Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2115 E., 2025/2811 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2115 E., 2025/2811 K. (26.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2115
Karar No
2025/2811
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/2115 E. , 2025/2811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/542 E., 2024/1714 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmaz üzerine ev yapmak suretiyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun müdahalede bulunulduğunu belirterek, müdahalenin men'ine, taşınmazdaki her türlü inşaatın kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.12.2014 tarihli ve 2009/188 Esas, 2014/637 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 158 (470) No.lu parselin fen bilirkişisinin raporunda da bahsedildiği üzere 670310.00 m² olarak taşlık ve kayalık vasfıyla Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, dava konusu 158 (470) No.lu parselden Karayolları tarafından yol geçirilmesi nedeniyle kamulaştırma yapıldığı, ifraz edilerek 457 ila 470 No.lu parsellere ayrıldığı ve davaya konu olan yerin 470 No.lu parsel içerisinde kaldığı, ... Köyü 158 No.lu parselin ... Kadastro Mahkemesinin 1997/90 Esas sayılı dosyada davalı olduğu, davalının Kadastro Mahkemesi dosyasında taraf olmadığı, davalının kullandığı yerin ... Köyü 470 numaralı parsel içerisinde kalıp fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen yer olduğu, bu alanın 4105.00 m² olduğu, içerisinde 120.00 m² zemin+1 kattan oluşan inşaat bulunduğu, davalının taşınmaza haksız olarak el attığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.12.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/4784 Esas, 2020/2061 Karar sayılı ilâmında; davanın, Hazine arazisi üzerine bina inşa etmek suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesi ve binanın kâl'ine yönelik olduğu, tespiti yapılan 120,00 m² zemin+1 kattan oluşan inşaat alanına göre karar verilmesi gerekirken talebi aşar şekilde 4.105,00 m² üzerinden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğu açıklanarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu alanın A harfi ile gösterildiği bu alanın 4.105,25 m² olduğu, taşınmaz içerisinde bulunan binanın A1 ile gösterildiği ve alanının 150,10 m² olduğu, ayrıca ... Mahallesinde kadastro güncelleme çalışmaları sonucunda ITRF pafta sistemine geçilmesi nedeni ile alan farklılığının olduğu, davalı tarafından yargılama devam ederken taşınmaz üzerine yapılan yapıya ilişkin yapı kayıt belgesinin sunulduğu, bu kapsamda taşınmazın davalıya satışının yapılıp yapılamayacağının Millî Emlak Müdürlüğünden sorulduğu, gelen cevaba göre taşınmazın satışının mümkün olmadığının bildirildiği, 06.06.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 30443 sayılı tebliğin 6. maddesinin 3 fıkrasına göre; "(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmünü içerdiği, anılan düzenlemenin 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında alınan idari nitelikteki yıkım kararları ile ilgili olduğu, mülkiyet hakkına dayalı olarak tapu kayıt maliki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, özel mülkiyete konu edilemeyecek taşınmazlar yönünden uygulanma olanağı olmadığı açıklanarak davalının dosyaya sunmuş olduğu yapı kayıt belgesinin bu tür yerlerde hüküm ifade etmeyeceği, yapı kayıt belgesinde bina ve yapıların tamamının kaçak ve ruhsatsız olduğu, Hazineye ait parsel içerisinde olduğu, yapı kayıt belgesinin davalıya bir üstün hak kazandırmadığı, davalının taşınmaza haksız olarak el attığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilâmında her ne kadar talebi aşar şekilde hüküm kurulduğu belirtilerek önceki karar bozulmuş ise de; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davalının işgal ettiği alanın netleştirilmiş olduğu, işgal edilen tüm 470 parsel (4.105m²'lik alan) üzerinde müdahalenin önlenmesi ve parsel üzerindeki 150 m²'lik inşaatın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde sit şerhi bulunduğundan davalı tarafından alınan yapı kayıt belgesinin geçersiz olduğunu, geçersiz olan yapı kayıt belgesinde de davalının 3.016 m²'yi işgal ettiği alan hakkında beyanlarının olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin yapı kayıt belgesine ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalının dava konusu yere ilişkin satın alma talebinin olduğunu, dava konusu yere ilişkin yapılmakta olan imar çalışmalarının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın alanının çok büyük olduğunu, sit alanı şerhinin uygulandığı kısımların haritada belirli olup, davaya konu binanın bu alan dışında kaldığını, satın alma başvuru sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 069b38f9c4259dbb 93c1e33905c62c54

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı