Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/4119 E., 2025/114 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4119 E., 2025/114 K. (14.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4119
Karar No
2025/114
Karar Tarihi
14.01.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/4119 E. , 2025/114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davacı ...'ın tereke temsilcisi ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar 07.09.1990 tarihli dilekçesinde; miras bırakan ...'ın 1990 yılında vefaat ettiği, ölmeden önce davalılardan ...'a ... köyü Mayıs 1953 tarihli 39 ve 50 sıra numaralı tapulardaki davaya bakma akti ile sattığını, ... da bu payı diğer davalı ...'a sattığını, tapudaki bi kısım payını da davalı ...'ya hibe ettiğini, yine ... köyü 21.06.1960 tarihli 14 'deki tapulu yeri 1/2 sini bakma akdi ile davalıya devrettiğini, bunun da bu payı ile diğer davalılara sattığını, bu işlemlerin muvazalı olduğunu, kendilerinin de miras payı olup muvazaalı yapılan işlemlerin iptali ile miras payları oranında tapuya tescilini talep ve dava etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince davacı ...'ın davasının açılmamış sayılmasına diğer davacıların davasının feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, kararın davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.10.2002 tarihli ve 2002/10110 Esas ve 2002/10895 Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan kısa ve gerekçeli kararın çelişik olması nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Terme Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.03.2005 tarihli ve 2003/25 Esas, 2005/87 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine dair karar verilmiş, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.12.2005 tarihli ve 2005/10998 Esas, 2005/13191 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "taraflarca dosyaya sunulan 1991 tarihli taksim sözleşmedeki davacıların feragat beyanlarına geçerlilik tanınabilmesi için söz konusu sözleşmenin geçerli bir sözleşme olması gerektiği,ancak sözleşmede imzası olan ...'ın imzasının tartışmalı olduğu mahkemece bu hususun yeterli şekilde araştırılmadığı bu nedenle sözkonusu sözleşmenin geçerli hukuki sonuç doğurucu nitelikte olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro çalışması yapıldığı ve 272 ada 1 ve 2, 282 ada 6,283 ada 13,14, 15,16,17,18,19, 23, 284 ada 1 ve 285 ada 6 parsel sayılı taşınmazların davalı olduğu gerekçesi ile malik hanesi açık olarak tutanak düzenlendiği gerekçesi ile Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacıların davasının reddine, ... Mahallesi 272 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ..., 272 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, ... oğlu ..., 282 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, ... kızı ... mirasçıları, 283 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ..., 283 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları, 283 ada 15 parsel sayılı taşınmazın ..., 283 ada 16 parsel ..., 283 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ..., 283 ada 18 ve 23 parsel sayılı taşınmazların ... kızı ..., 283 ada 19 parsel sayılı taşınmazın Faik oğlu ..., 284 ada 1 ve 285 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Şükrü oğlu ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili ile davacı ...'ın tereke temsilcisi ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmişse de; eksik inleme ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlar hakkında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiğine ve taşınmazların sınırında orman parselleri bulunduğuna göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27, 28 ve 29 uncu maddeleri gereğince Hazine, Orman İdaresi, ilçe ve Büyükşehir Belediyeleri davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılıp taraf oluşturulduktan sonra, 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince taraflarca gösterilecek delillerle birlikte lüzum görülen diğer deliller de toplanarak taşınmazların gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerektiği halde, Hazine, Orman İdaresi, ilçe ve Büyükşehir Belediyeleri davaya dahil edilmeden ve usûlünce orman araştırması yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacıların dayandığı ve kadastro sırasında tespite esas alınan tapu kayıtlarının hangi taşınmazları kapsadığı konusunda inceleme yapılmamış, dayanak tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip yöntemince uygulanmamış, dava konusu taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiği kabul edilmişse de; taksimle hangi mirasçıya nerelerin verildiği konusunda mahalli bilirkişi ve tanıklardan yeterli beyan alınmamış, keşifte muristen kalan taşınmazların taksim edildiği ve ...'a ... taşınmaz verildiği belirtilmiş olmasına rağmen bu taşınmazın hangisi olduğu ve mirasçı adına tespit edilip edilmediği ilgili taşınmazın kadastro tutanakları ve tapu kayıtları getirtilmek sureti ile denetlenmemiştir. Hükme esas bilirkişi raporlarında, hava fotoğrafları incelenmişse de; streoskopik inceleme yapılmak ve komşu taşınmazlarla kıyaslanmak sureti ile rapor düzenlenmemiştir. Bu nedenle; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle Hazine, Orman İdaresi, ilçe ve Büyükşehir Belediyeleri davaya dahil edilmeli, dayanak tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüşler ise ifraz haritalarının, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritasının, kadastro sırasında revizyon görmüş iseler revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde dosya içine alınmalı, dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ait kadastro tutanak ve tapu kayıtları ile varsa tespitlerine esas alınan belgeler ile en eski ve dava tarihinden 15-20 -25 yıl öncesine ait memleket haritası, dayanağı hava fotoğrafları ile kesinleşen orman kadastrosuna ve yargılama sırasında yapılan 2/B çalışmalarına ilişkin askı ilanları, çalışma tutanakları ve orman kadastro haritaları ilgili yerlerden getirtilip, halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir ... mühendisi ve bir fen elemanı ile yerel ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 3402 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı varsa tedavülleriyle birlikte yerel bilirkişiler yardımı, uzman fen bilirkişileri eliyle yerine uygulanmalı, bilirkişi ve tanıklardan kayıttaki her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde, bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişilere kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyecekleri haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlar dışında başka taşınmazları da kapsadığı anlaşılırsa, dava tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazlar için açılmış olduğundan bu taşınmazların da kadastro tespitinden önce davalı olduğu düşünülerek tutanakları davalı hale getirtilip dosya içerisine alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişki giderilmeli, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek ve yargı denetimine açık olacak şekilde ölçekli ve ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, yine getirtilen hava fotoğrafları, memleket haritaları çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde (hava fotoğrafları, memleket haritaları) ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.-K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.-K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.-K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, fotoğraflar üzerinde hangi taşınmazlara ait oldukları belirtilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen, ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; hava fotoğrafları ve orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek ve hava fotoğraflarının üç boyutlu stereoskopik incelemesi yapılmak suretiyle, çekişmeli taşınmazların niteliği, üzerlerindeki bitki örtüsü, varsa ağaçların cinsi, yaşı, kapalılık durumlarını, kullanım durumunu, tasarruf edilen yerlerden olup olmadıklarını ve konumlarını çevre parsellerle birlikte haritalar ve hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel, verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tapu kaydının mahalline uyduğu saptandığı takdirde, tapu kaydı kapsamında kalan çekişmeli taşınmazların orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kayıtlarının 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği değerlendirilmeli, dayanak tapu kaydı şayet değişebilir sınırları içeriyorsa, tapu kaydının miktarı ile geçerli sayılması gerektiği düşünülmeli, tapu kayıtlarının tescil hükmü ile oluştuğu ve zeminde dava konusu taşınmazlara uyduğu saptanırsa ilamın davanın tarafları yönünden kesin hüküm teşkil edip etmediği değerlendirilmeli, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde yukarıda anlatıldığı şekliyle tapu kayıtları 3402 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinde düzenlenen usullere uygun şekilde uygulanıp, 3402 sayılı Kanun'un 20/son maddesinde düzenlenen miktar fazlalıkları var ise bu durumda 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerekeceği düşünülmeli, bu durumda aynı keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi hâlinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, ... ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişilerden keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazları komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsü, imar ve ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve önceki bilirkişinin esas ve ek bilirkişi raporlarını irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, ... ve fotogrametri uzmanları dahil harita mühendisi bilirkişilerden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, üzerinde kullanım bulunup bulunmadığını, mümkün olduğu takdirde taşınmazda imar ve ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını belirtir ve incelenen taşınmazları hava fotoğrafında denetlemeye elverişli şekilde gösterir rapor alınmalı ve bundan sonra taşınmazların malik hanelerinin açık kabul edildiği gözetilip 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, muris ...'den kalan taşınmazların usulüne uygun paylaşılıp paylaşılmadığı belirlenmeli, paylaşımın yapıldığının haber verilmesi halinde, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazlardaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilerek beyanlar denetlenmeli, paylaşımda eşit pay almanın zorunlu olmadığı ve uzun süreli kullanımın, paylaşımın belirlenmesi ancak ne şekilde paylaşma yapıldığının tam olarak bilinememesi durumunda paylaşmaya karine olabileceği düşünülmeli, murisin ölümü ile yapılan paylaşımın tapuda hala muris adına kayıtlı taşınmazlar için yapılacağı, muris adına tapuda kayıtlı iken mirasçılarına yapılan pay satışlarının taksime konu taşınmazlar olmadığı da düşünülerek bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırı olup hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davacılar ... ve ... terekesinin temsilcisi ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Hükmün BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ...'a iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı