Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2533 E., 2025/4409 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2533 E., 2025/4409 K. (17.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2533
Karar No
2025/4409
Karar Tarihi
17.10.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/2533 E. , 2025/4409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/426 E., 2025/166 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili; davada DSİ’nin taraf gösterilmesi gerektiğini, yolda bulunan muhdesatın tespitine karar verilemeyeceğini, davacı tarafın kötü niyetle muhdesatları yetiştirdiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “DSİ Emlak ve Kamulaştırma Şube Müdürlüğünün ilk yazı cevabında Hazine adına kayıtlı 4 ve 5 parsellerle ilgili herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığının bildirildiği, ikinci yazı cevabında 5 parsele ilişkin kurumlarının tahsis talebi doğrultusunda tahsisin gerçekleştiğinin bildirildiği, dava konusu taşınmazlar hakkında kamulaştırma işleminin bulunmadığı, taşınmazın ilgili Kurum tarafından tahsis edildiği, tahsis işleminin ise Yargıtay içtihatlarında belirtilen ‘derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlardan’ hiçbirini oluşturmadığı” gerekçeleriyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce; “...mahallinde uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, fen bilirkişi eliyle kadastro paftası ve kamulaştırma haritası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanması, bu yolla muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın gerçekten ... Baraj kamulaştırma alanı (sahası) içinde kalıp kalmadığının, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bu hususları gösterir denetime elverişli rapor alınması ve nihai olarak toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve çelişkili (ve yetersiz) müzekkere cevapları ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davaya konu 134 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz içerisinde ve B harfi ile gösterilen kısmın kamulaştırma planına dahil edildiği, 134 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz ve içerisinde yer alan A harfi ile gösterilen kısmın kamulaştırma planı dışında kaldığı, A harfi ile gösterilen kısım ile ilgili planda ve zeminde herhangi bir çalışma, müdahale, baraj sahası vb hususlarının olmadığının tespit edildiği, ... görüntüleri üzerinden yapılan araştırmalar neticesinde davaya konu taşınmazlarda 16/06/2008, 29/06/2021, 22/07/2013 tarihlerinde ağaç bulunmadığı, 10/06/2015 tarihinde 134 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen kısım içerisinde ağaçların yer aldığı, 134 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen kısmında hafriyatların ve ağaçların bulunduğunun tespit edildiği, dolayısıyla ağaçların 22/07/2013-17/04/2015 tarihleri arasında dikildiğinin anlaşıldığı, ... Mahallesine yönelik kamu yararı kararının 21/06/2013 tarihinde alındığı, kararın 05/11/2013 tarihinde askıya alındığı, 26/11/2013 tarihinde askıdan indirildiği, Kamulaştırma Kanunu 25. maddenin 3. fıkrası ‘Baraj, sulama şebekeleri ve boru hatları, karayolu, demiryolu, liman ve havaalanı gibi gelecek yıllara sari büyük projelerde kamu yararı kararı kamulaştırılacak taşınmazların bulunduğu mahalle ve/veya köy muhtarlığında on beş gün süre ile asılmak suretiyle ilan edilir. Kamu yararı kararının ilan süresinin bitiminden itibaren, kamulaştırılacak taşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedeli, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaz.’ şeklindeki düzenleme karşısında davacı tarafça usulünce ağaçların askıdan indirilme tarihi olan 26/11/2013 tarihinde önce dikildiği hususlarının tereddüte mahal vermeyecek şekilde ispat edilemediği, yakın tarihli 22/07/2013 tarihli google eart görüntülerine göre taşınmazlarda ağaç bulunmadığının tespit edildiği, 134 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden kamulaştırma kararı bulunmadığından, 134 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise kamulaştırma tarihinde muhtesat bulunmadığından” hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya kayıtlı olduğunu, taşınmazların bulunduğu bölgede DSİ tarafından kamulaştırma işlemleri yapıldığını, dava konusu taşınmazların kamulaştırma sahası içinde bulunması nedeniyle kamulaştırma işlemine tâbi tutulduğunu, kamulaştırma işlemi yapıldığını, önceki bozmalar nedeniyle usuli müktesep haklarının olduğunu, eksik araştırma ile hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 14f83157e2ee69ac 115c0d3bbb46f252

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı