7. Hukuk Dairesi 2024/3182 E. , 2025/1637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1148 E., 2024/885 K. Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/349 E., 2023/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... hakkında ...Sosyal Güvenlik Merkezinde işyerlerinde bildirdiği sigortalılarına ilişkin sosyal güvenlik borçlarını ödemediğinden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun kapsamında 13546 icra kart numarasıyla takip başlatıldığını, takibe konu borçlu işveren hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından borçlu adına borcu karşılamaya yetecek miktarda ve nitelikte kayıtlı taşınır veya taşınmaz olmaması, uygulanan mevduat hacizlerinden bankalarda mevduatının olmaması nedeniyle başlatılan takipler sonuçsuz kaldığını, davalı ...'ın borcu nedeniyle, 22.12.2019 tarihinde vefat eden murisi ...'a ait ...plakalı aracı ile ...ilçesi,... Köyü, 104 ada 113 parsel olan taşınmazın 1/1 payı ile yine... Köyü, 140 ada 32 parsel olan taşınmazın 1/1 payı olan tarla vasfındaki 2 adet taşınmazına 28.02.2022 tarihinde kamu haczi uygulandığını, borçlu ... verdiği 30.06.2022 tarihli dilekçe ve ekinde, muris ...'ın mirasının reddine ilişkin olarak Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen mahkeme kararını ibraz ederek babası ...'dan intikal edecek olan malvarlığı üzerindeki kamu haczinin kaldırılmasını talep ettiği, babasından intikal edecek mirası reddetmesi suretiyle amme alacağının tahsiline esas mirasın haczi muvazaalı bir şekilde engellediğini ileri sürerek davalının muvazaalı olarak almış olduğu Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/853 Esas, 2020/888 Karar sayılı mirasın reddi kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesinde mirasın reddinin iptali davası açmak için belirlenen hak düşürücü sürenin dolduğunu, davalının babasından kalan mirası babası ile aralarının bozuk olduğundan reddettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...altı aylık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayımızda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617/1. maddesinin açık hükmü karşısında, ret tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında altı aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından aynı gerekçeye dayalı olarak İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi doğru olup aksi yöndeki davacı taraf istinaf itirazları yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; 6183 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca mirasın reddinin hükümsüz olduğunu, hükümsüz olan işlemin iptali için hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince temyiz eden Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.