada, Orman İdaresi 08.07.2010 tarihli dilekçeyle çekişmeli taşınmazın bir bölümünün yörede 3116 sayılı Orman Kanun'u hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra yapılan aplikasyon çalışmalarında da bu durumun değişmediği iddiasıyla tahdit içinde kalan bölümün tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarihli ve 2013/520 Esas, 2013/7029 Karar sayılı kararı ile davacının davasının mülkiyete yönelik mi yoksa 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi kapsamında uygulamaya yahut da her ikisine mi yönelik olduğu hususunun anlaşılamadığı belirtilerek, dava dilekçesini açıklattırılıp mülkiyete yönelik taleplerinin bulunduğunun anlaşılması halinde bu bakımdan görevsizlik verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Kadastro Mahkemesinde bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacı ... İdaresinin, davasının hem 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi kapsamında yapılan uygulamaya hem de taşınmazın mülkiyetine yönelik olduğunu açıklaması üzerine; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmanın kanun ve teknik ölçülere uygun olduğu gerekçeli ile buna ilişkin davanın reddine, Orman İdaresinin mülkiyete yönelik açtığı dava yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine tapu iptali ve tescil istemi yönünden dosya görevli Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve 2016/101 Esas sırasına kaydedilmiştir. 23.01.2018 tarihinde Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyası, Antalya Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/101 Esas sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra yapılan yargılama neticesinde, maki tefrik komisyonunun orman niteliğinde olan bir taşınmazı maki olarak tefrik etmesinin sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile asıl davanın ve Hazine tarafından açılan birleşen (Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/188 Esas numaralı dosyası) davanın kabulüne, davacı ... tarafından şerh terkinine yönelik olarak açılan birleşen (Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyası dosyası) davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve Hazine tarafından açılan birleşen davada davalılar vekili, diğer birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.04.2022 tarihli ve 2021/8810 Esas, 2022/3581 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairenin 12.04.2022 tarihli ve 2021/8810 Esas, 2022/3581 Karar sayılı kararında özetle; "Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığı ve bir kısmının eylemli haliyle orman vasfında olduğu, orman tahdidi içerisindeki taşınmazlar üzerinde hiçbir şekilde hak elde edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadında, 3116 sayılı Orman Kanunu'nun 5653 sayılı Kanun'la değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine ait Yönetmelik” ile bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının yasal olduğu ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğunun kabul edildiği ve söz konusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel kanunlar gereğince oluşturulan tapuların da yasal prosedüre uygun ve geçerli olduğundan bu tapulara değer verileceğinin hüküm altına alındığı, yine, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihadında da, maki komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun'a göre yapılarak kesinleşen ve özel kanunlar gereğince tapu kaydı oluşan taşınmazlar hakkında 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararının uygulanmasına devam olunacağının ifade edildiği, dosya kapsamına ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinde orman tahdit hattı içinde kaldığı, 5653 sayılı Kanun gereğince makilik saha olarak tefriki yapılıp maki tutanağı düzenlenerek haritaya geçirildikten sonra 4753 sayılı Kanun gereğince topraksız köylüye tevzii edilmesi için Toprak Tevzii Komisyonuna teslim edildiği, tevzii edilerek gerçek kişi adına 1952 tarihli ve 366 numaralı tapu kaydı oluşturulduğu ve taşınmazın bu tapu kaydına dayalı olarak 1963 yılında arazi kadastrosu sonucu 80 parsel nosu ile tapu maliki adına tespit edildiği ve 1978 yılında tapuya tescil edildiği, daha sonra 80 parselden ifrazen oluşan 169 nolu davaya konu parselin ve satışlarla davalılara geçtiği, yörede 2010 yılında yapılan 22/2-a çalışmalarında 27843 ada 51 parsel nosunu aldığı, hal böyle olunca; mahkemece, dava konusu taşınmazın tamamının tevzi tapusu kapsamında kaldığı ve maki komisyonunca 5653 sayılı Kanun'a göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya ... ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca Orman İdaresi tarafından açılan asıl davanın ve Hazine tarafından açılan birleşen (Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/188 Esas numaralı dosyası) davanın reddine, davacı ... tarafından şerh terkinine yönelik olarak açılan birleşen (Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyası ) davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğu" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kesin bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, asıl davanın ve Hazine tarafından açılan birleşen davanın reddine, davacı ... tarafından açılan birleşen davanın ise kabulü ile eski 169, yeni 27843 ada 51 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan 14.05.1993 tarihli ve 5157 yevmiye sayılı "orman kadastro komisyonunca orman olarak belirlenen saha içerisinde kalmaktadır" şeklindeki şerhin terkinine karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyasında davalı ... İdaresi vekili, birleşen Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/188 Esas sayılı dosyasında davacı-birleşen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyasında davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen davalar tapu iptali ve tescil, şerhin terkini istemlerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyasında davalı ... İdaresi vekili, birleşen Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/188 Esas sayılı dosyasında davacı-birleşen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 Esas sayılı dosyasında davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3027 E., 2025/1296 K. (19.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3027
- Karar No
- 2025/1296
- Karar Tarihi
- 19.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4813 E., 2025/1317 K. 19.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2553 E., 2025/1291 K. 19.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1924 E., 2025/1295 K. 19.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3325 E., 2025/1297 K. 19.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2825 E., 2025/1306 K. 19.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2687 E., 2025/1309 K. 19.02.2025