7. Hukuk Dairesi 2025/206 E. , 2025/5007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3186 E., 2024/3186 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/100 E., 2024/467 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşma talebiyle hükmü temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı asil ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve 4 No.lu parselde kayıtlı taşınmazda davacıların paylı mülkiyet şeklinde malik olduklarını, paydaşlardan ...'nun davalı ...'nın 3 parseldeki 150/15 79... parseldeki 4237/24296 hisselerini 07.01.2019 tarihinde 2 38... yevmiye sayılı satış işlemi ile satın aldığını, davalı tarafın satış bedellerini payların gerçek değeri üzerinden göstermediğini, bedelin muvazaalı olduğunu, taşınmazlardaki davalı payına 28.10.2019 tarihinde davalı ...’ın ipotek koyduğunu, ipotek konulmasının iyiniyetli olmadığını ileri sürerek ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil ile ipoteğin fekkini talep etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; hisseleri 910.000,00 TL’ye aldığını, bir kısmını peşin bir kısmını taksitle ödediğini, taşınmazda fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; satıcı ...'nun fiili taksim olmadığını söylemesine rağmen devamında taşınmazın bulunduğu yerde kendi adına olan hisse hakkını kullanarak hissesini kiraya verdiğine, kiraya verdiği kişiye fiilen herhangi bir yer göstermediğine, bu kişilerin serayı kurduğuna, kendisinin sadece yer gösterdiğine dair beyanlarda bulunduğunu, dinlenen davacı tanık beyanlarına göre taşınmazın ağaçlık olan kısmının davacılar tarafından kullanıldığı, davalı tanıklarının da fiili taksim konusunda detaylı beyanda bulundukları, davacılar ile davalının taşınmazı devraldığı ... arasında taksimat yapıldığı, ...’nun sera olarak kullandığı kısma itiraz etmeyen davacıların davalıya karşı ön alım hakkını kullanma isteğinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı ve tapu maliki değişmediğinden ipoteğin terkinini gerektiren bir durum kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 3. celse dinlenen davalı tanıklarının beyanlarının gerçek dışı ve soyut ifadelerden oluştuğunu, bu celse dinlenen tanıkların dava konusu olmayan parsellerle dava konusu parselin bir bütün olduğuna yönelik ifade vermelerinin sağlanmaya çalışıldığını, davacılar ve hissedarlarının (davalı tanıklarının) müşterek olarak sahip olduğu taşınmazların beş tane olduğunu, bu beş taşınmazın da aynı hissedarlar arasında müşterek mülkiyete tabi olduğunu, davalı tanığı ...'in beyanlarının yanlış yorumlandığını, müvekkilleriyle husumet yaşayan ve davalı ile yakın ilişkilerde bulunan tanıkların beyanlarının dikkate alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın bu iki taşınmazı tek bir taşınmaz gibi varsayıp tek bir noktada fiili taksimden söz ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı savunmasına ve Mahkemenin gerekçesine göre taşınmazların birinde fiili taksim olduğunu, diğerinde fiili taksim olmadığını, belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.