Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/5729 E., 2025/818 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5729 E., 2025/818 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5729
Karar No
2025/818
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/5729 E. , 2025/818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/24 E., 2020/18 K. KARAR : Davanın reddine/usulden reddine Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine Birleşen davaların usulden reddine karar verilmiş,hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında ... köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan, eski 940, 941 parsel sayılı, sırasıyla 10.470,00 ve 8.920,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, komisyon kararı sonucunda 101 ada 82 ve 80 parsel numarasıyla, sırasıyla 9.962,11 ve 8.935,71 metrekare yüzölçümlü olarak; Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1286 parsel sayılı ve 9.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyon kararı sonucunda 101 ada 81 parsel numarasıyla ve 9.039,99 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği, eksikliğin davalılara ait eski 1284, 1285, 1287, 1288 ve 1289 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Bozma öncesi İlk Derece Mahkemesince, 2015/60 ve 2015/64 Esas sayılı davaların 2015/59 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli 101 ada 76, 78, 79, 80, 81, 82, 83 ve 84 (eski 940, 941, 1285, 1286, 1287, 1284, 1288 ve 1289) parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun uygulama tutanağındaki gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, dava sonucunda diğer paydaşların da hukukunun etkilenecek olması nedeniyle 940 ve 941 parsel sayılı taşınmazların kendisi dışındaki diğer tapu maliklerinin ve 101 ada 76 parsel sayılı taşınmaz malikinin davaya katılımını sağlanarak taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle inceleme ve araştırma yapılması, tüm davalar açısından bir değerlendirme yapılarak, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı taşınmazının uygulama kadastrosunun tesis kadastrosu ile uyumlu olduğu, hata bulunmadığı, davacı taşınmazının yüzölçümünde meydana gelen azalışın dava konusu parsel ile olan sınırından kaynaklanmayıp ifraz haritasının (toprak tevzi dağıtımının) ölçü ve hesap tekniğinden kaynaklandığı anlaşıldığından, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen 2015/60 ve 2015/64 Esas sayılı dosyalar yönünden; Hazine vekiline, 101 ada 80 (eski 941) ve 101 ada 82 (eski 940) parsel sayılı taşınmazda davaya taraf olmayan paydaşların davaya katılımını sağlaması için iki (2) haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceğine dair ihtarda bulunulmuş olup, davacı tarafından diğer paydaşın muvafakatının alınmadığı anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! caf89063f885fb40 1f8324ea31c95590

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı