Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/2636 E., 2025/4861 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2636 E., 2025/4861 K. (24.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2636
Karar No
2025/4861
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/2636 E. , 2025/4861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/737 E., 2022/1219 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2009/44 E., 2022/22 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 212 ada 1, 213 ada 15, 19, 214 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar, kazanmayı sağlayan zilyetlikten ... adına, 232 ada 12, 13, 234 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar, Temmuz 1951 tarihli ve 14 nolu Çörtevi tapusu kapsamında 2/3 payı ..., 1/3 payı ... adına, 204 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, Şubat 1948 tarihli ve 33 nolu ... mevkiili tapu kaydı kapsamında 8/9 payı ..., 1/9 payı ... adına, 233 ada 7, 10, 18, 27 parsel sayılı taşınmazlar, Şubat 1944 tarihli ve 50 nolu ... mevkiili tapu kaydı kapsamında 2/3 payı ..., 1/3 payı ... adına, 233 ada 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 2/3 payı ..., 1/3 payı ... adına tespit edilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacılar, taşınmazların murislerinden müstakilen kendilerine intikal ettiği iddiası ile tespite itiraz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri taraflar ve taraf tanıklarının beyanları ile fen bilirkişisi raporları doğrultusunda; dava konusu taşınmazlardan 232 ada 12, 13, 234 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ... mevkiili tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve davacı ...'e babasının ölmeden evvel bu taşınmazları hibe ettiği ve babası ve kendisinin eklemeli zilyetliğinin 20 yılı aşkın süredir davasız ve aralıksız devam ettiği, yine 233 ada 7, 10, 18 ve 27 parsel sayılı taşınmazların ... mevkiili tapu kaydı kapsamında kalmadığı, davacı ...'e babasının ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu isabet ettiği, babası ve kendisinin eklemeli zilyetliğinin 20 yılı aşkın süredir davasız ve aralıksız devam ettiği, 212 ada 1, 213 ada 15, 19 ve 214 ada 4 parsel sayılı taşınmazların davalı ...'e babasının ölmeden evvel bu taşınmazları hibe ettiği, babası ve kendisinin eklemeli zilyetliğinin 20 yılı aşkın süredir davasız ve aralıksız sürdüğü, bu parseller bakımından davacılar ..., ... ve ...'in mülkiyet hakkını kazanmaya yönelik zilyetliği bulunmadığı, 233 ada 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazların ... mevkiili tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve davacı ...'in bu iki parsel üzerinde mülkiyet hakkını kazanmaya yönelik zilyetliği bulunmadığı gibi davalı ...'e kendi babasından kaldığı ancak tespitte ...'e ait olduğu belirlenen pay bakımından davacı ...'in yahut davalı ...'in davası ve talebi olmadığı, keza ...'in bu iki parsel üzerinde ...'e ait pay bakımından dava açmakta hukuki yararı da olmadığı, Şubat 1948 tarihli ve 33 nolu ... mevkiili tapu kaydının dava konusu 204 ada 2 parsel sayılı taşınmazı 3 hududu itibariyle çevrelediği, tariklerin kadim yollar olduğu ve derenin yatak değiştirmemiş olduğu ilgili tapu kaydının hissedarları arasında usulüne uygun bir taksim yapıldığının davacı ... tarafından ispatlanamadığı, davalı ...'nin 22.09.1945 tarihli ve 63 no.lu, Temmuz 1951 tarihli ve 19 no.lu, Haziran 1954 tarihli ve 13 no.lu, 24.04.1972 tarihli ve 184 no.lu tapu kayıtlarında paylarının bulunduğu gerekçesi ile; davacı ...’in davasının kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu Ordu İli ... ilçesi .../... Mahallesi, 232 ada 12 ve 13 parseller ile 234 ada 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanağındaki tespitlerin iptaline, dava konusu Ordu ili ... Mahallesi, 232 ada 12 ve 13 parseller ile 234 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tam pay olarak ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Ordu ili ... ilçesi .../... Mahallesi 214 ada 4 parsel, 212 ada 1 parsel, 213 ada 15 ve 19 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın reddine, birleşen 2009/39 esas sayılı dosya bakımından; davacı ...’in Ordu ili ... ilçesi .../... Mahallesi 214 ada 4 parsel, 212 ada 1 parsel, 213 ada 15 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara yönelen davasının reddine, birleşen 2009/55 Esas sayılı dosya bakımından; davacı ...’in davasının kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu Ordu ili ... ilçesi .../... Mahallesi 233 ada 7, 10, 18 ve 27 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanağındaki tespitlerin iptaline, dava konusu Ordu ili ... ilçesi .../... Mahallesi 233 ada 7, 10, 18 ve 27 parsel sayılı taşınmazların tam pay olarak ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Ordu ili ... ilçesi .../... Mahallesi 214 ada 4 parsel, 212 ada 1 parsel, 213 ada 15 ve 19 parsel, 233 ada 39 ve 40 parsel, 204 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın reddine, iş bu taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuru esastan reddedilmiş, davalılar vekilince bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f5809139551401ff b5048f03d9f0b14f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı