Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2025/61 E., 2025/583 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/61 E., 2025/583 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/61
Karar No
2025/583
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/61 E. , 2025/583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/40 E., 2023/88 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 134 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu İsmail adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tapu kaydından malikinin kim olduğunun anlaşılamadığını, taşınmazın öncesinde müvekkilinin babası sonrasında kendi zilyetliğinde bulunduğunu ve malik sıfatıyla olan bu zilyetliğin toplamda 70-80 yıldır devam ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile ilgili öncesinde aynı nitelikte Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 220/929 Esas numarası ile dava açıldığını ve kesin hüküm bulunduğunu ayrıca kadastrodan önceki sebeplere dayanıldığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu ve taşınmaz tapu kaydında herhangi bir kişinin isminin yazılması sebebiyle bunun bilinmeyen bir kişi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı kayyım vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2014/1414 Esas, 2016/461 Karar sayılı kararıyla kesin hüküm sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili, davalılardan Hazine vekili ve davalılardan kayyım vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2021/4336 Esas, 2022/6484 Karar sayılı kararıyla "...tarafları aynı olmayan davanın görülmekte olan davada kesin hüküm teşkil ettiğinden bahisle davanın reddinin doğru olmadığı, dava konusu talebin esasıyla ilgili olarak gerekli araştırma ve inceleme yapmaksızın hüküm tesisinin de doğru olmadığı, davalılardan kayyım ve Hazine'nin ayrı ayrı vekillerle temsil edilmesine karşın davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hangi davalı için olduğu belirtilmeksizin maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2.Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/40 Esas, 2023/88 Karar sayılı kararıyla; "...dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı incelendiğinde malik olarak '... ...' isimli kişinin gözüktüğü kadastro çalışması aşamasında bilirkişilerin beyanları incelendiğinde haziran 306 tarih 18 sıra numaralı tapu kaydındaki malik olarak gözüken kişinin edinme sebebinde ... ... ... olarak kayıt düşüldüğü, anlaşılmakla kadastro tutanağının düzenlendiği tarihte ve 30.11.1972 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında malikin tespit edilmiş olduğu, bu tespite istinaden kadastro tutanağının düzenlendiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili, 1. Dava konusu taşınmazın kayıt malikinin bilinmediğini, 2. Mahkemenin buna yönelik gerekçesinin doğru olmadığını, 3. Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, 4. Kayıt malikinin kim olduğu veya yaşayıp yaşamadığının araştırılmadığını, 5. Kayıt malikinin mirasçılarının saptanmasının gerektiğini, 6. Taraf teşkilinin bu anlamda sağlanmadığını, 7. Ayrıca TMK’nın 713. maddesindeki ölüm hukuki sebebine dayalı olarak aranan şartların da yerine getirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2. maddesi gereği, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ee463a999d54b120 31fc5c47b474ffc8 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2025/61 E. , 2025/583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/40 E., 2023/88 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 134 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu İsmail adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tapu kaydından malikinin kim olduğunun anlaşılamadığını, taşınmazın öncesinde müvekkilinin babası sonrasında kendi zilyetliğinde bulunduğunu ve malik sıfatıyla olan bu zilyetliğin toplamda 70-80 yıldır devam ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile ilgili öncesinde aynı nitelikte Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 220/929 Esas numarası ile dava açıldığını ve kesin hüküm bulunduğunu ayrıca kadastrodan önceki sebeplere dayanıldığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu ve taşınmaz tapu kaydında herhangi bir kişinin isminin yazılması sebebiyle bunun bilinmeyen bir kişi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı kayyım vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2014/1414 Esas, 2016/461 Karar sayılı kararıyla kesin hüküm sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili, davalılardan Hazine vekili ve davalılardan kayyım vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2021/4336 Esas, 2022/6484 Karar sayılı kararıyla "...tarafları aynı olmayan davanın görülmekte olan davada kesin hüküm teşkil ettiğinden bahisle davanın reddinin doğru olmadığı, dava konusu talebin esasıyla ilgili olarak gerekli araştırma ve inceleme yapmaksızın hüküm tesisinin de doğru olmadığı, davalılardan kayyım ve Hazine'nin ayrı ayrı vekillerle temsil edilmesine karşın davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hangi davalı için olduğu belirtilmeksizin maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2.Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/40 Esas, 2023/88 Karar sayılı kararıyla; "...dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı incelendiğinde malik olarak '... ...' isimli kişinin gözüktüğü kadastro çalışması aşamasında bilirkişilerin beyanları incelendiğinde haziran 306 tarih 18 sıra numaralı tapu kaydındaki malik olarak gözüken kişinin edinme sebebinde ... ... ... olarak kayıt düşüldüğü, anlaşılmakla kadastro tutanağının düzenlendiği tarihte ve 30.11.1972 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında malikin tespit edilmiş olduğu, bu tespite istinaden kadastro tutanağının düzenlendiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili, 1. Dava konusu taşınmazın kayıt malikinin bilinmediğini, 2. Mahkemenin buna yönelik gerekçesinin doğru olmadığını, 3. Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, 4. Kayıt malikinin kim olduğu veya yaşayıp yaşamadığının araştırılmadığını, 5. Kayıt malikinin mirasçılarının saptanmasının gerektiğini, 6. Taraf teşkilinin bu anlamda sağlanmadığını, 7. Ayrıca TMK’nın 713. maddesindeki ölüm hukuki sebebine dayalı olarak aranan şartların da yerine getirildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2. maddesi gereği, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ee463a999d54b120 31fc5c47b474ffc8 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı