Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1046 E., 2025/2512 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1046 E., 2025/2512 K. (08.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1046
Karar No
2025/2512
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/1046 E. , 2025/2512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/662 E., 2024/555 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asıl ve birleştirilen davada; muris ... ...’ın ... 3. Noterliğinin 03.07.1974 tarihli "Gayrimenkul zilyetliğinin satış teslim ve tesellümüne ait senet" ile ... ... ve ...’dan dava konusu yeri satın aldığını, satış tarihinden beri kullandıklarını belirterek kadastro tespitinde 91 parsel olarak kaydedilen taşınmazın tapusunun iptali ile murisin mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar, taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu yerin vergilerini kendilerinin ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2014/338 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak açıldığı ve 3402 sayılı Kanun’un 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2016/16485 Esas, 2020/5014 Karar sayılı ilamında; kadastro tespitinin 13.05.1974 tarihinde yapıldığı, tutanak henüz kesinleşmeden 03.07.1974 tarihinde dava konusu noter sözleşmesinin düzenlendiği, kadastro tutanağının ise 25.09.1974 tarihinde kesinleştiği, bu durumda tespitten sonra yapılan hukuki işleme dayanılarak açılan davada hak düşürücü sürenin uygulama yerinin bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.09.2022 tarihli 2021/207 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, tüm davalıların tapudaki paylarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vd vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 20.02.2023 tarihli 2022/6767Esas, 2023/1000 Karar sayılı kararı ile; dava yalnızca sözleşmenin tarafı olan ... ve ... mirasçılarına yöneltilebilecekken, mahkemece tapu kayıt maliklerinden olup da sözleşmede taraf olmayan diğer kişilerin de davalı olarak davaya eklenmesi ve aleyhlerine hüküm verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Asıl Dava Bakımından; Davanın Kabulü ile; ... İli ... İlçesi ... Mah. 91 parsel ( Yeni 13002 ada 111 parsel) sayılı taşınmazın davalılar ...'ın 1/48, ... (...)'ın 1/48, ... ( ... )'ın 1/48, ... ( ...)'ın 1/48, ... ( ...)'ın 1/48 , ...'ın 1/192, ...'ın 1/256, ... ( ...)'ın 1/256, ... ( ...)'ın 1/256, ...'ın 1/256 hisselerine dair vaki Tapu Kayıtlarının İptali ile iptal edilen hisselerin, 1/8 hisseler ile Davacı ..., davaya muvafakat eden mirasçılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına Tapuya Kayıt ve Tesciline, kalan kısımların davalılar üzerinde ipkasına, Diğer davalılar hakkında açılan Davanın Reddine, Birleşen Dava olan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/60 E. Sayılı Dosyası Bakımından; Davanın Kabulü ile; ... İli ... İlçesi ... Mah. 91 parsel ( Yeni 13002 ada 111 parsel) sayılı taşınmazın davalılar adına olan vaki tapu kayıtlarının 1/40' ar Hisselerinin Ayrı Ayrı İptali ile iptal edilen hisselerin 1/8 hisseler ile Davacı ..., davaya muvafakat eden mirasçılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına Tapuya Kayıt ve Tesciline, kalan kısımların davalılar üzerinde ipkasına” karar verilmiş; 31.12.2024 tarihli ek kararda ise; kendisini vekille temsil ettiren davalı ... vd. lehine reddedilen kısım üzerinden 30.000TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve Birleştirilen Dava Davacısı vekili temyiz dilekçesinde: a. Öninceleme duruşmasında davanın satış vaadi sözleşmesine ve TMK 713/2 maddesine dayandığını belirttiklerini ve hazır olan davalı tarafların itiraz etmediğini, bu nedenle ret kararının TMK 713/2’ye istinaden yaptıkları talep gözetildiğinde isabetli olmadığını, b. Sözleşmenin taşınmazın tümüne ilişkin olduğunu, c.İptaline karar verilen hisse miktarlarının eksik hesaplandığını, d.Ek karar ile vekalet ücretinin hükme eklenemeyeceğini, ayrıca davanın niteliği gereği vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda noterde düzenlenen gayrimenkul zilyetliğinin satış, teslim ve tesellümüne dayalı senet uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın ve ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan karar ile 31.12.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA, Temyiz karar harcı asıl ve birleştirilen davada davacıdan tam alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 03e2dd09f3254ee3 26ec2e9f077dc2f1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı