8. Hukuk Dairesi 2022/4904 E. , 2025/1217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1155 E., 2022/244 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/104 E., 2020/130 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, Balıkesir ili Sındırgı ilçesi Dedeler Mahallesi 224 ada 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini, bu tespit ve tescilin hukuka aykırı olduğunu, davacının taşınmazları eski muhtar ... 'in onayladığı köy senedi ile Şehri ...'den parasını ödeyerek satın aldığını, kadastro geçtiği sırada köyde olmadığından tespite itiraz edemediğini, dava konusu taşınmazların zilyetliğinin 20 yılı aşkın süredir davacıda olduğunu, bu taşınmazların Hazine ya da Köy Tüzel Kişiliği ile bir ilgisinin olmadığını belirterek, davalı adına tescil edilen dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 224 ada 16 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacısı ... , davalısı Dedeler Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine olan, Sındırgı Kadastro Mahkemesinin 2008/11 Esas, 2009/229 Karar sayılı ilamı ile davacının davasının feragat nedeni ile reddine, taşınmazın tespit gibi hali arazi vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, bu nedenle ilgili parsel yönünden davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesi gereği kesin hüküm nedeniyle reddine, dava konusu 224 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın ise davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kabulüne, taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, Sındırgı Kadastro Mahkemesinin 2008/11 Esas, 2009/229 Karar sayılı dosyasında davacının taraf olmadığı, bu kararın davacı yönünden kesin hüküm teşkil etmesine olanak bulunmadığı, Mahkemece her iki taşınmaz bakımından yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi amacıyla dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının taşınmazları ekonomik amaca uygun kullanmadığı ve terk ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, gerek kaldırma kararı öncesi gerekse sonrası yapılan keşifte mahkeme gözleminde çekişmeli taşınmazlar içinde meşe ve çam ağaçları bulunduğunun belirtildiği, kaldırma kararı öncesi yapılan keşifte görev yapan ziraat bilirkişisinin raporunda taşınmazların 20 yılı aşkın süredir terkedilerek boş bırakıldığı, taşınmazlar üzerinde 3 ila 20 yaş arasında doğal olarak yetişen meşe ve çam ağaçlarının bulunduğunun, kaldırma kararı sonrası yapılan keşifte görev yapan ziraat bilirkişinin de raporunda taşınmazlar üzerinde muhtelif yaş ve sayıda orman ağaçları bulunduğu gibi 20-25 yıldır herhangi bir tarımsal ürün yetiştiriciliği ve toprak işlemesi yapılmadığının ifade edildiği, orman bilirkişi raporunda çekişmeli 16 parsel sayılı taşınmazın 3 ila 20 yaşlarında meşe ve karaçam orman ağaçları ile kaplı ve kapalı olduğu, 14 parsel sayılı taşınmazın ise dağınık karaçam ve meşe ağaçları, maki bitki örtüsü ile kaplı olduğunun tespit edildiği, bir kısım yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları genel olarak değerlendirildiğinde davacının taşınmazı son zamanlarda kullanmadığının anlaşıldığı, öte yandan tespit tarihinden 13 yıl önceki zamana tekabül eden ve bilirkişi raporu ekinde bulunan 1995 tarihli hava fotoğrafı görüntüsü incelendiğinde koyu renkli ağaç şeklinde bitki örtüsü görüldüğü, yine 16 parsel sayılı taşınmazın tapuya tesciline esas Kadastro Mahkemesi dosyasında alınan orman bilirkişi raporunda 16 parselin orman toprağı tipinde olup uzun yıllardan beri kullanılmadığının belirlendiği, bilirkişi raporlarına ekli fotoğraf içerikleri birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde olan davacının tespit günü itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen kazanmayı sağlayan aralıksız ve ekonomik amaca uygun zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının lehine gerçekleştiğini kanıtlayamadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Davacı vekili, dosyaya sunulan köy senedinin kararda değerlendirilmediğini, bu senedin zilyetlik devir ve teslim sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin satın almaya dayalı bir hakkı bulunduğunu, bu hususun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, hükme esas alınmayan bu köy senedinin vasfının hiçe sayılması sonucunda belgeye olan güvenin sarsılacağını, mülkiyetin 20 yıllık zilyetlik süresinin dolması ile kazanıldığını, 1953, 1973, 1977, 1955 tarihli hava fotoğraflarından her iki taşınmazın da önceki yıllarda tarım arazisi olarak kullanıldığının sabit olduğunu, bu hususun bilirkişi raporlarında da belirtildiğini, 05.12.2019 tarihli orman bilirkişi raporunda ve 15.11.2019 tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda dava konusu her iki parselin de kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre orman kadastro sınırları dışında kaldığının, 16.01.2020 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve marjinal tarım arazisi niteliğinde bulunduğunun belirtildiğini, müvekkilinin eşinin daha önce yaşanılan talihsiz bir kazadan kaynaklanan husumet nedeniyle bir kısım köy halkı tarafından köyde istenmediğini, bu nedenle müvekkili ve eşinin birlikte taşınmazlarına gelemediğini, davacının eşinin tanık olarak alınan ifadesinde taşınmazların 20 yıldır ekilmediğini beyan ettiğini, esasen eşinden ziyade müvekkilinin taşınmazlarla ilgilendiğini, zira eşinin köye rahatlıkla giremediğini, bu nedenle yeterince bilgisinin olmamasının normal olduğunu, müvekkilinin doğal yolla yetişen ağaçların dahi bakımını yakacak ya da gölgelik olarak kullanmak amacıyla yaptığını, bu hususun müvekkilinin taşınmazları ekonomik amaca uygun olarak kullandığının bir delili olduğunu, mahkemece sadece aleyhe olan beyanların değerlendirildiğini, taşınmazların eklemeli zilyetlikle birlikte 20 yılı aşkın süredir kullanıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verild SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 51322f1ee95dec65 67a940b109158379
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4904 E., 2025/1217 K. (17.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4904
- Karar No
- 2025/1217
- Karar Tarihi
- 17.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5147 E., 2025/1182 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3433 E., 2025/1184 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4471 E., 2025/1208 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5631 E., 2025/1218 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6013 E., 2025/1163 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6117 E., 2025/1164 K. 17.02.2025