7. Hukuk Dairesi 2025/2255 E. , 2025/3187 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/262 E., 2025/29 K. Mahkeme kararı davalı vekili ve dâhili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın 2/3 hissesinin maliki olduğunu, diğer 1/3 hissesine malik olan dava dışı ...'ın 14.11.2013 tarihinde hissesini 100.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, satıştan 21.12.2013 tarihinde haberdar olduğunu, haberi olmadan ve rızası alınmaksızın gerçekleştirilen satış nedeniyle önalım hakkına sahip olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 1/3 hissenin iptalini ve adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satılan yerin zemin kattaki dükkan olduğunu ve satan kişinin burayı kasap dükkanı olarak işlettiğini, paylı mülkiyete konu taşınmazda paydaşlar tarafından yapılmış fiili taksim bulunduğundan önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.07.2015 tarihli, 2013/421 Esas ve 2015/274 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarih 2016/4966 Esas, 2019/2851 Karar sayılı ilamı ile karar bozulmuştur. 3.Mahkemece bozmaya uyularak 19.01.2022 tarih, 2019/244 Esas, 2022/53 Karar sayılı kararıyla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 4.Dairemizin 01.12.2022 tarih 2022/4784 Esas, 2022/7406 Karar sayılı ilâmı ile, "...İncelenen dosya kapsamına göre; dava dışı ... tarafından davalı ...'e yapılan 14/11/2013 tarihli satış nedeniyle eldeki önalım davası açılmış, yargılama sırasında İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/10/2021 tarih ve 2021/342 Esas, 2021/750 sayılı Kararı gereğince davalı ... adına kayıtlı hissesinin iptal edilerek önceki malik ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. O halde; 1- Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda öncelikle davacının tercih hakkı belirlenmelidir. Davacının tercih hakkının belirlenmesi kapsamında mahkemece, önalım hakkını yeni maliklere yöneltip yöneltmeyeceği, HMK'nın 125. maddesi gereğince tercih hakkını kullanıp kullanmayacağı hususlarının davacıya sorularak sonrasında oluşacak sonuca göre işlem yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.2- Öte yandan; İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/342 Esas ve 2021/750 Karar sayılı dosyası üzerinden önceki malik ...'ın mirasçıları tarafından muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açılmış, davalı ... ise belirtilen davada herhangi bir uyuşmazl��k çıkarmaksızın cevap dilekçesiyle davayı kabul etmiştir. Belirtilen dava dosyasındaki kabulün, davacının önalım hakkını bertaraf etmeye yönelik bir işlem olup olmadığı hususunun mahkemesince değerlendirilmeden dava konusu payın salt önceki malike döndüğünden bahisle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması da doğru görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... ... mirasçıları tarafından açılan İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/342 Esas sayılı davanın, ... tarafından cevap dilekçesi ile davayı kabul etmesi de göz önüne alındığında işbu dosya davacısı tarafından açılan önalım hakkını bertaraf etmek için açıldığı kanaatine Mahkememizce varılmış, toplanan deliller ile tanık beyanlarından; taraflar arasında başta bir fiili kullanım anlaşması bulunduğu, ...'ın zemin kattaki dükkanı kullandığı ve diğer bağımsız bölümlerden hak talep etmediği, davacıya da kira ödemediği, bilahare davacı ve ... arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığından yerin davacının kullanımına bırakıldığı fiili kullanım anlaşmasının sona erdiği, yani fiili taksim olmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili ve dahili davalılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca tercih hakkı verilmesine ilişkin bozma ilamının hatalı olduğunu, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan devir işleminin olmadığını, muris muvazaası davasında verilen tapu iptal ve tescil hükmünün geriye etkili sonuç doğurduğunu, muris muvazaası davasının önalım hakkını bertaraf etmek amacıyla açıldığı ve kabul beyanının da bu amaçla verildiği hususunda mahkemenin soyut değerlendirme yaptığını, tanık beyanlarının fiili taksimi doğruladığını, tanık ...'ın taraf olarak hareket ettiğini, dava dışı satıcı Seyfi'nin işleri bozulunca borçlarını ödemesi için dava konusu taşınmazı davalıya devrettiğini, davalı borçları ödemeyince satışın muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığını ve muris muvazaasından kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası açıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ve dâhili davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve dâhili davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0a26abb1395c346c bd04c3528274b439