7. Hukuk Dairesi 2025/512 E. , 2025/4423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/557 E., 2024/1187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/178 E., 2021/201 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde, 1491 parsel sayılı taşınmazı davalılar murisinin taşınmazı sağlığında 07.01.1984 tarihli satış senedi ile kendilerine sattığını ve teslim ettiğini, satış tarihinden beri herkesin kendisine isabet eden kısımlarını kullandığını ve üzerine bina inşa ettiğini, kadastro tespiti sırasında kendileri taşınmaz başında bulunmadıkları için taşınmazın davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespit tutanağının kesinleştiği 12.05.1987 tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş ise de iyi niyetli olduklarını, dava konusu taşınmazın kendilerine ait olduğu inancı ve iyi niyetle hareket ettiklerini, taşınmaz üzerine yapılan yapıların değerlerinin arsa değerinden yüksek olduğunu, iyi niyetle inşaat yapanın arsanın bedeli ödenmek suretiyle taşınmazın maliki olacağını ileri sürerek, 1491 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın müvekkiline murisinden kaldığını, tapuda kayıtlı taşınmaz olup, haricen satışın geçerli bulunmadığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 12.05.1987 tarihinde kesinleştiği, tespitin kesinleşmesinden önce meydana getirilen yapılar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra meydana getirilen yapı yönünden ise çaplı taşınmazlarda iyi niyet iddiası ileri sürülemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temliken tescil koşullarının gerçekleşmediği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, eksik inceleme yapıldığını, yapıların değerinin zemin değerinden yüksek olduğunu, müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu, yasanın aradığı koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasında uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra genel mahkemede açılan kadastro öncesinde ve sonrasında yapılan yapılara yönelik 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesindeki temliken tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.