7. Hukuk Dairesi 2025/3200 E. , 2025/4331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/553 E., 2023/899 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2 58... parsel sayılı taşınmazın bağ, bahçe şeklinde uzun zamandır davacı tarafından kullanıldığını, Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacı; 19.04.2019 tarihinde ölmüş, mirasçıları davaya dahil edilerek yargılama devam olunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı şartlarının olayda olmadığını, Hazineye ait taşınmazın zamanaşımı ile kazanımının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince 14.04.2016 tarihli ve 2016/182 Karar sayılı ilâmı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 14.04.2016 tarihli ve 2016/182 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 15.09.2021 tarih, 2021/360 Esas, 2021/697 Karar sayılı ilâmı ile; davanın dayanağının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 hükmü olduğu, bu kapsamda; dava konusu 2 58... parsel sayılı taşınmazın ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kayıtları ve tüm dayanak belgeleri temin edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle davacı tarafın bildirmiş olduğu tanıklar ve uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması, çekişmeli taşınmazın mevcut durum itibariyle ve önceki niteliğinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığının belirlenmesi, taşınmazın öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar- ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ve ihyanın hangi tarihte başlayıp ve ne zaman bitirildiği, ekonomik amaca uygun zilyetliğin ne zaman başladığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklama yaptırılması, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 2012 yılından geriye doğru 20 - 25 - 30 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek uygulanması, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirip temin edilebilen gerek en eski gerekse kadastro tespit tarihine yakın tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmesi, keşfe birlikte götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmazın yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip dosya arasına konulması gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilâmına uyularak verilen karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında; ihdas edilen 2 58... ve 5 numaralı parsellerin 1943 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmalarında tespit dışı bırakılan yerlerden olduğu, 1972 tarihli hava fotoğrafında dava konusu 2 58... numaralı parselin üzerinde yoğun bir ağaçlık alan bulunduğu, sınırlarının ağaçlık alan içerisinde kaldığı, davacıya ait güney komşu parseli 2 58... nolu parselde ev bulunduğu, 19 76... tarihli hava fotoğraflarına göre de dava konusu 2 58... numaralı parselin üzerinde yoğun bir ağaçlık alan bulunduğu, sınırlarının ağaçlık alan içerisinde kaldığı, hava fotoğraflarına göre imar ihyanın tamamlanmış olduğu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına ayrıca teknik bilirkişilerin raporlarına göre dava konusu taşınmaza evveliyatında davacı ... 'ın babası ...'in zilyet olduğu, imar ihya işlemlerinin davacıdan önce tamamlanmış olduğu, davacının taşınmazı kullanımı babasının kullanımı ile aynı olduğu, eklemeli zilyetliğin 20 yılın üzerinde olduğu, Hazine adına tapu kaydının oluşturulduğu tarihe kadar 20 yıllık kanuni sürenin geçtiği, zilyetlikle taşınmaz kazanımı için gerekli diğer koşulların da dosyamız açısından gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; imar ihyadan söz edilebilmesi için kolay tarım yapılamayan yerlerden olması gerektiğini, sadece ham toprağın sürülmesi, taşların temizlenmesi, bina yapılmasının imar ihya kabul edilemeyeceğini, ağaç dikilmesinin tarım faaliyeti olarak kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/1 hükmü uyarınca imar ihyadan kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine dayalıdır. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. "Usuli kazanılmış hak" olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı). Somut olayda, Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmişse de bozma ilâmının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz olan 2 58... parsel sayılı taşınmazın ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kayıtları ve tüm dayanak belgelerinin dosya arasına alınmadığı tespit edilmiştir. Bunun dışında, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bozma ilâmında işaret edilen hususların karşılanmadığı görülmüştür. Keşif heyetinde fotoğrafçının bulunmadığı, dava konusu yerin panoramik fotoğraflarının çekilmediği, fen bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kadastro tespit tarihine yakın tarihli uydu fotoğraflarının incelenmediği; ziraat bilirkişi raporunda nizalı taşınmazın toprak yapısı, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli, süresi ve taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmenin bulunmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı ve tamamlandığı tarihin raporlarda tespit edilmediği anlaşılmıştır. O hâlde Mahkemece, 2 58... parsele ilişkin ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kayıtları, dava konusu taşınmazın sınırında yer alan taşınmazlara ait kadastro tutanakları varsa dayanağı kayıtlarla kadastro işlemine ilişkin evrakların getirilmesi ve dava konusu taşınmaza ilişkin ilgili Belediye Başkanlığından imar planı ve dayanak haritalar getirtilerek dosya arasına alınmalı; dava konusu taşınmaz üzerinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fotoğrafçı, jeolog bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan nizalı taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından hangi tasarruflarla kullanıldığı, mera olup olmadığı, taşkına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin varsa dayanak kayıtlarının nizalı taşınmaz yönünü ne okuduğu belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan nizalı taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü açıklayan, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeolog bilirkişiden nizalı taşınmaz bölümünün evveliyatının ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, dere yatağı vasfında olup olmadığını ya da dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, hâlen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını ve aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını, taşkın sahasında bulunup bulunmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılmalı ve taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli;fotoğrafçı aracılığıyla çekişmeli taşınmaz bölümleri ve çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip teknik bilirkişiye ise keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, nizalı taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir, uydu fotoğraflarını da değerlendirir şekilde krokili rapor düzenlettirilmeli, böylece zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.