7. Hukuk Dairesi 2025/1394 E. , 2025/4956 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/480 E., 2024/2896 K. BİRLEŞTİRİLEN MAHKEMENİN 2018/187 ESAS SAYILI DOSYASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/7 E., 2021/475 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; .... ilçesi, .. ... ... Mahallesi, 7 ada 12 parsel sayılı taşınmaz kök muris ... .... adına kayıtlıyken ölümü ile geriye mirasçısı olarak dava dışı ...., ..., ... ve....’ın kaldığını, mirasçılardan....’ın ¼ olan miras payını .... Noterliğinin 14.07.1997 tarihli ve ... yevmiye No.lu Düzenleme Şeklindeki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile davacıya sattığını, ....’ın ölümü ile geriye mirasçısı olarak kardeşleri ..., ... ve ..... kaldığını, adı geçenlerin hem anneleri ..., hem de kardeşleri ....’den gelen miras hisselerini davacıdan kaçırmak ve satış vaadi sözleşmesini boşa çıkarmak için muvazaalı olarak davalı ...’ya devrettiklerini beyanla, davalı adına kayıtlı 12 parsel sayılı taşınmazın ¼ payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını aynen tekrar ederek, davalı ... adına kayıtlı 12 parsel sayılı taşınmazın ¼ payının .... Noterliğinin 14.07.1997 tarihli ve ... yevmiye No.lu Düzenleme Şeklindeki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereğince iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının muris muvazaası varmış gibi hareket ederek dava açmasının mümkün olmadığını, satış tarihinde tapuda herhangi bir şerh bulunmadığını, muvazaa iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün bulunduğunu ve taşınmazı rayiç bedelini ödeyerek satın aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı ...’nın taşınmaz satış vaadi borçlusu ....'ın yeğeni ve aynı zamanda birleşen dosya davalısı ...'nın oğlu olduğu, davaya konu payın tesciline dair daha önce Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/173 Esas sayılı dosyasında görülen tapu iptali ve tescil davasının 06.12.2012 tarihli duruşmasında tanık olarak dinlendiği, bu durumda davalının davaya konu taşınmaz hakkında yapılan satış vaadi sözleşmesine vakıf olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple davalının iyiniyet savunmasının yerinde görülmediği ve vaad borçlusu mirasçıları ile davalı ... arasında yapılan devrin danışıklı işlem mahiyetinde muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Satış vaadi sözleşmesinin 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının 3. kişi konumunda olduğunu, bu nedenle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmadığını, 2. Davalının tapu siciline güvenerek, tapu kaydında hiçbir şerh bulunmayan taşınmazı maliklere parasını ödeyerek satın aldığını, 3. Zilyetliğin davacılara devredilmediğini, davacıların kötüniyetli olduklarını, 4. Davacı tanıklarının yalan beyanda bulunduklarını, dosya kapsamında davalının kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığını bu nedenle muvazaa iddiasının ispatlanamadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl ve birleştirilen dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5e9077a8f88e9501 503068eae2c12ce6