Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/2352 E., 2025/317 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2352 E., 2025/317 K. (20.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2352
Karar No
2025/317
Karar Tarihi
20.01.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/2352 E. , 2025/317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili, davalı Hazine ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu Siirt ili Merkez ilçesi ... köyünde 766 sayılı Kanuna göre 1982 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda dava konusu taşınmazların orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) ek 5 inci maddesine göre orman kadastrosu çalışmalarının dava tarihinden sonra 2016 yılında yapılıp kesinleştiği, dava konusu taşınmazların ise davalı olarak bırakıldığı, 2016 yılında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan çalışmada daha önce tescil dışı bırakılan ve çalışma esnasında parsel numarası verilen dava konusu 103 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile ifraz öncesi 103 ada 16 parsel sayılı taşınmazların susuz tarla vasfında tespit gördüğü, davalı oluşu nedeniyle mülkiyet sütunu boş bırakılarak Siirt Kadastro Mahkemesine 10.10.2016 tarihinde tevdii edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili; davacının Siirt ili Merkez ilçesi ... köyünde dilekçeye ekli krokide koordinatları bulunan taşınmazları 40-45 yılı aşkın süreden beri tarla ve bahçe vasfıyla kullandığını, tapuda kaydının olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu belirterek taşınmazların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü Maddesi uyarınca davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2013/26 Esas, 2015/290 Karar sayılı hükmüyle; fen bilirkişi raporunda (5) numarayla gösterilen ve 17.139,630 m2 olan alanın orman vasfında olduğu ve ihya görmediği, (8) numarayla gösterilen taşınmazın 16.036,913 m2, 23 numarayla gösterilen taşınmazın 9.070,435 m2 olduğu ve (8) ile (23) numarayla gösterilen taşınmazların orman ve mera vasfında olmadığı, ihya görmüş kültür arazisi niteliğinde olduğu, özel mülkiyete elverişli olduğu bu taşınmazlar yönünden zilyetlik koşullarının sağlandığı gerekçesiyle (5) numara ile gösterilen taşınmaza yönelik davanın reddine, (8) ve (23) numara ile gösterilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili, davalı ... İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 tarihli ve 2016/817 Esas, 2017/6872 Karar sayılı ilamıyla; "Dava konusu taşınmazların tescil harici bırakılma nedenlerinin tapu ve kadastro müdürlüğünden sorulması, taşınmazların komşularına dava açılıp açılmadığı, açılmışsa karar suretleri, kesinleşmişse tapu kayıtlarının getirtilmesi, taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmışsa belgelerinin getirtilmesi, ziraat mühendisinden zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, imar ihya yapılıp yapılmadığı, toprak yapıları, bitki örtüsü ve eski tarım alanı niteliğinde olup olmadığı hususlarında ek rapor alınması, en eski ve bilirkişi raporunda belirtilen hava fotoğrafları ile memleket haritalarının getirtilerek bilgisayar ortamında çevrildikten sonra dava konusu taşınmazların konumunun çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafı üzerinde gösterilmesi, taşınmazlar üzerinde bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edildiği, ağaların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım sınırları ile şeklinin incelenmesi amacıyla ek rapor alınması" için geri çevirme kararı verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarihli ve 2018/1940 Esas, 2018/5928 Karar sayılı ilamıyla; taşınmazlar hakkında yargılama devam ederken kadastro tutanağı düzenlendiği, bilirkişi raporunda (5) numara olarak belirtilen taşınmazın 101 ada 1 parsel, (8) numaralı taşınmazın 103 ada 16 parsel ve sonrasında ifrazen 103 ada 34 ve 35 parsel, (23) numaralı taşınmazın 103 ada 23 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kaldığı, kadastro tutanağı düzenlendiğinden görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/1075 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamına uyularak Kadastro Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Siirt Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; (5) numara ile belirtilen ve 101 ada 1 parsel numarası alan taşınmazın orman parseli içinde kaldığı ve dava konusu taşınmazın 2018/32 Esas sayılı dosyasında dava konusu edildiği, verilecek kararın diğerini etkileyeceği gerekçesiyle bu taşınmaz yönünden tefrik kararı verilmiştir. 103 ada 23 parsel yönünden; dava konusu taşınmazın orman olmadığı, zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İfraz öncesi 103 ada 16 parsel, ifraz sonrası 103 ada 33-34 parsel yönünden; taşınmazların orman bilirkişi raporunda orman sayılmayan yer olarak belirtildiği, ancak hava fotoğrafında dava konusu taşınmazlarda orman ağaç ve ağaççıklarının mevcut olduğu bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğu, sınırlarının belirgin olduğu, tarımsal amaçla kullanılmadığı, imar ihyanın yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, 103 ada 16 parsel, ifraz sonrası 103 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi olduğu, görevsizlik kararı öncesinde verilen kabul kararı doğrultusunda yatırılan harcın iade edilmediği, nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken edilmediği iddiasıyla; davalı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazların orman parseli ile sınır olduğu, orman içi açıklık yönüyle değerlendirme yapılmadığı, 101 ada 1 parsel yönünden tefrik kararı verilmesiyle Orman İdaresi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı verilmesi gerektiği iddiasıyla; davalı Hazine vekili, taraf ve dava ehliyeti hususlarında değerlendirme yapılmadığı, zilyetlik ve imar ihya hususunun bilimsel olarak araştırılmadığı, nispi vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken edilmediği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı