7. Hukuk Dairesi 2025/2231 E. , 2025/3065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/201 E., 2024/355 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ... ada ... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1249 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, müvekkili tarafından kullanılan yaklaşık 10-15 yıllık 2 katlı ev, garaj ve depo niteliğindeki yapıların davacıya ait olduğunu iddia ederek muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro tespitinin 1972 tarihinde tarla ve ev vasfı ile kesinleştiğini, 10 yıllık süre içerisinde kadastro tutanağında belirtilen tespitlere ilişkin davanın açılmamış olması sebebiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, evin tarafların ortak murisi tarafından tamir ve tadil ettirildiğini, davacı tarafından yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli karar ile; "...garaj ve deponun davacı tarafından yapıldığı, 2 katlı evin ise davacı tarafından tamir, tadil ve bakımının yapıldığı, taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bir muhdesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmadığı, 2 katlı ev niteliğindeki muhdesatın tamamının (tek başına) davacı tarafından yapıldığı tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın garaj ve depo yönünden kabulüne, 2 katlı ev yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, “...Somut uyuşmazlıkta; keşif mahallinde ve 30.11.2021 tarihli oturumda dinlenen tanıkların beyanları dava konusu 2 katlı yapının büyük bir kısmının davacı tarafından yaptırıldığı yönündedir. 25.10.2021 tarihli bilirkişi heyetinin raporunda dava konusu yapıda tarafların murisinin yapmış olduğu inşai imalatın değer oranı % 3.35, davacının yapmış olduğu inşai imalatın değer oranı ise % 96.65 olarak belirlenmiştir. Bu durumda davacının yaptığı imalat oranına işaret edilmek suretiyle dava konusu 2 katlı yapının davacı tarafından yapıldığının tespitine dair karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan tek katlı garaj, depo niteliğindeki yapılar ile 2 katlı evin davacı tarafından kendi ad ve hesabına meydana getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, garaj, depo ve 2 katlı evin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2 katlı yapının davacı tarafından yıkılarak yeninden inşa edilmediğini, yapının zamanla yıpranması neticesinde davacı tarafından sadece tadilat ve tamirat yapıldığını, taşınmaz üzerine daha önce mevcut bir muhdesata yeni bölümler ilave edilmesinin, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılmasının bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmadığını, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilâmına katılmadıklarını, bozma ilâmında murisin dava konusu yapıdaki katkı ve imalat oranını ortadan kaldırıldığını, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu göz ardı ettiğini ve bozma ilamının istikrar kazanmış kararlara aykırılık teşkil ettiğini, davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davacının, 2 katlı yapıyı sıfırdan inşaa ettirmediği, sadece tadilat ve tamirat yaptığı ve yapının tadilat ve tamirat yapılmadan önce bizzat muris tarafından inşa edildiğinin beyan edildiğini, davacı ... aleyhine açılan muhdesat tespiti davasında benzer bir durumun yaşanmasına rağmen davanın reddine karar verildiğini, mevcut karar ile davacı aleyhine açtıkları davada verilen kararın arasında çelişki oluştuğunu ve bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesat tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7b3b4bf93b421474 df72a47c4a747830