Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/3799 E., 2025/95 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3799 E., 2025/95 K. (13.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3799
Karar No
2025/95
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/3799 E. , 2025/95 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Akaya Köyünde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılarak 25.12.2001 - 24.01.2002 tarihleri arasında ilân edilen orman ve arazi kadastrosu bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde, Kütahya ili Gediz ilçesi Akkaya köyü ...mevkii, 124 ada 147 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan bahçe, hayvan ağılı, evden oluşan yaklaşık 700 metrekare yüzölçümlü taşınmaza davacının 25 yılı aşkın bir süredir, nizasız, fasılasız, malik sıfatı ile zilyet olduğunu, söz konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil gördüğünü, dava konusu taşınmaz hakkında orman kanununa muhalefet suçundan dolayı Gediz Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/317 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının tespit edildiğini, söz konusu taşınmazın Hazine ve ormanla bir ilgisinin bulunmadığını, dolayısıyla 124 ada 147 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki 700 metrekarelik kısmın, 21.09.2012 tarihli ıslah dilekçesinde 20.300 metrekarelik kısmın Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı saptanan taşınmaza ilişkin zilyetliğe dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince, orman ve zilyetlik araştırması yapılması yönünden kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın başında yapılan keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporları, haritalar, kadastro tutanakları, krokiler dikkate alınarak davacının tescile konu ettiği yerin 25.01.2002 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu kesinleşen 124 ada 147 sayılı orman parseli olduğunun sabit olduğu, davacının Kütahya ili Gediz ilçesi Akkaya köyü ...mevkii, 124 ada 147 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan bahçe, hayvan ağılı, evden oluşan yaklaşık 700 metrekare yüzömçümlü taşınmaza davacının 25 yılı aşkın bir süredir, nizasız, fasılasız, malik sıfatı ile zilyet olduğunu, söz konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil gördüğünü, beyan ederek 700 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilinin talep edildiği yine 21.09.2012 tarihli dilekçeleri ile daha önceki talepleri olan 700 metrekarelik alanı ıslah ederek dava konusu 124 ada 147 nolu parselin 20.300 metrekare miktarlı tamamı için tapu iptali ve tescilini talep ettikleri, davacının tescilini talep ettiği kısmı hayvan otlatmak suretiyle kullandığı, iş bu durumun mahkememizce mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi anlatımlarıyla sabit olduğu, davacı her ne kadar 25 yılı aşkın zamandır dava konusu taşınmazın 20.300 metrekarelik kısmının kendisinin zilyetliği altında olduğunu iddia etse de hayvan otlatarak taşınmazın kullanımının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılmadığı, dosya içeriğinden ve mahalli bilirkişi beyanlarından davacının dava konusu yerde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı