Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Aralık 2025 › 2025/1799 E., 2025/5135 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1799 E., 2025/5135 K. (02.12.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1799
Karar No
2025/5135
Karar Tarihi
02.12.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1799 E. , 2025/5135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/566 E., 2025/135 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/172 E., 2021/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İmar İdare Heyetinin 30.03.1951 tarih ve 84 sayılı kararı ile onaylanan ... no.lu parselasyon planı ile 41... yüzölçümlü 1662 ada, 76 No.lu parselin 37... ’si muhtelif ada parsellerine şuyulandığı ve 4 m2’si de zayiat olarak gösterildiği, zayiat olarak ayrılan 4 m2’nin tapu sicilinden terkin edilmesinin ... Tapu Müdürlüğünden istendiğini, ... Tapu Müdürlüğünün 19.03.2020 tarihli yazısı ile taşınmaz maliklerinin hisselerinde tedbir ve haciz takyidatları bulunduğundan terkin işleminin yapılamadığının bildirildiğini, ... no.lu parselasyon plan gereği zayiat olarak ayrılan 4 m2’nin tapu sicilinden terk edilerek kapatılması için taşınmaz maliklerinin hissesi üzerindeki şerh takyidatlarının kaldırılması için bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek, zayiat olarak ayrılan (4 m2) taşınmazda hisse sahiplerinin hisseleri üzerinde yer alan ipotek ve hacizlerin kaldırılmasına, zayiat olarak ayrılan 4 m2’nin tapu sicilinden terk edilerek kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haciz şerhine konu alacaklarınn ... Varlık Yönetimine temlik edildiğini, dava tarihinden önce temlik işleminin yapılması nedeniyle taraf sıfatlarının kalmadığını belirtmiştir. 6. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 7. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazda malik olmadığı, tapu kaydında ipotek bulunmadığı, kayıt malikleri ... ve ...’ye ait borçlar nedeniyle haciz şerhlerinin işlendiği ve davacının haciz şerhlerinin kaldırılması talebi yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, zayiat alanlarının İmar Kanunu gereği parselasyon planlarının tescili esnasında tapudan düşülmesi gerektiğini, tapuda terkin edilmesi unutulmuş alanlar olsa dahi tapu kayıtları üzerinde ipotek, haciz vb. şerh konulması mümkün olmayan alanlar olduğundan söz konusu şerhlerin terkin edilmesinin gerektiğini ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizlerin terkini istemine ilişkindir. Dosyada mevcut dağıtım cetvelinde 16 62... parsel sayılı taşınmazın 37... 'sinin 81 24... sayılı imar parseline şuyulandırılarak 4 m2'sinin de zayiat olarak gösterildiği görülmektedir. Ne var ki, 16 62... parsel sayılı taşınmazda yapılan tüm imar uygulamalarına ilişkin kararlar (İdare Heyeti kararları, Belediye Encümen kararları vs.) ve tüm şuyulandırma cetvelleri getirtilmediği gibi, geldi ve gitti kayıtları denetlenebilir biçimde tapu kayıtları (çekişmeli taşınmazın gittisi olan imar parsellerinin de geldi ve gitti kayıtları denetlenebilir şekilde tüm tapu kütük sayfaları) ve bunların dayanakları olan belgeler de ilgili Tapu Müdürlüğünden temin edilmemiştir. Hemen belirtilmelidir ki, imar uygulaması gerçekleştiren İdarenin 3194 sayılı İmar Kanun'u uyarınca imar düzenleme sahasında kalan taşınmazlardan kamu alanında kullanılmak üzere "Düzenleme Ortaklık Payı" olarak kesinti yapabileceği kuşkusuzdur. Somut olayda da, davacı ..., imar uygulaması sırasında imar uygulamasına ilişkin alınan idari karar ve şuyulandırma cetvellerine göre Düzenleme Ortaklık Payı olarak ayrılan taşınmazın tapudan terkin edilmediğini ve sicilin kaydının "yolsuz" olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Ne varki, yolsuz tescile ilişkin davaların kayıt maliklerine yöneltilmesi gerektiği de tartışmasızdır. Oysa, davacı sicil kaydının kapatılmasını talep ettiği çekişmeli taşınmazın kayıt maliklerini taraf olarak göstermemiştir. Hâl böyle olunca, yukarıda açıklandığı üzere Düzenleme Ortaklık Payından kaynaklanan tapu terkin davasında ilgili Belediyenin aktif dava ehliyetinin olduğu gözetilerek öncelikle çekişme konusu taşınmaza ilişkin yapılan imar uygulamalarının dayanağı tüm bilgi ve belgeler ile tapu kayıtlarının tedavüllü şekilde (geldi-gitti kayıtları denetlenebilir biçimde tapu kütük sayfalarının) dayanaklarıyla birlikte temin edilmesi; ayrıca davacıya kayıt malikleri hakkında da "yolsuz tescil" hukuksal nedenine dayalı dava açmak için uygun süre verilmesi, açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6cf043b60830faee77f4f28b02bb7107 7ae92a3bef26b449

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Aralık 2025 kararlarının tamamı