8. Hukuk Dairesi 2022/6509 E. , 2025/566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/778 E., 2022/34 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi Battalgazi Mahallesi çalışma alanında bulunan 354 ada 5 parsel sayılı 260,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1993 yılından beri ...'un fiili kullanımında olduğu" şerhi yazılarak Hazine tespit edildikten sonra, İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2013/249 Esas ve 2013/131 Karar sayılı ilamı ile hükmen tespit gibi tescil edilmiş; 354 ada 7 parsel sayılı 9.394,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, kullanıcısız olarak Hazine adına tespit edildikten sonra, İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2013/209 Esas ve 2015/52 Karar sayılı ilamıyla, hüküm yerinde gösterildiği şekilde ... ve diğerlerinin kullanımında olduğu şerhi ile hükmen tescil edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi Battalgazi Mahallesi 354 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... davanın, askı ilan süresi geçtikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde kullanım kadastrosuna konu olan taşınmazlarda zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile açıldığı, ne var ki, çekişmeli taşınmazlar hakkında askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde açılan 2010/2555 ve 2374 Esas sayı ile kayıtlı davalar eldeki davanın açıldığı 16.05.2013 tarihinde derdest olduğundan, dava tarihi itibari ile kadastro tespitinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilmesinin zorunlu olduğu açıklanarak görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davacının 1990'lı yıllarda taşınmazların bir bölümünü özel parselasyonla dava dışı ...'dan satın aldığı ve bu tarihten beri kullanımında olduğu ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 50cf8917cc6ef68c 41243011e5f6b382
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6509 E., 2025/566 K. (03.02.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6509
- Karar No
- 2025/566
- Karar Tarihi
- 03.02.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3175 E., 2025/561 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/338 E., 2025/562 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3447 E., 2025/565 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3759 E., 2025/567 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3962 E., 2025/569 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4887 E., 2025/571 K. 03.02.2025