8. Hukuk Dairesi 2022/2505 E. , 2025/116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı mirasçısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü 101 ada 132 parsel sayılı taşınmaz, 1/3 paylarla ..., ..., ... adına çayır vasfıyla tespit edilmiş, ancak taşınmazın sınırında bulunan 101 ada 1 sayılı orman parselinin Kadastro Mahkemesinin 2006/1 sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilmiş ve yüzölçümü yazılmadan 14/03/2006 - 13/04/2006 tarihleri arasında askı ilânına çıkarılmış, kısmî ilân süresi içerisinde orman parseline açılan dava nedeni ile kesinleştirilmemiştir. Davacı Hazine; dava konusu taşınmazın davalılar adına yapılan tespitinin doğru olmadığı taşınmazın meraya sınır teşkil ettiği, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17 nci maddelerde yazan koşullarının davalılar lehine gerçekleşmediğini belirterek taşınmazın mera olarak özel sicile yazılmasını talep etmiştir. Mahkemece; taşınmazın mera özelliğinin olmadığı davalılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.05.2017 tarihli ve 2015/16944 Esas, 2017/4751 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "...dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2 inci maddesi gereğince davalı olduğu belirtilerek mahkemeye devredildiğine göre mahkemece re'sen araştırma ilkesi uygulanmak sureti ile gerçek hak sahibinin tespiti gerektiği, buna rağmen, mahkemece dava konusu taşınmazın mera ya da orman olup olmadığı ile ilgili ve davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı ile ilgili yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edildiği, memleket haritası ve hava fotoğrafı değerlendirmesi yapılmadığı, ziraat bilirkişi raporları arasındaki çelişki üzerinde durulmadığı belirtilerek yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın kadastro tespit çalışmaları sırasında davalı olduğu belirtilerek tespit gördüğü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2 maddesi uyarınca resen araştırma ilkesi uyarınca gerçek hak sahibinin tespitine çalışıdığı, dava konusu taşınmazın belirtilen nedenlerle orman sayılmadığı, mera niteliğinde olduğu, davalıların dava konusu yerde hak sahibi olmadığı kanaatine varılarak davacı Hazine davasının kabulü ile; Kars ili ... ilçesi ... köyü, ... Mevkiinde kain 101 ada 132 parsel sayılı taşınmazın 218.457,68 m2 yüzölçümü ile mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline tesciline, malikhanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı mirasçısı ...'ın vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2505 E., 2025/116 K. (14.01.2025) – Miras
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2505
- Karar No
- 2025/116
- Karar Tarihi
- 14.01.2025
- Konu
- Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6287 E., 2025/121 K. 14.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3623 E., 2025/120 K. 14.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2818 E., 2025/105 K. 14.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4201 E., 2025/119 K. 14.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2994 E., 2025/103 K. 14.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3025 E., 2025/104 K. 14.01.2025