Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/203 E., 2025/4181 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/203 E., 2025/4181 K. (09.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/203
Karar No
2025/4181
Karar Tarihi
09.10.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/203 E. , 2025/4181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2857 E., 2024/2333 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/587 E., 2023/788 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30 26... parsel sayılı taşınmazın, davalının ise 30 18... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkiline ait taşınmazda bulunan 523,36 m²’lik yüzölçümüne sahip yapının 145,14 m²’lik kısmının davalıya ait taşınmaza taştığını, yapının değerinin taşma yapan kısmın değerinden fazla olduğu, söz konusu taşmanın belediyenin yapmış olduğu hata nedeniyle ortaya çıktığını, tecavüzün kasıtlı olarak gerçekleşmediğini, inşaatın iyiniyetli olarak yapıldığını ve yapının yıktırılmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceğini ileri sürerek davalıya ait taşınmazın üzerindeki yapının bulunduğu kısmın mülkiyetinin müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yapının davacı tarafından kaçak olarak yapıldığını, ihale ile satın aldığı taşınmazın yan parselinin haksız işgalinin ihale şartnamesinde belirtilmediğini, bu durumun müvekkili tarafından bilinmesine imkân olmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesinin eldeki davada uygulama alanının bulunmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını, taşkın yapının bulunduğu parselin çapa bağlanmış bir parsel olduğunu ve davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/587 Esas ve 2023/788 Karar sayılı kararındaki "...09.05.2023 tarihli oturumda davacı vekiline bilirkişi raporunda belirtilen 2.539.950,00 TL üzerinden başlangıçta yatırılan harcın mahsubu ile kalan miktar üzerinden hesaplanan 43.290,60 TL tutarındaki eksik harcın tamamlatılması için gelecek oturuma kadar kesin sürenin verildiği, harcın kesin süre içerisinde tamamlanmaması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120 ve Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılacağı husununun ihtar edildiği, davacı vekili tarafından harcın ikmal edilmediğinden 13.06.2023 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve süresi içerisinde dosyanın yenilenmediği..." gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 150/5 hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 08.11.2024 tarihli ve 2023/2857 Esas, 2024/2333 Karar sayılı kararındaki "...İlk Derece Mahkemesince eksik harcın ikmaline ilişkin davacı vekiline yasa hükmü gereği bir sonraki oturuma kadar kesin süre verilmiş olmasına rağmen davacı tarafça bu süre içinde eksik harcın tamamlanmadığı, bu durumda 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve şartların oluşması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının yerinde olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin taşınmazı satın almasından yıllar önce de bu yapının bulunduğunu, 2. Kesin sürenin verildiğine dair ihtarın ve hesaplamaya dayanak raporun müvekkiline tebliğ edilmediğini, 3. Hesaplamaya yönelik ek bilirkişi raporunun alınmasının gerektiğini, 4. İmar planı değişikliği ile tescil isteminde bulunulan kısmın davalı parselinde yer almamakta olduğunu ve davanın konusuz kaldığını, 5. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, temliken tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 71. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 772c8596fc82c566 16bc4d31f6056bfd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı